WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Olayda, dava konusu edilen hususun; 6183 sayılı Kanun'a göre tesis edilen haciz işleminin unsurlarındaki bir hukuka aykırılık iddiası olmayıp, davacının edindiği taşınmaz malın tapu kaydında yer alan sınırlamanın kaldırılması isteğine, dolayısıyla mülkiyet hakkının muhafazasına yönelik olduğu, hacze konu borcun borçlusunun dava dışı Hamit Karaca, alacaklısının ise Vergi Dairesi Müdürlüğü olduğu, davacının uyuşmazlık konusu taşınmazın mülkiyetini tapu iptali ve tescil davası ile kazandığı, anılan ilamda taşınmazın üzerindeki hacizlere ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı, önceki malikin vergi borcu nedeniyle tapu kaydına konulmuş olan haciz şerhlerinin, taşınmazın yeni maliki olan davacıya karşı etkisinin ve haczin kaldırılması konusunun değerlendirilmesine ilişkin olduğu anlaşıldığından, davaya konu taşınmaz mülkiyeti ile ilgili uyuşmazlığı çözmekle görevli olan yargı kolunun adli yargı mahkemeleri olduğu açıktır....

Mahkemece, hem hayvanlarla hem de hayvanlara ait barınak, tesis, ekipmanlar ile ilgili karar verilerek mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılması ile mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nin 297. maddesinde; ‘’ (2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir’’ düzenlenmesine yer verilmiş olup, Mahkemece dava dilekçesi,davacı vekilinin 17.9.2018 tarihli dilekçesi, haciz tutanakları ve özellikle davacı vekilinin 21.1.2019 tarihli dilekçesi dikkate alınarak hacizlerin kimler için yapıldığı,kimlerin hangi mahcuzlar için istihkak iddiasında bulunduğu, dava konusu olan ve davacı üçüncü kişinin hangi mahcuzlarla ilgili istihkak iddiasında bulunduğu hususları bir arada değerlendirildiğinde hükmün infazda tereddüt oluşacak şekilde verildiğinin...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi vekili ve katılma yoluyla davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3.kişi vekili, müvekkilinin ... Sicilinin inşa halindeki gemilere mahsus sicilde kayıtlı bulunan Isposa isimli teknenin maliki bulunduğunu, dava dışı borçlu şirketin ise müvekkiline ait gemiyi inşa eden firma olduğunu, geminin inşaası için tersaneye gönderilen malzemelerin müvekkili tarafından temin edildiğini, ancak rejim gereğince malzemelerin serbest bölgeye tersane adına sokulabildiğini, ... 10. İcra Müdürlüğünün 2009/586 esas sayılı takip dosyasında haczedilen bu malzemelerin müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılması ile tazminat talep etmiştir....

A.Ş. hakkındaki ihtiyati haczin devamına karar vermek gerekirken, ihtiyati haczin tamamen kaldırılması usul ve yasaya aykırıdır. 2- İcra ve İflâs Kanunu'nun 259’uncu maddesi uyarınca, “İhtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı teminatı vermeğe mecburdur. -Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz.-Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata lüzum olup olmadığını takdir eder.” Bu hüküm uyarınca, kural olarak ihtiyati haciz isteyenin teminat yatırması bir zorunluluktur. Teminatsız ihtiyati haciz kararı verilemez. Teminatın amacı, anılan kanun hükmünde açıkça belirtildiği üzere hem borçlunun hem de üçüncü kişilerin ihtiyati haczin haksızlığının anlaşılması hâlinde uğradıkları zararların güvence altına alınmasıdır....

Şikayetçi ipotek alacaklısı üçüncü kişinin alacaklılar arasındaki sırası, alacağının miktarı icra müdürlüğünce yapılacak sıra cetveline itiraz edilmesi halinde tartışılacak bir husus olup itirazlarını ileri sürebilmesi için öncelikle sıra cetveli yapılması gerekmekte olup, bu aşamada tartışılamaz. O halde mahkemece, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Davacı 3. kişinin temyiz isteminin kabulü ile, yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 28.11.2018 tarih ve 2018/1528 E.-2018/2249 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, ......

