Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/11/2015 tarih ve 2015/480-2015/844 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı ...'ın davalı şirketin ortakları olduğunu, 5 yıl için şirket müdürü olarak seçilen davalının görevinin 25.03.2010 tarihinde sona erdiğini, bu tarihten sonra bir daha şirket müdürü seçmek için bir araya gelemediklerini, şirketin en önemli yönetim ve temsil organını kaybettiğini, uzun zamandır ticaret sicilinde gösterilen adresinde de bulunmadığını beyanla münhasıran şirketin fesih ve tasfiyesi dava ve işlemlerinde görev yapmak üzere şirkete kayyım atanmasını talep etmiştir....
Dava; davalı şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Davacı vekili ------ tarihli dilekçesi ile açmış oldukları davadan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile feragat ettiklerini, beyan ettikleri görülmekle; feragat beyanı HMK'nun 309 maddesine uygun olup, HMK'nun 311 maddesi gereğince feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağından vaki feragat nedeniyle davanın feragat reddine karar vermek gerektiğinden aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava TTK 636/3 gereğince limited şirketin fesih ve tasfiyesi ve kar payı alacağı istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın limited şirketin fesih ve tasfiyesini gerektirir haklı sebep olgusunun bulunup bulunmadığı, haklı sebep bulunmakta ise istem yerine davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine, davacı ortağın şirketten çıkarılmasına, duruma uygun başka bir çözüme hükmedilip hükmedilmeyeceği, davacının kar payı talebinde bulunup bulunamayacağı, bulunabilecekse miktarı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlığın tespiti amacıyla dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir....
Davalı vekili, davacı iddialarının doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, birleşen davada ise, şirketin 2008 yılından beri gayri faal olduğunu, davacı tarafından müvekkili aleyhine çok sayıda dava açıldığını, şirketin devamı imkanının kalmadığını ileri sürerek, davalı şirketin fesih ve tasfiyesini talep ve dava etmiştir. Davacı-karşı davalı vekili, davanın reddini istemiştir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/728 KARAR NO : 2023/369 DAVA : Ticari Şirketin Fesih ve Tasfiyesi DAVA TARİHİ : 04/11/2022 KARAR TARİHİ : 04/05/2023 Mahkememizde görülmekte olan ticari şirketin fesih ve tasfiyesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı şirketin ilk olarak 2013 yılında ......
Davacılar vekili; "davalı şirketin 29/03/2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında davalı şirketin fesih ve tasfiyesi yönünde karar alındığını ancak tasfiye memuru konusunda tarafların anlaşma sağlayamadıklarını" ileri sürerek, fesih ve tasfiyesine karar verilen davalı şirkete mahkememizce tasfiye memuru atanmasını istemiştir. Davacı vekilinin de dayandığı 6102 sayılı HMK'nın 536. maddesinin 1. fıkrası gereğince tasfiyenin, yönetim kurulu tarafından yapılması gerekir. Aynı maddenin 3. fıkrası gereğince ise şirketin feshine mahkemenin karar verdiği hallerde tasfiye memuru mahkemece atanacaktır. Somut olayda; davalı şirket hakkında mahkememizce verilmiş bir fesih ve tasfiye kararı bulunmayıp, söz konusu karar davalı şirketin 29/03/2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında verilmiştir....
Birleşen davada da davacı şirketin fesih ve tasfiyesini istemiştir. İki ortaklı limited şirketin her iki ortağı da fesih ve tasfiye istemektedir. İradeler arasında uyuşma mevcut olup şirket borca batıktır. Bu sebeple, “... Makine ve Dişli İmalat San. Tic. Ltd. Şti.”nin fesih ve tasfiyesine karar verilmelidir. Asıl davada, fesih ve tasfiye istemi diğer ortağa yöneltilmiştir. Şirketin fesih ve tasfiye davasında husumetin şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterli ise de; Yargıtay 11.HD'sinin yerleşik kararları gereği bu davada husumetin tüm ortaklara yöneltilmesi hâlinde de husumetin şirkete yöneltilmiş olduğunun kabulü gerekir (Y. 11 HD. 31.10.2012 tarih, 2011/8987e. 2012/17007k.). Bu sebeple, fesih ve tasfiye yönünden asıl davada husumet eksikliği yoktur. Birleşen davada da fesih ve tasfiye talebi şirkete yöneltilmiştir....
Dosyanın,----- Karar sayılı ve --- tarihli kararı ile Mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.Dosya içerisinde bulunan Mahkememizin ------ Karar sayılı dosyasının incelenmesinde davacı ----- tarafından, davalı----- aleyhine, şirketin fesih ve tasfiyesi talebi ile açtığı davada, Mahkemenin 08/03/2023 tarihli kararı ile davalı----- fesih ve tasfiyesine karar verildiği, bu kararın 18/04/2023 tarihinde kesinleştiği, tasfiye memuru olarak --- görevlendirildiği anlaşılmıştır.Tasfiye olan şirketin vergi ve ---- kayıtları istenmiş, herhangi bir vergi ve --- borcu olmadığı anlaşılmıştır.Mahkememizce bilirkişi incelemesi yapılarak tasfiye süreci sonrasında tasfiyenin kapatılması şartlarının oluşup oluşmadığı, tasfiye bilançosunun denetimi, şirketin borç ve alacak kalemlerinin neler olduğu hususunda bilirkişi raporu alınmıştır....
sürdürmesi imkanının bulunmadığı, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi için TTK'nın 636/3. maddesi anlamında haklı sebeplerin oluştuğu, haklı sebeplerin münhasıran davacının kusurundan kaynaklandığına dair iddianın kanıtlanmadığı, o halde davacının fesih ve tasfiye isteminin TMK 'nın 2....
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle anonim şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.Davacı vekili mahkememize sunduğu 22/04/2024 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini bildirmiş, davalı vekili 24/04/2024 tarihli dilekçesi ile yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini bildirmiş, davacı vekilinin vekaletnamesinde yapılan incelemede davadan feragate yetkisinin olduğu anlaşılmıştır. Davadan feragat davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olduğundan davanın bu nedenle reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur....


