İşe başlama isteğini içeren başvuruda, boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakların açıkça talep edilmemiş olması halinde ise, dava ve varsa ıslah tarihlerinden itibaren faiz yürütülmelidir. İşe iade davası ile tespit edilen en çok dört aya kadar boşta geçen süreye ait ücret ve diğer haklar için de 4857 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinde sözü edilen özel faiz türü uygulanmalıdır....
Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davacının henüz işe iade davası devam ederken işbu işçilik alacakları davasını açtığı, işe iade davası feshin geçersizliğinin tespitine dair bir tespit davası olup, işe iade davası devam ederken iş sözleşmesi askıda olduğundan bu dönem içinde feshe bağlı alacaklar olan kıdem ve ihbar tazminatı istenemeyeceği gerekçeleriyle kıdem ve ihbar tazminatı talepleri bakımından dava şartları bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddine; davacının fazla çalışmaya yönelik talebinin ise tefrik edilerek ayrı bir esas üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir. Temyiz: Karar süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Gerekçe: Taraflar arasında davacının talep ettiği feshe bağlı kıdem ve ihbar tazminatları konusunda nasıl bir karar verilmesi gerektiği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır....
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İlk Derece Mahkemesince, feshin geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatma tazminatının dört aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir. İstinaf başvurusu : İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti : Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Temyiz: Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. Gerekçe: 1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Somut dava işe iade davası olup, tespit hükmü niteliğindedir....
Davalı tarafça davacının işe davet edildiğine dair yazılı bir belge ibraz edilmemiştir. İşçinin işe iade başvurusu üzerine işe davet edildiğinin yazılı delillerle kanıtlanması gerekmekte olup, işverence somut delillere dayanmayan ve davacının imzasını da taşımayan tutanaklara itibar edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle davacının işe iade sonrası işe başlatılmadığının kabulü yerindedir. Bu duruma göre davacının iş akdi işe iade başvurusunun tebliğ tarihini takip eden bir ay sonraki 20/04/2018 tarihinde feshedildiğinin kabulü usul ve yasaya uygundur....
Hukuk Dairesinin 22/05/2017 tarih. 2017/620 esas, 2017/768 karar sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi Kararının hüküm kısmının; ''3-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleştiği tarihe kadar kadar gerçekleşen -4-(DÖRT) aya kadar ücret ve haklarının davalıdan tahsiline, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna'' şeklinde olan 3. bendi hükümden çıkarılarak, yerine, ''3-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleştiği tarihe kadar gerçekleşen -4-(DÖRT) aya kadar ücret ve haklarının davalıdan tahsili gerektiğinin tespitine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna'' rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,12/09/2017...
Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı alacağı talebinde bulunmuştur.Feshin haklı sebeple yapıldığının ispat yükü işverendedir ve işveren bildirmiş olduğu fesih sebebiyle bağlıdır.Dosya içerisine alınan ve feshin geçersizliğine ile işe iade talebine ilişkin davada feshin geçersiz olduğu tespit edilmiş olup, anılan karar yargıtay onamasından da geçerek kesinleşmiş ve böylelikle feshin geçersiz sebeple olduğu tespitli hale gelmiştir. Davacının süresi içerisinde işverene başvuruda bulunulduğu görülmüş olup işverence işe davet yazısı yazılmış isede çıkarılan tebligatın iade gelmiştir....
Üniversitesi'ne ödemediği ve bu nedenlerle haksız menfaat temin ettiği yönündeki fesih nedenleri işe iade davasında tartışılmamış, aksine davacının bu tutarların ödendiğini savunmasına rağmen 110,00 TL dışında ödeme kaydına rastlanmadığı yönünde tespit yapılarak taraflar arasındaki güven ilişkisinin bozulduğu ve buna bağlı olarak taraflardan iş sözleşmesini sürdürmelerinin beklenemeyeceği, iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiği gerekçesi ile işe iade davasının reddine karar verilmiştir. Görüldüğü üzere işe iade davasına bakan mahkemenin fesih nedenlerinin yerinde olmadığı, bunların haklı neden oluşturmadığı yönünde bir saptaması yoktur. Sadece mevcut delil durumuna göre taraflar arasındaki güven ilişkisinin bozulduğundan bahisle davanın reddine karar vermiştir. Bu itibarla işe iade davasında verilen kararın “unsur etkisi” yoktur....
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; işe iade davası sonrasında işe başlama ve başlatmama hususunda tarafların samimi olup olmadığı, burada varılacak sonuca göre davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücret alacağına hak kazanıp kazanamayacağı noktasında toplanmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21’inci maddesinin beşinci fıkrasına göre, işçi kesinleşen mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorunda olduğu gibi, işçinin işe iade yönündeki başvurusu ciddi ve samimi olmalıdır. İşçinin gerçekte işe başlamak niyeti olmadığı hâlde, işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak için yaptığı başvuru geçerli bir işe iade başvurusu olarak değerlendirilemez. Öte yandan işveren, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21’inci maddesine göre süresi içinde işe iade için başvuran işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır....
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; işe iade davası sonrasında işe başlama ve başlatmama hususunda tarafların samimi olup olmadığı, burada varılacak sonuca göre davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücret alacağına hak kazanıp kazanamayacağı noktasında toplanmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21’inci maddesinin beşinci fıkrasına göre, işçi kesinleşen mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorunda olduğu gibi, işçinin işe iade yönündeki başvurusu ciddi ve samimi olmalıdır. İşçinin gerçekte işe başlamak niyeti olmadığı hâlde, işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak için yaptığı başvuru geçerli bir işe iade başvurusu olarak değerlendirilemez. Öte yandan işveren, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21’inci maddesine göre süresi içinde işe iade için başvuran işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır....
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; işe iade davası sonrasında işe başlama ve başlatmama hususunda tarafların samimi olup olmadığı, burada varılacak sonuca göre davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücret alacağına hak kazanıp kazanamayacağı noktasında toplanmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21’inci maddesinin beşinci fıkrasına göre, işçi kesinleşen mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorunda olduğu gibi, işçinin işe iade yönündeki başvurusu ciddi ve samimi olmalıdır. İşçinin gerçekte işe başlamak niyeti olmadığı hâlde, işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak için yaptığı başvuru geçerli bir işe iade başvurusu olarak değerlendirilemez. Öte yandan işveren, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21’inci maddesine göre süresi içinde işe iade için başvuran işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır....