İcra Müdürlüğü'nün 28/03/2013 tarihli karar tensip tutanağı ile alacaklı vekiline İİK'nun 99. maddesine göre istihkak davası açması için 7 günlük süre verildiği, iş bu kararın alacaklıya tebliğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi bulunmadığı, alacaklı tarafça iş bu memur kararının kaldırılması istemi ile yapılan şikayetin ... 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2013/227 Esas 2013/213 Karar sayılı kararı ile reddedildiği anlaşılmaktadır. Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Haczin İİK'nun 97. maddeye göre yapılması halinde; istihkak iddiası üzerine icra müdürlüğü'nce İİK'nun 97/1. maddesindeki prosedürün işletilmesi gerekir. Prosedür işletilmemişse, dava açma süresi henüz başlamış olamayacağından 3. kişi davasını hacizli mal satılarak bedeli alacaklıya ödeninceye kadar açabilir....

Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu haczin yapıldığı yerin bir sağlık ocağı inşaat sahası olduğu ve (yüklenici) üçüncü şahıs Hiltur Ltd.Şti.’nin haczedilen konteynır ve demirlerin, (taşeron) diğer üçüncü kişi şirketin ise sadece demirlerin kendisine ait olduğunu iddia ettiği, önceki yüklenici firmanın borçlu şirket iken takip ve borç tarihlerinden sonra üstlenilen işin üçüncü şahsa devredildiği, alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı işlemler yapıldığının kabulü gerektiği, istihkak iddialarının samimi olmadığı“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir. 1.Ankara 15. İcra Müdürlüğü’nün 2009/2814 ve 3197 Takip sayılı dosyalarında yapılan 25.04.2009 günlü hacze konu konteynır ile ilgili üçüncü kişi Hilltur Yapı Maddeleri Ltd....

tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Şikayetçi 3.kişinin, İİK'nun 116-110. maddeleri gereğince satışın süresinde istenmemesi nedeniyle taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece üçüncü kişinin şikayetinin reddine karar verildiği, kararın şikayetçi tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf talebini kabul ederek ilk derece mahkemesi kararını kaldırdığı, şikayetin kabulüne karar verdiği, kararın alacağı temlik eden ... T.A.Ş. tarafından temyiz edildiği görülmektedir. Şikayetçinin talebi, Medeni Usul Hukuku anlamında dava olmayıp İİK'nun 16. maddesi kapsamında "şikayet" niteliğindedir. Bu nedenle inceleme yapılırken aynı Kanunun 18. maddesi hükümlerinin gözönüne alınması gerekir....

Telif Hakları Genel Müdürlüğü nezdindeki kayıt ve tescil belgelerine haciz konulduğunu, müvekkili ile borçlu şirket arasında imzalanan 01.06.2013 tarihli Dağıtım Sözleşmesi'nin 15. maddesi gereğince bütün mülkiyet haklarının kendilerine ait olduğunu, kaldı ki taraflar arasındaki sözleşmenin 13.06.2014 tarihinde feshedildiğini ileri sürerek konulan haczin kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu; mahkemece, ekonomik değeri bulunmayan salt hak sahipliğinin ispatı açısından tescil edilen hakların haczinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, şikayetin hukuki yarar yokluğundan redddine karar verildiği görülmektedir. Şikayetçi üçüncü kişinin icra mahkemesine başvurusu, haczedilen menkulün kendisine ait olduğu iddiasına dayanmaktadır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3. kişi vekili, ... 5.İcra Müdürlüğü’nün 2008/15675 Esas sayılı dosyasından 24.09.2008 tarihinde trafik kaydına haciz konulan,....plakalı aracın noterde yapılan sözleşme ile hacizden önce 15.09.2008 tarihinde satın alındığını,haczin kaldırılması talebiyle yaptıkları başvurunun icra müdürlüğünü tarafından reddedildiğini belirterek icra müdürlüğünün kararının şikayet yoluyla kaldırılmasını dava ve talep etmiştir. Davalı alacaklı vekili, davanın süresinde açılmadığını belirterek reddini savunmuştur....

UYAP Entegrasyonu