Mahkemece toplanan delillere göre: “davacının borçlu şirket ile organik bağ içinde olmadığı ve haciz adresinde borcun doğumundan önce çalışmaya başladı“ gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, temyiz incelemesi sırasında Dairemize ait 09.12.2010 gün, 9283-10787 sayılı ilamı ile dava konusu haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde yapıldığı, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli delillerin sunulmadığı, öte yandan taraflar arasında örtülü iş yeri devri yapıldığı. Bu durumun alacaklının haklarını etkilemeyeceği belirtilerek bozulmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVALILAR : DAVA TÜRÜ : Şikayet, İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Üçüncü kişi vekili dava dilekçesinde; İcra Müdürlüğünce İİK’nin 99.madde hükmüne göre işlem yapılması gerekirken İİK’nin 97. maddesine göre işlem yapılmasının hatalı olduğunu belirterek, şikayet talebinde bulunmuş; ayrıca mahcuzların vekil edeni şirkete ait olduğunu borçluyla ilgisi bulunmadığını belirterek, 29/11/2013 tarihli haciz işlemi ve devamı niteliğindeki tüm icra müdürlüğü işlemlerinin iptali ile 29/11/2013 tarihinde yapılan hacizlerin fekkine karar verilmesini isteyerek istihkak iddiasında bulunmuştur....
Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak istemine ilişkindir. Haciz veya iflas yoluyla takipte, 3.kişi tarafından açılan istihkak davasına karşı, haczi yaptıran alacaklı İİK 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen hükümlere dayanarak karşı dava için öngörülen süreye bağlı olmaksızın, geçici ve kati aciz belgesi ibraz etmeksizin İİK 97/17 maddeye göre karşılık iptal davası açabilir. Somut olayda davacı tarafından açılan işbu davaya karşılık alacaklı tarafından 26.7.2011 tarihinde Antalya 4.İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/770 Esas sayılı dosyası ile İİK 97/17 madde gereğince tasarrufun iptali davası açıldığı anlaşıldığından tasarrufun iptali davasının bu dosya ile birleştirilerek taraf delillerinin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir....
Mahkemece toplanan delillere göre: “aynı dosyada farklı tarihte yapılan hacze yönelik istihkak iddiasına ilişkin aynı taraflar arasında devam ederek temyiz incelemesinden geçip kesinleşen kararın bu davada kesin hüküm niteliğinin bulunmadığı, çünkü iki davaya konu mahcuzların farklı olduğu, haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde yapıldığı, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına bulunduğu, ispat yükü kendisine düşen üçüncü kişinin karinenin aksini kanıtlamaya elverişli güçlü delilleri sunamadığı, faturaların VUK hükümlerine uygun düzenlenmekle birlikte mahcuzlara uygun olmadığı, davacının ticari kayıtlarında da yer aldığı yönünde bilgi sunulmadığı“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96 vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir....
Maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Dava konusu haciz, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği ve dayanak senette geçen adreste yapılmıştır. Buna göre, İİK'nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Bu yasal karinenin aksinin davacı 3. kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. İspat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip olan üçüncü kişi, haczedilen hayvanların kendisine ait olduğunu, hayvan pasaportlarının bulunduğunu iddia etmekte olup, delil olarak ise hayvan pasaportları ile işletme tescil belgesine dayanmıştır. Hacze konu hayvanların kulak küpe numarası 3. kişi adına kayıtlı ise de: davaya konu hayvanlar borcun doğumundan hatta ödeme emrinin tebliğ tarihinden sonra davacı 3.kişinin işletmesine getirilmiştir. Öte yandan,anılan belgeler, ilgilinin beyanına dayalı olarak düzenlendiklerinden, istihkak davalarında güçlü delil teşkil etmezler....
Bu durumda, İİK.nun 97/a maddesinin birinci fıkrasının 2.cümlesi gereğince, haczedilen taşınır malları borçlu ile 3.kişinin birlikte elde bulundurduklarının ve İİK.nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerekir.Bu yasal karinenin aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekir. İbraz edilen faturalar her zaman temini mümkün belgelerden olup, yasal karinenin aksini ispata yeterli değildir. O halde, mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önüne alınarak, 3.kişinin istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmaya ve danışığa dayalı olduğunun kabulü ile davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 14.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (İcra Hukuk) Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3. Kişi, Adana 14.İcra Müdürlüğü’nün 2009/4470 Takip, ... İcra Müdürlüğünün 2010/470 talimat sayılı dosyasından 3.12.2010 tarihinde haczedilen hayvanların kendisine ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasını dava ve talep etmiştir. Davalı alacaklı vekili, haczin borçlunun tebligat adresinde ve huzurunda yapıldığını, istihkak iddiasının muvazaalı olduğunu belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın tahsilini savunmuştur. Davalı borçlu dava konusu hayvanları davacıya sattığını belirtmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (İcra Hukuk) Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3. Kişi, Adana 14.İcra Müdürlüğü’nün 2009/4470 Takip, ... İcra Müdürlüğünün 2010/470 talimat sayılı dosyasından 3.12.2010 tarihinde haczedilen hayvanların kendisine ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasını dava ve talep etmiştir. Davalı alacaklı vekili, haczin borçlunun tebligat adresinde ve huzurunda yapıldığını, istihkak iddiasının muvazaalı olduğunu belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın tahsilini savunmuştur. Davalı borçlu dava konusu hayvanları davacıya sattığını belirtmiştir....
Mahkemece toplanan delillere göre: “haczin ödeme emrinin de tebliğ edildiği, takibe dayanak bonoda geçen takip adresinde yapıldığı, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlular dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, aksini ispat yükü altında olan üçüncü kişinin sunduğu delillerle mahcuzların kendisine ait olduğunu kanıtladığı, borçluların davacı yanında işçi olarak çalışıp ayrıldığı“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir. Dava konusu haciz, ödeme emrinin tebliğ edildiği, takip adresinde yapılmıştır. Borçlu Sadettin Hot burasını takibe dayanak senette kendi adresi olarak da göstermiştir. Bu koşullarda İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına ait olduğunun kabulü gerekir....
Davalı alacaklı vekili, haczin borçlunun adresinde yapıldığı, sunulan belgelerin ispat gücü bulunmadığından istihkak davasının reddi ile,sözleşmeden bir hafta önce kurulan davacı şirkete 2 yıllık ürünün satışının danışıklı olduğundan borçlu ve davacı arasındaki tasarrufun iptali istemi ile karşı dava açmıştır. Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece, haciz yapılan işyerinin fiilen borçlu tarafından işletildiğinden İİK'nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu yararına olduğu ve karine aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanmadığından istihkak davasınının reddine, alacaklı tarafınıan karşı dava olarak açılan tasarrufun iptali davasının da,ticaret sicil kayıtları ve bilirkişi raporu ile alacaklının iddiası subut bulmadığından bahisle reddine karar verilmiş, hüküm davacı 3.kişi vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir....


