Somut olayda davacının ortağı bulunduğu şirketlerden ... İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi ile ... Dekoratif şirketinin ticari varlıklarını devam ettirdikleri tasfiyeye girmedikleri vergi kayıtları silinmiş olsa bile yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davacının ortağı bulunduğu şirketlerin ticari faaliyetleri bulunmasa bile, tasfiye sürecinin tamamlanarak şirket ünvanlarının ticaret sicilinden silineceği zamana kadar hukuken varlıklarını devam ettiren şirketler olduğunun kabulü gerekir....
K A R A R Davacı; 05.12.2000 tarihi itibari ile şirket ortaklığı nedeni ile 1479 sayılı Yasa kapsamında tescilinin yapıldığını, ortağı olduğu şirketin bir kaç yıl faaliyet gösterdikten sonra gayrifaal hale geldiğini, şirket kapanışının yapılamadığını, 2005 yılından itibaren 506 sayılı Yasa kapsamında çalıştığını, ancak 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı nedeni ile 506 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığının iptal edildiğini beyan ederek 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmalarının geçerli sayıldığının tespiti ile 20.12.2005 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olmadığının tespitini istemiştir. Mahkemece; davanın kabulü ile davacının, 05.12.2000 – 19.12.2005 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmiştir....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, limited şirket ortağı olmadığının tespiti ve usulsüz olduğu iddia edilen işlemlerin iptali talebine ilişkindir."..Dava, limited şirket ortağı olmadığının tespitine ilişkindir. Davacı, ortak olmadığının tespiti için şirkete ve ticaret sicili müdürlüğüne husumet yöneltmiş ve mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, bu davada husumetin davalı şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterli iken ticaret siciline de husumet yöneltilmesi doğru değildir. Bu durumda, davalı Sicil Müdürlüğü hakkında açılan davanın pasif dava ehliyetinin bulunmaması nedeniyle reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir..."...
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 25.03.2015 tarihli olağan genel kurul kararının hükümsüz olduğunu, şirket ortağı ve müdürünün şirket adına kendiliğinden genel kurul yaparak müdür olarak kendini ibra ettiğini, şirketi kendisine borçlandırdığını, genel kurul tutanağını sadece kendisinin imzaladığını, kendisine ait dava dışı şirket ile arasında kira sözleşmesi yaptığını, kanuna aykırı bir şekilde tutanak düzenlediğini, şirket hissedarı ve aynı zamanda müdürü olan ...'nun haricindeki diğer ortakların tamamının yabancı şahıslar olduğunu, toplantıya katılımlarının sağlanmadığını ileri sürerek davalı şirketin yoklukla batıl olan 25.03.2015 tarihli olağan genel kurul kararının geçersizliğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Şirket, cevap dilekçesi sunmamıştır. III....
BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili 12/11/2021 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin-----25/12/2014 - 15/08/2016 tarihleri arasında şirket ortağı olduğunu, müvekkilinin şirket ortağı olduğu dönemde diğer ortaklarıyla birlikte şirket müdürü olarak görev yaptığını, ---- Noterliğinin 15/08/2016 tarih ve ------ yevmiye numaralı Limited Şirket Pay Devri sözleşmesi ile müvekkilinin payını diğer ortak ... devrettiğini, müvekkilinin pay devri sonrasında bu devrin ticaret odasında tescil ve -----ilan edilmediğini ve müdürlük sıfatının hala devam ettiğini fark ettiğini, bunun üzerine şirketteki hissesini----devrettiğini ----....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/12/2023 NUMARASI : 2023/599 Esas (Ara Karar) İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN DAVACI VEKİLİ : ALEYHİNE TEDBİR TALEP EDİLEN DAVALI : TALEP : İhtiyati Tedbir TALEP TARİHİ : 18/09/2023 KARAR TARİHİ : 06/02/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/02/2024 Davalı şirketin ortağı olduğunun tespiti, fesih ve tasfiye ile kar payının ödenmesi davasında ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü....
Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan; yasal sermaye artırımı konusundaki yükümlülüğünü yerine getirmeyen ve faaliyeti bulunmayan, giderek Konya 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.12.2003 tarih 2003/532E-514K sayılı ilamı ile münfesih olduğu tesbit edilen Limited Şirket ortağı olan davacının zorunlu Bağ Kur sigortalılığının devam edip etmeyeceği ile 29.05.2006 tarihinde ödenen primin 15 tam yıl üzerinden prim ödemesine karsı gelip gelmeyeceği noktasındadır. Davacı her ne kadar 25.01.1988 tarihinden beri Limited Şirket ortağı ise de bu şirket sermaye artırımı yapmamak suretiyle 31.12.1998 tarihinde münfesih duruma düşmekle ve Konya Asliye Ticaret Mahkemesi kararı ile münfesih olduğunun ve tespitine karar verilmekle davacının 1479 sayılı Yasa'ya tabi sigortalılığının 31.12.1998 tarihinde sonra erdiğinin kabulü gerekir....
Noterliğince gönderilen ihtarnamesi ile geçmişe yönelik kira bedelinin istenilmesine ilişkin yönetim kurulu kararının şirket ana sözleşmesine aykırı olduğunu, şirket hissedarı ortakların mirastan gelen parası ile binanın yapıldığını, ayrıca yönetim kurulunda karar alan yönetim kurulu üyelerinin 65 yaşın üstünde oldukları bu nedenle sağlık kurulu raporlarının noterlikçe işlem yapılmadan önce istenilmesi gerekmesine rağmen istenilmediğini, yönetim kurulunda alınan kararın kanuna, ana sözleşmeye, emredici hukuk kurallarına, şahsiyet haklarına aykırı olduğunu ileri sürerek 31.05.2010 tarihinde alınan şirket yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespiti ile iptalini talep ve dava etmiştir....
Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/06/2014 tarih ve 2013/214-2014/209 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ortağı olduğu halde ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde şirket ortağı olmadığını öğrendiğini, yapılan araştırmalar sonucunda müvekkilinin hissesinin davalı ... tarafından davalı ...'...
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin miras yolu ile davalı şirketin ortağı olduklarını, ancak muris muvazası ile davacı ...'...


