WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, borçlu şirket ve davacı 3. kişi şirketin ortaklık yapısının benzer olduğu ve ortaklarının bir çoğunun aynı olduğu, davalı borçlu şirketin itirazın iptali için açılan davada sunduğu dilekçesinde adres olarak haciz adresini gösterdiği ödeme emrinin bu adreste, haciz sırasında da hazır bulunan Ayşe Yılmaz'a yetkili sıfatıyla tebliğ edildiği, haciz mahallinde borçluya ait belgeler bulunduğu dikkate alındığında İİK'nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. İspat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip olan davacı 3. kişinin sunduğu borcun doğum tarihinden sonraki tarihli faturalar ve vergi levhası her zaman düzenlenebilecek belgelerden olup tek başına istihkak iddiasını ispatlayacak nitelikte değildir....

İİK.nun 97/3.maddesine göre “Takibin talikine karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına (İİK.Md.97/13) karşı davacıdan 36. maddede gösterilen teminat alınır.” hükmü öngörülmüştür. Anılan madde gereğince, mahkemece teminat alınarak takibin ertelenmesi kararı verilmişse, haczedilen mal veya hakka ilişkin takip işlemleri ertelenmiş sayılır. Ancak, takip işlemlerinin ertelenmiş sayılması için, İİK.nun 97/3. maddesi uyarınca alacaklının muhtemel zararı karşılığı 36. maddede gösterilen teminatın alınması zorunludur. İcra Mahkemesince takibin ertelenmesine karar verilmiş olmasına karşın, 3.kişiden teminat alınması kararlaştırılmamış veya karar altına alınmış olsa bile bu teminat 3.kişi tarafından yatırılmamışsa, İcra Müdürlüğü takibe devam eder. Çünkü böyle bir durumda istihkak davası yüzünden alacağın tahsilinin geciktiğinden söz edilemez....

İİK.nun 97/3.maddesine göre “Takibin talikine karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına (İİK.Md.97/13) karşı davacıdan 36. maddede gösterilen teminat alınır.” hükmü öngörülmüştür.Anılan madde gereğince, mahkemece teminat alınarak takibin ertelenmesi kararı verilmişse, haczedilen mal veya hakka ilişkin takip işlemleri ertelenmiş sayılır. Ancak, takip işlemlerinin ertelenmiş sayılması için, İİK.nun 97/3. maddesi uyarınca alacaklının muhtemel zararı karşılığı 36. maddede gösterilen teminatın alınması zorunludur.İcra Mahkemesince takibin ertelenmesine karar vermiş olmasına karşın, 3.kişiden teminat alınması kararlaştırılmamış veya karar altına alınmış olsa bile bu teminat 3.kişi tarafından yatırılmamışsa, İcra Müdürlüğü takibe devam eder. Çünkü böyle bir durumda istihkak davası yüzünden alacağın tahsilinin geciktiğinden söz edilemez....

İİK.nun 97/3.maddesine göre “Takibin talikine karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına (İİK.Md.97/13) karşı davacıdan 36. maddede gösterilen teminat alınır.” hükmü öngörülmüştür.Anılan madde gereğince, mahkemece teminat alınarak takibin ertelenmesi kararı verilmişse, haczedilen mal veya hakka ilişkin takip işlemleri ertelenmiş sayılır. Ancak, takip işlemlerinin ertelenmiş sayılması için, İİK.nun 97/3. maddesi uyarınca alacaklının muhtemel zararı karşılığı 36. maddede gösterilen teminatın alınması zorunludur.İcra Mahkemesince takibin ertelenmesine karar vermiş olmasına karşın, 3.kişiden teminat alınması kararlaştırılmamış veya karar altına alınmış olsa bile bu teminat 3.kişi tarafından yatırılmamışsa, İcra Müdürlüğü takibe devam eder. Çünkü böyle bir durumda istihkak davası yüzünden alacağın tahsilinin geciktiğinden söz edilemez....

