İİK'nun 96/3. maddesi uyarınca, malın haczini öğrenen borçlu veya üçüncü şahsın öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunması gerekir, aksi halde bu kişiler aynı takipte bu iddiayı ileri sürme hakkını kaybederler. İstihkak iddiası, tüzel kişilerde tüzel kişiyi temsile yetkili organlarca, gerçek kişilerde ise ya kendisi tarafından ya da bu kişiyi temsile yetkili kişilerce ileri sürülebilir. Tüzel kişiyi veya gerçek kişiyi temsil yetkisi olmayan kişinin yaptığı iddia, geçerli bir istihkak iddiası sayılmaz. Geçerli istihkak iddiasının varlığının, hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerekir....
Bu durumda, davacı ... açısından sıfat yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmamıştır. 2-11.7.2014 tarihinde yapılan hacizde, 3. kişinin istihkak iddiası üzerine, İcra Müdürlüğünce, haczin İİK'nin 97. maddesi uyarınca yapılmasına karar verildiği, alacaklı vekilince istihkak iddiasının kabul edilmemesi üzerine, müdürlükçe dosyanın İİK'nin 97. maddesi uyarınca istihkak konusunda karar verilmek üzere, İcra Mahkemesine gönderildiği, ......
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; haczedilmezlik nedeniyle haczin kaldırılması isteminin münhasıran hacizli malın maliki olan takip borçlusuna ait olduğu, şikayetçi takip dosyasında borçlu olarak taraf olmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu belirtilerek, şikayetçinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi 3. kişi temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Şikayetçi 3. kişi temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, lehine aile konutu şerhi bulunan üçüncü kişinin meskeniyet iddiasına dayalı olarak taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılması istemine ilişkindir. 2....
İtirazın reddi kararına karşı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen vekilince istinaf dilekçesinde, mahkeme kararının gerekçesiz olduğu, dayanak olarak sunulan bononun müvekkilinin eli ürünü olmadığı, taklit yoluyla doldurulduğu, ihtiyati haciz dosyasının yetkili yer mahkemesinde açılmadığı, yetkili yer Polatlı/ANKARA mahkemelerinin olduğu, , verilen kararın İİK 257 maddedeki şartlara uymadığı müvekkilinin sabit ikametgah sahibi olduğu, mal kaçırma kastı da olmadığı, taşkın haciz uygulandığı beyanıyla yetkisiz mahkemece verilen ihtiyati haczin kaldırılması, yetkili olunduğu kanaatinde olunur ise ihtiyatin haczin kaldırılması, talep edenin yatıdığı teminat miktarının arttırılması talep edilmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE Talep ihtiyati hacze itirazın reddi kararının kaldırılması istemine ilişkindir....
kaldırılması talebinin reddine dair verilen İcra Müdürlüğü kararının İİK 17. maddesi uyarınca düzeltilerek hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini istemiş, Mahkemece, İcra Müdürlüğünün talimat yolu ile haciz işlemini gerçekleştirdiği adresin anlaşmada yazılı adres olmadığı ve haczin kaldırılmasının şikayet yolu ile istenemeyeceği gerekçesiyle şikayetin reddine dosya üzerinden karar verilmiş, bu karara karşı davacı 3. kişi vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddedilmiştir....
un takip borçlusu olduğu ancak şikayete konu hacizli taşınmazda mülkiyet hakkı sahibi olmadığı, haczedilmezlik şikayetinde bulunma hakkı takip borçlusuna tanınmış bir hak olmakla birlikte bu hakkı kullanacak borçlunun hacizli taşınmazda hak sahibi de olması gerektiği davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği, şikayete konu taşınmaz hissesinin İlk Derece Mahkemesinde devam eden yargılama sırasında, 27.02.2019 tarihinde satış sureti ile üçüncü kişi ...'a devredildiği, haczedilmezlik şikayetinde bulunma hakkı borçlunun şahsına sıkı sıkıya bağlı olduğundan taşınmazın devriyle taşınmazı satın alan üçüncü kişinin davaya devam etmesine olanak bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlular ve üçüncü kişi ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B....
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; İİK'nin 106. maddesine göre taşınırlarda satış isteme süresi altı ay olup, üçüncü kişinin açtığı istihkak davasının satış isteme süresini durdurmayacağı, haciz tarihi olan 05/05/2015 tarihinden itibaren yasal altı aylık süre içerisinde satış istenmediği,bu itibarla İİK'nın 110. maddesi gereği haczin kalkmış olduğu, istihkak davası için hukuken geçerli bir haczin bulunması gerektiği gerekçesi ile, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davalı alacaklı vekilince İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20....
Bu durumda, davacı üçüncü kişinin haczolunan taşınırlar için ipotek hakkına dayanarak 2004 sayılı Kanun'un 83/c maddesinden yararlanması söz konusu değildir. Takip dosyasında taraf olmayan üçüncü kişi taşınır haczinin kaldırılmasını şikâyet yoluyla da isteyemez. 13. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında üçüncü kişinin icra mahkemesine başvurusu bu hâli ile 2004 sayılı Kanun'un 96 ve devamı maddelerine göre açılmış istihkak davası niteliğinde olup, icra mahkemesine şikâyet olarak başvurulması 6100 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesinde yer alan hukuki nitelendirmenin hâkime ait olduğu kuralı gereğince sonuca etkili değildir. Davacı üçüncü kişi vekilinin dava dilekçesinde de belirttiği üzere mülkiyet hakkına dayanarak mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılması talebinin istihkak davası olarak görülüp sonuçlandırılması gerekir. 14....
Mahkemece, itirazın İİK’nun 265.maddesi kapsamında olmaması nedeniyle ihtiyati haczin kaldırılması isteminin reddine karar verilmiş, hüküm muterizler vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, muterizler vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- İcra ve İflâs Kanunu'nun 259’uncu maddesi uyarınca, “İhtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı teminatı vermeğe mecburdur. -Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz.-Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata lüzum olup olmadığını takdir eder.” Bu hüküm uyarınca, kural olarak ihtiyati haciz isteyenin teminat yatırması bir zorunluluktur. Teminatsız ihtiyati haciz kararı verilemez....
İptale tabi tasarruf konusu malın üçüncü kişinin elinden çıkmış olması halinde ise, onun yerine kaim olan miktar kadar üçüncü kişinin mal varlığına ihtiyati haciz konulabilecektir. İİK’nın 281/2. maddesinde düzenlenmiş olan ihtiyati haciz, İİK'nın 257 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati hacizden farklı olduğundan, davayı kazanan davacı alacaklının, İİK’nın 281/2. maddesi kapsamındaki ihtiyati haczin dayanağı olan ilamı bir aylık süre içinde, icra dairesine ibraz etmesinin zorunluluğu bulunmamaktadır. İİK’nın 264/3. maddesi hükmü burada uygulanmayacağından, tasarrufun iptali davası sırasında verilen ihtiyati haciz, tasarrufun iptali kararı ile kesin hacze dönüşür. Bu nedenle İİK'nın 281/2. maddesi uyarınca verilen ihtiyati haciz kararının, asıl icra dosyasından infazı gerekir. Somut uyuşmazlıkta; Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/649 E. sayılı dosyasında verilen 02.9.2021 tarihli ara kararı ile, tasarrufun iptali davasının davalıları olan ... ......


