WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/01/2025 tarihli ara karar, 2022/1020 Esas sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava şirketin fesih ve tasfiyesi, mümkün olmazsa şirket ortaklığından haklı nedenle çıkma ve ayrılma akçesi alacağı talebine ilişkindir. Talep ihtiyati tedbire ilişkindir. İlk derece mahkemesince talep eden davacı tarafın ihtiyati tedbir talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı talep eden davacı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır. İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır....

dan 43.642,80 TL'nin 08.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile ödenmesine, davalı ... yönünden davanın reddine, davalı Şirketin fesih ve tasfiyesi bakımından yapılan değerlendirmede de dava tarihinde yürürlükte bulunan TTK'nın 435. maddesinde umumi heyet toplanamazsa mahkemenin şirketin durumunu kanuna uygun hale getirmesi için münasip bir müddet tayin edeceği, buna rağmen durum düzelmezse şirketin feshine karar verileceği yazılı ise de, davacıların yönetim kurulu başkan ve üyesi olduğu, genel kurulun toplanması için çağrı yapabilecekleri, bu yetkiyi kullanmadan davayı açmalarının dürüstlük kuralına uygun olmadığı anlaşıldığı gerekçesiyle davalı fesih ve tasfiyesi isteminin reddine karar verilmiştir. Kararı davalılar ... ve vekili etmiştir. 1- Dava, feshi ile yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir....

Yargılama sırasında davalı şirketin ticaret sicil kaydının terkini nedeniyle ihyası için dava açmak üzere davacı vekiline süre verilmiş, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... E-.../... K sayılı kesinleşmiş ilamı dosya arasına alınmış, tasfiye memuru ...'ya usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen yargılamaya iştirak etmemiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucu; "Toplanan deliller ve tüm dosya mündericatından; asıl davada şirket, birleşen davada şirket ortakları aleyhine, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK'nun 522. maddesine dayalı olarak şirket ortağının alacaklısı tarafından şirketin fesih ve tasfiyesi talepli dava açıldığı anlaşılmakla; Ortaklardan birinin payını haczettirmiş olan alacaklının şirketin fesih ve tasfiyesini isteyebilme imkanını tanıyan mülga 6762 sayılı TTK'nın 522. maddesi yargılama sırasında yürürlükten kaldırılmıştır....

Şirketin uzun bir süredir faaliyetinin olmaması, kâr elde edememesi ve dolayısıyla kâr dağıtımı yapamaması, ayrıca ortaklar arasında ihtilâf bulunması, davacı ortağın fesih talebi için yeterince haklı neden oluşturmaktadır. Ortakların bir araya gelerek, müştereken şirketin faaliyetini sürdürme olanağının kalmadığı da anlaşılmaktadır. Bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davalı şirketin fesih ve tasfiyesi için şartlar oluşmuş gözükmektedir. Davalı şirket vekili savunmasında; davacının yapmış olduğu şikayetler nedeniyle şirketin çalışamaz hale geldiğini" öne sürmüştür. Davalı taraf, bu ifadesi ile gayri faal hale gelinmesine gerekçe olarak davacının tutumunu göstermiş olmaktadır. Bu durum; davacının ortaklıktan çıkarılması halinde de, şirketin faaliyetini sürdürme ihtimalini gündeme getirmektedir....

Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/06/2013 tarih ve 2013/157-2013/182 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı gerçek kişilerin diğer davalı şirketin ortakları olduğunu, şirketin fesih ve tasfiyesi için dava açıldığını, şirket kurulduktan sonra müvekkilinin şirketin hiç bir satın almasına dahil edilmediğini kazancının ne olduğu hususunda diğer ortaklar tarafından bilgilendirilmediğini, özellikle ortaklardan ...'in babası, davalı ...'in eşi olan ...'...

nin tüzel kişiliğinin sonlandırılması amacıyla feshinin ve tasfiyesinin sağlanarak sicil kaydından terkin edilerek şirketin sona erdirilmesi olduğu, dava konusunun fesih ve tasfiyeye ilişkin olmasına rağmen fesih ve tasfiyesi istenilen dava konusu ... İml. San. ve Tic. A.Ş.'nin davada hasım olarak gösterilmediği onun yerine ...'nün davalı olarak gösterildiği anlaşılmakla, 6762 sayılı TTK'nın 529 ve devamı maddeleri gereğince anonim şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin eldeki davada, davanın feshi istenilen şirket tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerektiği şüphesiz olup, somut olayda, davacı eski şirket ortağı tarafından şirket tüzel kişiliğine dava yöneltilmeksizin doğrudan ...'ne husumet yöneltilmiş olup bu davalı yönünden pasif husumet yokluğu söz konusudur. Bu husus Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2012/1817 E.-2013/2399 K. , 2014/17918 E.-2015/12496 K. , 2012/14088 E.-2013/13975 K. Sayılı içtihatlarında da açıkça belirtilmiştir....

takdirde davalı şirketin mevcut durumunun incelenerek gereğinde fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

a saldırdığını, bununla ilgili dava ve soruşturmaların devam ettiğini, şirketi zarara uğratanların davacı taraf ve şirkete atanan kayyımlar olduğunu, bu kapsamda kayyumu ihtarlar keşide edildiğinin çıkarılan işçilerin istihdam fazlası önemsiz olan işçiler olduğu ve haklı sebeplerle işten çıkarıldıklarını, davacı ve kayyum eliyle şirketin zarara uğratılmış olduğunu, davacının miktarlarının senaryodan ibaret olup, gerçeği yansıtmadığı belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili beyanlarında özetle; şirketin fesih ve tasfiyesi yerine diğer davalı ...'in şirket ortaklığından çıkarılması daha yerinde olacaktır, şirketin faaliyetine devam etmesini istiyoruz, tek ortakla şirkete devam mümkündür, dedi....

Diğer yandan, TTK'nın 636. maddesinde şirketin sona erme sebepleri düzenlenmiş olup, şirketin ana sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinin gerçekleşmesi, genel kurul kararı, iflasın açılması ve Kanun'da öngörülen diğer sona erme sebeplerinin bulunması halinde şirketin sona ereceği düzenlenmiştir. Şirket tek ortaklı bir limited şirket olup, davacı aynı zamanda şirketin yöneticisi ve genel kurulunu oluşturmaktadır. Bu nedenle, davacının alabileceği bir kararla her zaman şirketin fesih ve tasfiyesi mümkündür. Davacının kısıtlı olması halinde, bu işlemler vasi tarafından da yürütülebilecektir. Bu nedenlerle, davacının dava yoluyla fesih ve tasfiye talep etmesinde hukuki yararı bulunmadığı anlaşıldığından davanın, hukuki yarara ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1(h) ve 115/2. Maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur....

nın 573/1. maddesi uyarınca limited şirketlerin tek ortaklı olarak tüzel kişiliklerini ve faaliyetlerini sürdürmelerinin mümkün olduğu, aynı Kanunun 636/3. maddesine göre haklı sebeplerin varlığı halinde ortaklarca şirketin feshinin istenebileceği, ancak, bu istem yerine davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketen çıkarılmasına veya duruma uygun ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceği, bu maddeler gereğince bir değerlendirme yapılması için bilirkişi raporu alınması gerektiği, bu hususta ara karar tesis edilip sonuçları da ihtar edilmek suretiyle davacı vekiline bilirkişi ücretini yatırması için kesin süre verildiği, verilen kesin süre içinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, toplanan delillerin hüküm kurmaya yetmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, haklı nedenlerle davalı şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir....

UYAP Entegrasyonu