WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık: işe iade davası sonrasında işe başlama ve başlatmama hususunda tarafların samimi olup olmadığı, burada varılacak sonuca göre davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücret alacağına hak kazanıp kazanamayacağı noktasında toplanmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21’inci maddesinin beşinci fıkrasına göre, işçi kesinleşen mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorunda olduğu gibi, işçinin işe iade yönündeki başvurusu ciddi ve samimi olmalıdır. İşçinin gerçekte işe başlamak niyeti olmadığı hâlde, işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak için yaptığı başvuru geçerli bir işe iade başvurusu olarak değerlendirilemez. Öte yandan işveren, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21’inci maddesine göre süresi içinde işe iade için başvuran işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır....

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... sözleşmesinin işverence haklı nedene dayanılmaksızın feshedildiğini, açtığı sendikal talepli işe iade davasının lehine sonuçlanarak kesinleşmesi üzerine işe iade talebinde bulunduğu hâlde işe iade edilmediğini ve alacaklarının ödenmediğini ... sürerek fark kıdem ve ihbar tazminatları, sendikal tazminat ile boşta geçen süre ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II....

Davalı vekili; davacının işe iade davasında verilen tespit kararı uyarınca alacak miktarının tespiti için ayrı bir dava açması ve alacak miktarı belli olduktan sonra alacak talebinde bulunması gerektiğini, doğrudan alacak davası açılamayacağını, işe iade davasında tespit edilmeyen alacakların talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının, çalıştığı süre içerisinde hak etmiş olduğu tüm işçilik alacaklarının eksiksiz ödendiğini, banka kayıtları ve işyeri dosyası kapsamından bu ödemelerin yapıldığının anlaşılacağını, bu nedenle davacı işçinin sendikal tazminat ve boşta geçen süre ücreti dışında ikramiye, tazminat farkı, yol ve yemek ücreti, prim ve hediye çeki alacağı olduğu gibi farazi alacak taleplerinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesinin 25.....2019 tarihli ve 2018/268 Esas, 2019/408 Karar sayılı kararı ile davacının ... 1. ... Mahkemesinin 2017/290 Esas ve 2018/111 Karar sayılı işe iade kararının, ... Bölge Adliye Mahkemesi 9....

Türk Medeni Kanununun 2. maddesi uyarınca “herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.” Objektif iyiniyet olarak da tanımlanan ve dürüstlük kuralını düzenleyen madde, bütün hakların kullanılmasında dürüstlük kuralı çerçevesinde hareket edileceğini ve bir kimsenin başkasını zararlandırmak ya da güç duruma sokmak amacıyla haklarını kötüye kullanılmasını yasanın korumayacağını belirtmiştir. Kural olarak işçi, feshin geçersizliği ve işe iade kararı sonrası işe başlatılmak için başvurduğunda işveren tarafından geçersizliği tespit edilen fesih tarihinde çalıştığı işyerinde ve önceki görevi ile ilgili işte işe başlatılmalıdır....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... davacının davalı işverene işe iade konusunda başvuruda bulunduğu, davalı işverenin davacıyı işe başlatmayarak 10.01.2018 tarihinde davacıya bir kısım ödemeler yapması üzerine davacının Mahkememizde iş bu davayı açtığı, davalı şirketin ise davacıya tüm hak ve alacaklarının ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istediği, davacı tarafından işe iade talepli başvurunun yasal süresinde yapıldığı ve davalı tarafından işe başlatmama iradesinin 10.01.2018 tarihinde ortaya konulduğu ve bu şekilde tekrar işe başlatmamanın gerçekleştiği, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 10.01.2018 tarihinde feshedildiğinin kabulü gerektiği, davacının 16.10.2000-11.09.2015 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığı, Yargıtay’ın işçinin feshin geçersizliği ve işe iade davasını kazanması ve işe başlatılmaması durumunda 4 aya kadarki sürenin işçinin...

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık: işe iade davası sonrasında işe başlama ve başlatmama hususunda tarafların samimi olup olmadığı, burada varılacak sonuca göre davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücret alacağına hak kazanıp kazanamayacağı noktasında toplanmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21’inci maddesinin beşinci fıkrasına göre, işçi kesinleşen mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorunda olduğu gibi, işçinin işe iade yönündeki başvurusu ciddi ve samimi olmalıdır. İşçinin gerçekte işe başlamak niyeti olmadığı hâlde, işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak için yaptığı başvuru geçerli bir işe iade başvurusu olarak değerlendirilemez. Öte yandan işveren, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21’inci maddesine göre süresi içinde işe iade için başvuran işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır....

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık: işe iade davası sonrasında işe başlama ve başlatmama hususunda tarafların samimi olup olmadığı, burada varılacak sonuca göre davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücret alacağına hak kazanıp kazanamayacağı noktasında toplanmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21’inci maddesinin beşinci fıkrasına göre, işçi kesinleşen mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorunda olduğu gibi, işçinin işe iade yönündeki başvurusu ciddi ve samimi olmalıdır. İşçinin gerçekte işe başlamak niyeti olmadığı hâlde, işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak için yaptığı başvuru geçerli bir işe iade başvurusu olarak değerlendirilemez. Öte yandan işveren, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21’inci maddesine göre süresi içinde işe iade için başvuran işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır....

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık: işe iade davası sonrasında işe başlama ve başlatmama hususunda tarafların samimi olup olmadığı, burada varılacak sonuca göre davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücret alacağına hak kazanıp kazanamayacağı noktasında toplanmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21’inci maddesinin beşinci fıkrasına göre, işçi kesinleşen mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorunda olduğu gibi, işçinin işe iade yönündeki başvurusu ciddi ve samimi olmalıdır. İşçinin gerçekte işe başlamak niyeti olmadığı hâlde, işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak için yaptığı başvuru geçerli bir işe iade başvurusu olarak değerlendirilemez. Öte yandan işveren, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21’inci maddesine göre süresi içinde işe iade için başvuran işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır....

Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; davacının davalıya bağlı hastanede alt işveren işçisi olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine açılan işe iade davası sonucunda feshin geçersizliğine, davacının alt işverene ait işyerine işe iadesine karar verildiği, kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacı, süresi içinde başvurusuna rağmen işe başlatılmadığını ileri sürmüşsede dosya kapsamında davacının işe iade kararının kesinleşmesinden itibaren yasal süresi içerisinde işverene başvuruda bulunduğunu gösterir kayıt ve belge bulunmamaktadır. Mahkemece, davacının işe başlatılması için süresinde başvuru yapıp yapmadığı, yapmış ise işe başlatılıp başlatılmadığı araşrıtılıp tespit edilmeden davacının soyut iddiasına itibar edilerek ilk fesih tarihine dört aylık boşta geçen süre olarak dört ay eklenmek suretiyle fesih tarihi belirlenmesi hatalı olmuştur....

Ne var ki; işe iade davasının netice olarak bir tespit davası olduğu göz ardı edilerek “Kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar tahakkuk edecek ücret alacağının ve diğer haklarının ödenmesi gerektiğinin kabulü ile bu miktarın davalıdan alınarak davacıya verilmesi” yönünde tahsil hükmü kurulması hatalı olmuştur. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda belirtilen sebeplerle; 1-... 14....

UYAP Entegrasyonu