ın mirasçılarının mirası reddetmiş olması nedeni ile şirketin işleyişinin sağlanmasını temin bakımından son durumda mirasçılarının kimler olduğunun tespiti zorunluluğunun doğduğunu şirket ortağı sıfatı ile müvekkilininin bu hususta hukuki yararı bulunduğundan müteveffa şirket ortağı ...'ın mirasçılarını ve mirasçıların mernis adresini gösterir surette veraset ilamını Büyükçekmece Sulh Hukuk Mahkemesinden almak üzere müvekkiline yetki verilmesini sulh hukuktan talep etmiş olup, müvekkilinin şirket adına mirasçılara m.596/2 uyarınca bildirimde bulunarak mirasçıların paylarını gerçek değeri üzerinden satın almak ve mirasçıları genel kurul toplantısına çağırmak üzere mahkememizden arz ve talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava; TTK 410 ve devamı uyarınca toplantıya çağrı izin istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamının incelenmesinde; TTK'nın 617/3 maddesi atfıyla limited şirketlerde de uygulanacak olan 6102 sayılı TTK.'...
a devrettiğini, devrin şirketin ortaklarından mal kaçırma amacına yönelik olduğunu, dava konusu gayrimenkulün devir işlemlerinin muvazaalı olduğunun ve şirket ortaklarından mal kaçırmak amacına yönelik olduğunun tespiti ile ... ili ... ilçesi 7-9 pafta 55l parselde tapuya kayıtlı gayrimenkulün davalılardan ... ve ... adına olan tapu kayıtlarının iptali ile ... San. Tic. A.Ş. adına tapuya tescilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, yetki ve görev itirazında bulunmuş; davanın reddini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili; ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin yetkili ve görevli olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir....
‘in mükellef şirket dışında 23 tane şirket de daha ortaklığının bulunduğunun, bunlardan 9 tanesinin yetkilisi olduğunun tespit edilmesi karşısında, suçun yasal unsurlarının ve maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; 1-Sahte fatura düzenleme suçlarında suçun maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 230. maddesinin 1. fıkrasında, faturalarda bulunması zorunlu olan bilgilerin neler olduğunun belirtilmesi, aynı Kanunun 227. maddesinin 3. fıkrasında ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır'' hükmünün yer alması, sanıkların ortağı ve yetkilisi olduğu şirket tarafından düzenlenen 2008-2009-2010 ve 2011 takvim yıllarına ait herhangi bir faturanın dosya içerisinde mevcut bulunmadığının ve getirtilip duruşmada incelenmediğinin anlaşılması...
Davalının tacir olup olmadığının tespiti amacıyla ilgili yerlere müzekkereler yazılmış ve cevabi yazılar dosya arasına alınmıştır. Yine vergi dairesinin cevabi yazısında davalının şirket ortağı olduğunun, bunun dışında herhangi bir mükellefiyet kaydının bulunmadığının belirtildiği anlaşılmıştır. Yine Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün cevabi yazısında davalının herhangi bir kaydının bulunmadığının belirtildiği anlaşılmıştır. Benzer bir uyuşmazlıkta Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/568 Esas, 2015/1466 Karar sayılı ve 09/02/2015 Tarihli ilamında "...Borçlu gerçek kişilerin şirket ortağı olmaları bir başına tacir olmayı gerektirmediğinden ve talepte bulunulduğu tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6100 Sayılı HMK 17. maddesi gereğince ancak tacirler veya kamu tüzel kişileri yetki sözleşmesi yapabileceklerinden; bonodaki yetki şartına itibar edilemez..." denilmektedir. İlamın lafzından da anlaşılacağı üzere davacının sadece şirket ortağı olması tacir olarak kabul edilmesini gerektirmeyecektir....
Ticaret sicil kayıtlarına göre, davacının dava konusu dönemde anonim şirket kurucu ortağı veya yönetim kurulu üyesi ortağı olmadığı, bu hali ile davacı yönünden zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı şartlarının bulunmadığı belirgindir....
in kontrolünde olduğunu, davalı şirket tarafından düzenlenen faturaların bu kişiler tarafından düzenlendiğinin tespit edildiğini, 213 sayılı VUK'nun 3/B bendine göre vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve buna ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğunu, bunların yemin hariç her türlü delil ile ispat edilebileceğini, vergi müfettişlerince düzenlenen raporda yer alan tespitler dikkate alındığında tespit davası açmakta idarenin hukuki menfaatinin bulunduğunu, 6183 sayılı AATUHK’nun 17. maddesi kapsamında şirketin gizli ortağı olduğu yönünde kuvvetli deliller elde edilen davalı ... ve ... hakkında diğer davalı şirket ortakları ile birlikte tahakkuka dayalı ihtiyati haciz uygulanması gerektiğinden ... ile ...'in diğer davalı mükellef şirket arasındaki ortaklığın tespiti için dava açılması zarureti doğduğunu ileri sürerek, davalı ... ve ...'ın diğer davalı ...nin gizli ortağı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar cevap vermemiştir....
