WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici nedenlere göre davacı ve davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, davacının 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılığının 27.11.2001 tarihi itibari ile sona erdiğinin tespiti ile bu tarihten sonra 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespiti ve 1.12.2008 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının bağ-kur sigortalılığının bitiş tarihinin 27.12.2001 olarak tespiti ile davacıya 1.12.2008 tarihi itibari ile yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının K.. İnşaat San. ve Tic. Ltd....

sigortalılığının tespiti ve 01.11.2012 tarihinden ./.. itibaren yaşlılık aylığı bağlanması talepli eldeki davada, Mahkemece; 20.03.1992-30.10.2012 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalı olduğunun ve 01.11.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespiti ile davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Davanın yasal dayanaklarından olan 1479 sayılı Kanunun 22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Kanunla değişik 24. maddesinde, kanunla ve kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulu sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan limited şirketlerin ortakları “zorunlu sigortalı” sayılmışlardır. Anılan Yasanın 25. maddesi gereğince, zorunlu sigortalı kabul edilen şirket ortaklarının sigortalılıkları, şirketlerle ilgisi kalmayanların, çalışmalarına son verdikleri veya ilgilerinin kesildiği tarihten itibaren sona erer....

'nın arsa üzerine binalar inşa edip satmak suretiyle kar elde etmeye başladığını, bu nedenle anılan taşınmazın davalı ... adına olan tescilinin geçersiz olduğunun tespiti ile davacı şirket ile davalı ... şirketi arasında kurulan adi ortakılık ilişkisinden kaynaklanan kar payının tespiti ve tahsilini dava ve talep etmiştir. Davalı ..., davanın husumetten aksi takdirde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... inş ve ... cevabında; davaya konu taşınmazın davalı ... adına olan tescil işleminin geçersiz olduğunun tespiti davası yönünden eksik harcın ikmal edilmesi gerektiğini, taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin kurulmadığı gerekçesiyle adi ortaklığa dayanan alacak davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir....

Şti'nin ortağı bulunduğu, davalılardan ...'...

Şti'nin müdür ortağı olduğunu, müvekkilinin diğer davalının şifai ortağı olduğunu, davalı ...'ın usulsüz ve haksız eylemleri dolayısıyla zarara uğradığını ileri sürerek, 2007-2015 dönemi arasında davalı ...nin kazancının bilirkişi marifetiyle tespit edilerek üzerine düşen alacağın hesaplanması ve davalı ...'tan tahsiline, davalı ...'ın dava dışı ...Mad. Ltd. Şti'yi uğrattığı zararların tespiti ile davalı ...'tan tahsiline, davalı ...'ın ...Mad. Ltd. Şti'deki şirket müdürlüğü yetkisinin kaldırılması ve ortaklıktan çıkarılmasına, hisselerinin devredilmesi, davalı ...deki şifai ortaklığının tespiti ile davalı ...'a ait şirket hisselerinin yarısının kendisine devrine ve tesciline, talebin mümkün olmaması halinde payların......

Dava, davacının davalı şirkete ortak olduğunun ve ortaklık payının tespiti, davalı şirket yöneticilerinin eylemleri dolayısıyla şirketin zarar etmesi nedeniyle uğranılan zararın ve şirket hisselerinin nominal bedelinin üzerinde alınan bedelin tahsili istemlerine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece davalıların eylemi nitelikli dolandırıcılık olarak değerlendirilmek suretiyle ve taraflar arasında ortaklık ilişkisinin kurulmadığı kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, mahkemece yapılan değerlendirme dosya kapsamı ile uyumlu bulunmamaktadır. Zira, davacı taraf davalı şirkete ortak olduğunu ileri sürerek ortaklığının ve ortaklık payının tespitini istemiş, davalı taraf da davacının davalı şirketin ortağı olduğunu kabul etmiştir....

Şti'nin, takip konusu senetteki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürerek imzaya itiraz ettiği, mahkemece, bonoda keşideci olarak yer alan ...'in şirketi temsil yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle imza itirazının kabulü ile borçlu hakkındaki takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. Somut olayda, takibe dayanak bononun borçlu şirket adına... tarafından tanzim edildiği, mahkemece Ticaret ve Sanayi Odasından borçlu şirketin yetkililerinin sorulduğu, .... Ticaret ve Sanayi Odasından gelen müzekkere cevabına göre şirket ortağı ve şirket müdürünün ... .in olduğunun bildirilmesi üzerine senedi tanzim eden ,,,'e şirket adına kambiyo senedi düzenleme yetkisi verilmemiş olduğundan bahisle imzaya itirazın kabul edilerek takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Alacaklının temyiz dilekçesi içeriğinde; ... Noterliği tarafından 16.02.2013 tarihinde tanzim edilen 14809 yevmiye numaralı vekaletname ile şirket yetkilisi ve müdürü .... tarafından ...'...

Asliye Ceza Mahkemesinde şirket ortağı ...ve...hakkında yapılan yargılamada, sanıkların kendilerinin notere götürülerek imza attırılıp, adlarına şirket kurulduğu, şirketlerle bir ilgileri bulunmadığı şeklinde beyanlarda bulunduğu, işyeri adresinde 07.12.2005, 17.02.2006,03.03.2006 ve 08.03.2006 tarihlerinde vergi dairesince yapılan yoklamalarda işyerinin boş ve kapalı olduğunun tespit edildiği,inşaat malzemeleri satışı işinden 01.02.2005 tarihinde kanun kapsamına alınan işyerinin dönem bordrolarında 30-40 sigortalının çalışmasının tespiti istenen dönemde Kuruma bildirildiği anlaşılmaktadır....

ın terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın hükmen reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, TMK'nın 605/2. maddesi uyarınca mirasın hükmen reddine karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir. Dava, mirası hükmen reddin tespitine ilişkindir. (TMK M.605/2) Murisin ölümü ile, tereke bütün aktif ve pasifi ile mirasçılarına geçer. Murisin vergi, prim v.b. borçları da terekenin pasifi içerisinde olup terekeye dahildir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden murisin Berk Lojistik ve Denizcilik Hizmet Tic. Ltd. Şti'nin ortağı ve temsilcisi olduğu anlaşılmaktadır....

Uslanmaz’ın ise şirketin yüzde 98 ortağı ve şirket müdürü olduğunun anlaşılması, sahte fatura düzenlemek suçunda suçun maddi konusunun fatura oluşu, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır'' şeklindeki düzenlemeye göre de alım satım ya da hizmet ifasının belgesi olan faturaların Vergi Usul Kanununun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi bakımından, sahte düzenlendiği iddia olunan 2006 ve 2007 yıllarına ait faturaların aslı veya onaylı örnekleri dosya içerisine alınarak, sanığın savunmasında belirttiği şekilde bir vekaletname verip vermediği araştırılıp, faturaların sanık tarafından düzenlenip düzenlenmediğinin ve sanık...

UYAP Entegrasyonu