WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

SONUÇ : Şikayetçi üçüncü kişinin temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca re'sen (BOZULMASINA), bozma nedenine göre, şikayetçi üçüncü kişinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren ... gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/.../2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Haciz yerinde bulunan malların kendisine ait olduğunu iddia eden üçüncü kişinin istihkak iddiasında bulunmak yerine, takip borcunu ödemeyi ve haczin yapılmasına engel olmayı tercih etmesi nedeni ile ancak borçluya karşı sebepsiz zenginleşme davası açabilir. 10-Davacı üçüncü kişi haciz adresinin kendilerine ait olduğu hâlde borçlunun adresi olarak gösterilerek haciz tehdidi nedeniyle ihtirazı kayıtla dosya borcunu ödediğini iddia etmektedir. Davacı yaptığı ödemenin sebepsiz olduğunu anlatmak için ancak istihkak davasında ileri sürebilecek borçlu ile arasında organik bağ olmadığı haczin kendine ait adreste yapıldığı gibi hususları öne çıkarmaktadır. Şayet üçüncü kişi davacı haczin üçüncü kişi nezdinde yapıldığı görüşünde ise icra müdürü işlemini icra mahkemesinde şikayete konu yapabilir. Öte yandan İİK’nın 79 ve 85 maddeleri uyarınca alacaklı vekilinin göstereceği adreslerde haciz yapmak zorundadır....

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, üçüncü kişinin İİK'nın 96 ncı vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nın 97 ve 99 uncu maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Dava konusu 08.09.2017 tarihli haciz 3. kişi şirketin ticaret sicil adresinde yapılmış ise de, haczin dayanak ilam adresinde yapıldığı, borçlu şirketin 2005-2016 yılları arasında haciz mahallinde faaliyet gösterdiği, 3. kişinin de 19.03.2012 tarihi itibari ile haciz mahallinde kiracı olarak faaliyete başladığını iddia ettiği bu durumda borçlu ile 3. kişinin 2012-2016 yılları arasında haciz mahallinde birlikte faaliyet gösterdiği görülmektedir....

Eldeki dava ile ilgili somut değerlendirmelere yer vermeden önce haksız ihtiyati hacizden kaynaklı maddi ve manevi tazminat davaları ile ilgili kısa açıklamalara yer vermekte fayda vardır. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 259. maddesinin 1. fıkrasında; ihtiyati haczin haksız çıkması halinde, borçlunun ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğradıkları bütün zararlardan alacaklının sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Haksız ihtiyati hacizden dolayı alacaklının maddi tazminat ile sorumlu tutulabilmesi için; borçlunun malları için ihtiyati haciz kararı alınmış ve bu karar yerine getirilmiş olmalı, ihtiyati haciz koydurmuş olan alacaklı haksız çıkmış olmalı, borçlu veya üçüncü kişi, malları üzerine ihtiyati haciz konulmuş olmasından bir zarar görmüş olmalı ve zarar ile haksız ihtiyati haciz arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır....

DAVA Borçlu şikayet dilekçesinde; 29.06.2020 tarih, 34929 yevmiye no ile mülkiyeti borçluya ait olan .... / Yenimahalle ....., İmar Mah. 15270 Ada 4 Parsel B2 Blok 11 nolu Bağımsız Bölüm üzerine gayrimenkul haczi tesis edildiği, taşınmaz üzerinde aile konutu şerhi bulunduğu, ayrıca taşınmaz üzerine tesis edilen ipoteğin kaldırılması için borçlunun eşi tarafından Ankara 11. Aile Mahkemesi 2017/512 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı ve davanın kabulle sonuçlandığı, aile konutu şerhi bulunan taşınmazın hukuken haczedilemeyeceği, üçüncü kişinin iyi niyetli olup olmamasının sonuca etkili olmadığı şikayeti ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II....

İİK Yönetmeliği'nin 42/2. maddesi uyarınca, birinci haciz ihbarnamesinde, haczin hangi miktar için yapıldığının yazılması, Yönetmeliğin 43 ve 44. maddeleri uyarınca ise ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinde aynı bilgilerin yer alması gerekmektedir. Buna göre, birinci haciz ihbarnamesinde yazılı olan miktar, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinde artırılamaz. Somut olayda; 24.02.2022 tarihli birinci haciz ihbarnamesindeki alacak miktarının 324.224,67 TL, 31.03.2022 tarihli ikinci haciz ihbarnamesindeki alacak miktarının 326.596,09 TL ve 11.05.2022 tarihli üçüncü haciz ihbarnamesindeki miktarının ise 326.596,09 TL olduğu anlaşılmaktadır. O halde Bölge Adliye Mahkemesince, birinci haciz ihbarnamesini aşan haciz miktarları yönünden ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin iptali gerekirken, somut olaya uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklıların temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6....