Mahkemece, davalı Kurumun, davacının ortağı olduğu limited şirketin.... ayları arası prim borçlarından dolayı, davacıya tebliğ edilen ödeme emrinin ve takibin, davacının şirketteki hisselerini devretmesi nedeniyle iptaline karar verilmiş ise de, davacının, limited şirket ortağı olarak sorumluluğunun belirlenmesinde; hisse devrinin 3.kişi konumundaki Sosyal Sigortalar Kurumu bakımından hüküm ifade edebilmesi için, Ticaret Siciline tescil ile, Türk Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilmesi yasa gereği olup, dosya içeriğinden, işbu hisse devrinin Ticaret Sicilinde tescil ve ilanı koşulunun 24.01.2008 tarihinde yerine getirildiğinin anlaşılması karşısında; davacının ödeme emrine konu prim borcu ve ferilerinden 6183 sayılı Yasanın 35/1 maddesinde öngörülen biçimde sermaye hissesi oranında doğrudan doğruya sorumlu olduğunun ve 2008/1.ayına ait prim borçlarından sorumlu olmadığının düşünülmemesi isabetsizdir. ./.....
a devrederek şirket ortaklığından ve kanuni temsilciğinden ayrıldığını ve bu hususun 26.09.2017 tarihinde tescil 02.11.2017 tarihinde de ilan edildiğini, müvekkilinin eşine söz konusu şirketten kaynaklı olarak, müvekkilinin sahte belge düzenleme fiiline iştirak ettiği gerekçesi ile Vergi Ceza İhbarnameleri tebliğ edildiğini ve müvekkilinin eşinin bu ihbarnamelere karşı Vergi Mahkemesi'nde iptal davası açtığını, bu nedenle müvekkilinin iddia edilen fiilden kaynaklı olarak sorumluluğu ile ilgili söz konusu şirketin münfesih olduğunun tespitinde hukuki yararının bulunduğunu, müvekkilinin daha önce ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu ...'nin yeni ortağı ....... ise; 14.03.2018 tarihinde vefat ettiğini ve tek yasal mirasçısının da mirasını reddettiğini, dolayısıyla söz konusu şirket tek ortağı ve tek kanuni temsilcisinin 14.03.2018 tarihinde kaybetmekle, hem organsız hem de ortaksız kaldığını beyan ederek müvekkilinin devrederek ayrıldığı ...'...
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, davacının bilgisi dışında nüfus cüzdanı ve kimlik bilgileri kullanılarak davalı şirketin ortağı olarak gösterildiği iddiasıyla davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının gerçekte davalı şirket ortağı olup olmadığı hususlarında olduğunun tespitine ilişkindir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden .... Tekstil İnşaat Oto Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. sicil kaydı celp edilmiştir. Davacının mahkememizdeki dava dışında Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinde .... Esas sayılı dosya ile ..... Mühendislik Makine Endüstri San. ve Tic. Ltd. Şti., Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinde ..... Esas sayılı dosya ile .... Eğlence Turizm Reklamcılık İletişim ve Tic. Ltd. Şti. ,Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... esas sayılı dosya ile .... Kumaşçılık İplik Ve Aksesuar San Ve Ti.c Ltd. Şti. - aleyhinde mahkememizdeki davaya benzer şekilde davalar açtığı görülmüştür....
A.Ş.’nin söz konusu satıştan dolayı bir zararının olup olmadığının tespiti amacıyla bilirkişi kurulunun inşaat mühendisi bilirkişisi tarafından uyuşmazlığa konu taşınmaz ile ilgili olarak keşfen inceleme neticesinde değer tespiti yapılmıştır. İnşaat mühendisi bilirkişi üye tarafından yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde uyuşmazlığa konu taşınmazın değeri taşınmazın satışının yapıldığı 08.06.2018 tarihi itibariyle 940.000,00 TL olarak tespit edilmiştir. Söz konusu taşınmaz şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesi davalı... tarafından 08.06.2018 tarihinde davalı ...’a 900.000,00 TL’ye satılmış ve satış bedeli ... A.Ş. üzerinden tahsil edilerek davalı ... A.Ş.’ye ait ticari defter kayıtlarına yansıtılmıştır. Hal böyle olunca, uyuşmazlığa konu taşınmazın şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesi davalı... tarafından satış tarihi itibariyle rayiç değeri olan 940.000,00 TL’nin 40.000,00 TL altında 900.000,00 TL’ye satıldığı anlaşılmıştır....