Dava 3.kişinin İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir 1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacı 3.kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2. İİK.’nun 97/3. maddesine göre “Takibin talikine karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına (İİK.Md.97/13) karşı davacıdan 36. maddede gösterilen teminat alınır.” hükmü öngörülmüştür. Anılan madde gereğince mahkemece teminat alınarak takibin ertelenmesi kararı verilmişse, haczedilen mal veya hakka ilişkin takip işlemleri ertelenmiş sayılır. Ancak takip işlemlerinin ertelenmiş sayılması için, İİK.’nun 97/3. maddesi uyarınca alacaklının muhtemel zararı karşılığı 36. maddede gösterilen teminatın alınması zorunludur....

Borcun doğum tarihinden önceki tarihli olmakla beraber ayırt edici özelliklerini belirtmeyen, mahcuzlara ilişkin olup olmadıkları kesin bir şekilde tespit edilemeyen faturalar, borçlu dolayısıyla haciz alacaklı olan mülkiyet karinesinin (m.97/a) aksini ispata yeterli olmaz ( M. Timuçin: İcra ve İflas Hukukunda İstihkak Davaları, Adalet Yayınevi, Ankara 2015, s: 337 vd.). Yukarıdaki açıklamalar ışığında eldeki dava dosyası incelendiğinde; mahkemece uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için tarafların iddia ve savunmaları, muvazaa olgusu ile fatura ve belgelerin ispat gücü, İİK. 97/a mülkiyet karinesi, bu karinenin aksini ispat külfeti gereğince, keşif yapılarak tarafların delillerini tartışmaya olanak sağlamadan, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır....

Takipte taraf olmayan 3. kişinin başvurusu bu şekli ile istihkak davası niteliğindedir. istihkak davalarında İİK.nun 97/11 maddesi uyrınca genel hükümler ve basıt yargılama usulü uygulanarak başvurma harcı ile takip konusu alacak ile mahcuz malın değerinden hangisi az ise o değer üzerinden peşin nisbi ilam harcı alınarak duruşma açılması tarafların delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Somut olayda İİK.nın 97/11 maddesi hükmüne uygun olarak peşin nisbi ilam harcı alınmış ise de duruşma açılmadan evrak üzerinde inceleme yapılmak suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kaldı ki haczin kaldırılması nedeniyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi halinde dahi dava açılmasına sebebiyet veren tarafın tesbit edilerek yargılama giderlerinden toplanmalı ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeden dosya üzerinde inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir....

Mahkemece, ipotekli taşınmazın üzerine 3.şahıs tarafından tesis kurulduğu gerekçesi ile istihkak iddiasının kabulüne karar verilmiş, karar alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İİK'nin 128/1. maddesi yollaması ile uygulanması gereken İİK’nin 97. maddesi gereğince; istihkak iddiasına karşı alacaklı veya borçlu tarafından itiraz edilirse, ...... memuru dosyayı hemen ...... mahkemesine verir. ...... mahkemesi, dosya üzerinde veya lüzum görürse ilgilileri davet ederek mürafaa ile yapacağı inceleme neticesinde varacağı kanaate göre takibin devamına veya talikine karar verir. Somut olayda, Mahkemece takibin talikine veya devamına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, 3. kişi tarafından, İİK'nin 97. maddesi kapsamında usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı halde; hüküm fıkrasında 3.kişinin istihkak iddiasının kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı (üçüncü kişi) vekili, .... İcra Müdürlüğü’nün 2010/17542 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, ... İcra Müdürlüğü’nün 2010/4919 sayılı Talimat dosyasında yapılan günlü hacze konu iş makinelerinin üçüncü kişiye ait olduğunu, davacının borçlu ile bir yıldır fiilen ayrı yaşadığını, aralarındaki boşanma protokolü gereğince de mahcuzların davacıya satılıp teslim edildiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir....

Mahkemece haczin borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmadığı, mahcuzların borçluya ait olduğu konusunda delil elde edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildikten sonra hükmün alacaklı vekilince temyiz edilmesi üzerine karar dairemizin 24.11.2011 gün ve 2011/9175-11123 sayılı ilamıyla kimin lehine istihkak iddiasında bulunulduğu hususundaki çelişkinin giderilmesi, borçlu şirket yetkilisinin önceki hacizde hazır bulunması, sunulan faturaların borcun doğumdan sonraki tarihi taşıması karşısında İİK'nin 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin kimin yararına oluştuğu üzerinde durulması gerektiğinden bahisle bozulmuştur....

UYAP Entegrasyonu