DAVA Davacı alacaklı vekili dava dilekçesinde; hacze konu malların davacı tarafından borçluya satılan menkuller olduğunu, borçlu ile üçüncü kişi arasında yapıldığı iddia edilen satışın danışıklı olduğunu ileri sürerek davanın kabulü ile üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı üçüncü kişi vekili cevap dilekçesinde; hacze konu jenaratörleri 25.11.2019 tarihli sözleşme uyarınca davadışı .. Plastik -...'den satın aldığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; haczin borçlu şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresinde yapılmadığı, ispat yükünün davacı alacaklıda olduğu, davalı tarafından sunulan fatura ve satış sözleşmesinin haczedilen menkul mallarla uyumlu olduğu, davalı 3. kişi ile borçlu şirket arasında organik bağ bulunduğunun tespit edilemediği gerekçesi ile davanın ve tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV....

DAVA Şikayetçi üçüncü kişi; dosya borçlusunun farklı bir şirket olduğunu, kendisnin takip dışı üçüncü kişi olduğunu, haciz yapılan adresin kendine ait olduğunu alacaklı tarafça adresin borçlunun adresi gibi gösterilmiş olduğunu, icra memurunca adresin borçluya ait olup olmadığının kontrol edilmediğini, adresin borçla ilgisi olmayan üçüncü kişinin adresi olduğu, vergi levhası sunulduğu ve beyan edildiği halde borçlunun adresiymiş gibi haciz ve muhafaza işlemi yaptığını, takip dışı üçüncü kişinin adresinde bulunan tüm malların haczedilip muhafaza altına alındığını, tüm itirazlara rağmen tüm mallarının yediemin deposuna götürüldüğünü, haciz adresine gelindiğinde alacaklı tarafın üçüncü kişinin adresinde haciz yapılması yönünde bir talebi de olmadığını, icra memurunun üçüncü kişiye ait adreste borçlunun adresindeymiş gibi dosya borcunu esas alarak haciz yapmasının yasaya aykırı olduğunu, talimat dosyada bulunan haciz tutanağının iptalinin gerektiğini, talimat icra müdürlüğünden haciz tutanağının...

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayetçi taraf, icra takibinde alacaklı ya da borçlu olarak taraf sıfatı bulunmayan üçüncü kişi konumundadır. Meskeniyet şikayetinde bulunma hakkı, sadece tapu maliki borçluya aittir. Şikayetçi, icra takibinin tarafı olmayan üçüncü kişi olduğundan, tarafı bulunmadığı icra takibi için icra mahkemesinden şikayet yoluyla haczin kaldırılmasını isteyemez, haczin içeriğine ilişkin olarak şikayette bulunamaz. Haczin kaldırılması talebi yalnızca takip borçlusuna tanınmış bir hak olup şikayetin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....

Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler ile kamu tüzel kişisi olmayan depolama lisansı sahibi tüzel kişiler, Kurulun uygun göreceği haller dışında; teminat olarak hisse rehni, kısıtlayıcı etki doğuracak alacağın temliki, lisans kapsamındaki hakların temliki, hesaplarının rehni, ticari işletme rehni, sigorta poliçelerinin temliki, ipotek ve malvarlığı rehni işlemleri ile bu mahiyette sonuç doğurabilecek herhangi bir işlem gerçekleştiremez, ortakları da dahil üçüncü kişiler lehine kefil, garantör, kreditör, lehine ipotek veren olamaz, ayrıca müşterek ve/veya müteselsil borçlu sıfatı ile her nam adı altında olursa olsun üçüncü kişinin borcuna kefalet veya garantörlük verilmesi anlamına gelecek bir işlem tesis edemez.” düzenlemesini içerdiğini, madde metninde açıkça yer aldığı üzere; doğalgaz dağıtım lisansına sahip şirketlerin, üçüncü kişilerin borcuna kefalet veya garantörlük verilmesi anlamına gelebilecek bir işlem tesis edemeyeceğini; bu hali ile huzurdaki vakıaya konu GKS’nin de bir geçerliliğinin...

UYAP Entegrasyonu