HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Dava, davalı limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Davanın açıldığı ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine dosyanın gönderildiği ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce yukarda tarih ve numarası yazılı kararla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kararın davacı vekilince temyizi üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olup, bu aşamada Bölge Adliye Mahkemesinin tarihsiz yazısı ekinde gönderilen dilekçe ile davacı vekilinin davadan feragat ettiklerini beyan ettiği anlaşılmakla dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava tarafların üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabileceği nitelikte olup feragat yapıldığı anda kesin hüküm sonucu doğurduğu gibi karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmamaktadır....
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, TTK'nun 636(3) maddesi uyarınca haklı sebeplerin varlığının bulunduğu iddiasıyla davalı şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Davacı vekili, tahkikat aşamasında uyap sistemi üzerinden sunduğu 26/10/2022 tarihli dilekçesinde davadan feragat ettiklerini bildirmiştir. HMK'nun 311(1) maddesi uyarınca feragatın kesin hüküm gibi sonuç doğurması yanında aynı yasanın 309(2) maddesi uyarınca, feragat karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatına da bağlı olmamakla davanın feragat nedeniyle reddine, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesine bağlı olarak davacı tarafın yargılama giderleri ile sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiştir....
VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ'nin 6100 Sayılı TTK'nun 530/1. maddesi gereğince FESİH VE TASFİYESİNE, 2-Fesih ve tasfiyesine karar verilen davalı şirkete, mali müşavir ...'...
Dava, davacı ortağın şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi ve çıkma payı istemi ile olmadığı takdirde şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, ortaklıktan çıkmaya izin davası ile şirketin fesih talebi davası sadece davalı şirkete yöneltilebileceğinden diğer ortak davalı ... hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir....
nin ortağı olduğunu, ancak 06/04/2005 tarihinde noter kanalı ile çekilen ihtarnameyle şirketten ihraç edildiğini, şirketin diğer ortaklarının davacıya bildirmeden usulsüz olarak, davacının şirketin faaliyetlerini engelleyen, ortaklar arasında huzursuzluk çıkaran bir tutum içerisinde olduğunu gerekçe göstererek 04/04/2005 tarihinde toplanarak davacıyı ortaklıktan çıkarma kararı aldıklarını, müvekkilinin Şubat ve Mayıs 2001 tarihinde çektiği ihtarnameye rağmen şirketin kar, zarar hesaplarının bildirilmediğini, ortaklar toplantısında şirket mevzunun dışına çıkıldığını, şirketin tek fabrikasının şirketin ana sözleşmesinin 6. maddesine aykırı olarak komandite ortak ...'nun eşinin ve annesinin de ortak olduğu ....'ne kiraya verildiğini, müvekkilinin .... Asliye Hukuk Mahkemesine şirketin fesih ve tasfiyesi için dava açtığını, davanın derdest olduğunu ileri sürerek müvekkilinin haksız yere şirket ortaklığından çıkarılma kararının iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir....
Davalı vekili cevap dilekçesinde; haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin davanın ortak ve tüzel kişiliğine karşı açılması gerekli ve yeterli olup şirket ortaklarının husumet yöneltilmesinin doğru olmadığını, müvekkilinin davalı olarak pasif husumet yokluğu nedeniyle taraf sıfatı bulunmamakla birlikte tüm pay sahiplerinin davaya dahil edilmesi gerektiğini, tasfiyesi talep olunan şirketin tek pay sahibi müteveffa ... olmakla davacılar ve davalının dışında İpek Çakar'da diğer hissedarlarla aynı paya sahip olduğunu, şirketin tek pay sahibi ve yetkilisinin vefatına müteakip tüm pay sahipleri, payları oranında hak ve borçlardan sorumlu olduklarını, ancak vefat ile birlikte imza sirküleri de geçersiz hale geldiğinden yeni bir yetkili atanana kadar da imza sirkülerinin kullanılamayacağını bu nedenle müvekkilinin diğer davacılar gibi şirkette pay sahibi olmaktan başka bir sıfatının bulunmadığını, davacıların tasfiyesini talep ettikleri şirketin borçlarından haberdar...
ın şirketi temsil yetkisine sahip iken Turgutlu 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/695 Esas, 2018/381 Karar sayılı kararı ile idare ve temsil hak ve yetkilerinin kaldırılmasına ve şirkete kayyım atanmasına karar verildiği, davacıların fesih ve tasfiyesi talep edilen şirketin ortağı olmaları nedeniyle TTK'nun 636/3 maddesi uyarınca haklı sebeplerin varlığı halinde fesih ve tasfiyesini talep edebilecekleri, fesih ve tasfiyesi talep edilen şirketin ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunduğu, bu durumda husumetin şirkete yönetilmesi gerekirken, husumetin şirketin diğer ortağına yöneltildiği gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur....
Hukuk Dairesi’nce verilen 13/02/2017 tarih ve 2017/65-2017/63 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkilinin davalı limited şirketin ortağı olduğunu, diğer davalı ... tarafından şirkete alınmadığını, müdürlük görevini yerine getiremediğini, şirketi temsil edemediğini ileri sürerek şirketin tasfiyesine ve ortaklık payının kendisine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili; tasfiyesi istenen şirketin ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin kararı ile tasfiyesine karar verildiğini, ilgili kararın temyiz edilmeden kesinleştiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir....
Kaldı ki bu halde Mahkeme fesih yerine davacı pay sahiplerine paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme de karar verebilir. Şirketin faal olmadığı vergi dairesi yoklama fişinden, vergi beyannamelerinden ve adli kolluk araştırması ile sabit olup TTK 531 maddesi kapsamında haklı nedenin sübut bulunduğu, Yargıtay ... Hukuk Dairesi 2014/....2015/... K. sayılı emsal kararı: "Dava, limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, davanın feshi istenilen şirket tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir. Bununla birlikte, ilgili şirketin tüm ortaklarının taraf olduğu davalarda ayrıca tüzel kişiliğin de hasım gösterilmemesi sonuca etkili bulunmamaktadır....
nin şirkete ait banka hesaplarından gerek nakden ve gerekse mal veya hizmet alımı için kullandığı nakit tutarların tespiti ile şirkete iadesini, şirket aleyhine takip edilen veya edecek vergi cezası ve sigorta primleri asıl ve cezalarının faizlerinin tespiti ile birlikte davalı ...'den tahsili ile şirkete iadesini, şirketin fesih ve tasfiyesi ile ortaya çıkacak tasfiye payının şimdilik 1.000,00 TL’sinin dava tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar, davanın reddini istemiştir....


