Mahkemece, şikayet talebinin istihkak davası olarak nitelendirilmesi doğru değil ise de İİK'nun 96-97-99 maddelerin uygulanmasına yönelik şikayet için de asıl takibin yapıldığı icra dairesinin bağlı olduğu . İcra Hukuk Mahkemeleri yetkili olup, bu durumda mahkemenin yetkisizlik kararı sonucu itibarıyla doğru olduğundan, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün gerekçeleri değiştirilerek ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece evrak üzerinden yapılan inceleme sonucunda; dava ve talebin 3. kişinin İİK.’nun 96-97-99 maddelerinin uygulamasına yönelik istihkak şikayetine ve istihkak iddiasına ilişkin olduğu, dava konusu haczin talimat yolu ile yapıldığı, anılan taleplere ilişkin karar verme yetkisinin asıl icra dairesinin bağlı bulunduğu Mahkemeye ait olduğu gerekçesi ile Mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş, hüküm davacı 3. kişi tarafından temyiz edilmiştir. 3. kişi hükmün temyizine yönelik dilekçesinde de, talebinin istihkak davası değil, icra memurunun işlemini şikayet olduğunu vurgulamıştır. 6100 sayılı HMK’nun 26. maddesi uyarınca hâkim, tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice talepleri ile bağlıdır. HMK'nun 33. maddesine göre ise, olayların hukuksal açıdan değerlendirilmesi ve nitelendirilmesi hakime aittir....
İlk Derece Mahkemesi; İflas Müdürlüğünce ikinci alacaklılar toplantısında davacıya istihkak davası açmak üzere 7 gün süre verildiği, davacının muhtıra tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde istihkak davası açması gerekirken, şikayet yolu ile Müdürlük kararının kaldırılmasını istemesinin usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm davacı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf edilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce bozulmuş bozma kararı üzerine Mahkemece direnme kararı verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı 3. kişi Banka vekili, 1. haciz ihbarnamesi gönderilmesi üzerine rehin hakkı nedeni ile 1. haciz ihbarnamesine itiraz ettiklerini, bunun bir istihkak istemi olmadığını, icra işlemini şikayet ettiklerini, bu işlemin şikayet olduğunun kabulünü, olmadığı takdirde istihkak iddiasının kabul edilerek rehin hakları bulunduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Hukuk Dairesi’nin yerleşik uygulamasına göre üçüncü kişinin takibin tarafı olmadığı için şikayet yoluna başvurma hakkının bulunmadığını, noksan harçların tamamlanarak davaya istihkak olarak devam edilmesi gerektiğini, hacizde borçluya ait belgelerin ve çeklerin ele geçmesi karşısında haczin İİK’nun 97. maddesine göre yapılmasında usul ve yasaya aykırı bir durumun bulunmadığını belirterek şikayetin reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda: dava konusu istihkak iddiası ile ilgili verilmiş takibin devamı kararının bulunduğu ve üçüncü kişiye dava açmak üzere süre verildiği gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiş; hüküm, şikayet eden alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık konusu, hacizde İİK'nun 96, 97. maddelerinin uygulanmasına yönelik süresiz şikayet başvurusu niteliğindedir. Dava konusu istihkak iddiası ile ilgili sonradan verilmiş kesin nitelikte takibin devamı kararı bulunmaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.Kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3.kişi vekili, İzmir 7. İcra Müdürlüğü’nün 2010/4206 takip sayılı dosyasından, 14.04.2010 tarihinde yapılan haczin İİK 99. maddesine göre yapılması gerekirken İİK 97. maddeye göre yapılmış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğundan öncelikle İcra Memurluğu işleminin iptaline İİK 99. madde uygulanarak alacaklıya istihkak davası açmak üzere süre verilmesi için dosyanın icra müdürlüğüne iadesine haczedilen demir kesme makinasının müvekkile iadesine , şikayet kabul edilmediği takdirde 14.4.2010 tarihinde haczedilen demir kesme makinası açısından davaya istihkak davası olarak devam edilerek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasını dava ve talep etmiştir....
Takip kapsamında 11.05.2010 tarihinde uygulanan hacizde şikayet eden üçüncü kişi şirket istihkak iddiasında bulunmuştur. İstihkak iddiasıyla ilgili alacaklı tarafından istihkak iddiasının reddi talebiyle açılan davada Eskişehir 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 25.12.2014 tarihli ve 2013/365 Esas, 2014/747 Karar sayılı kararı ile kısmen kabul kısmen red kararı verildiği, tarafların temyiz istemi üzerine, Dairemizce 25.02.2016 tarihli karar ile esasa yönelik temyiz itirazları reddedilerek, yargılama giderleri yönünden hüküm bozulmuştur. Alacaklı vekili bunun üzerine 13.05.2016 tarihli talep ile istihkak iddiasının kaldırılmasına karar verilen menkullerin muhafaza altına alınmasını ve bu menkullere yönelik yaptırılan kıymet takdirinin de dikkate alınarak bakiye alacak için ek haciz yapılmasını talep etmiştir. İcra Müdürlüğü alacaklının haciz talebini reddedemez. Dolayısı ile 16.05.2016 tarihli hacizde usule aykırı bir yön yoktur....
Şikayetçi 3. kişi, maktu harç yatırmak suretiyle İcra Mahkemesi'nden haczin İİK'nun 99. maddesine göre yapılması ve alacaklıya istihkak davası açması için süre verilmesi gerektiğini belirterek İcra Müdürlüğü'nün İİK'nun 99. maddesinin uygulanması talebinin reddine ilişkin işleminin iptalini, İİK'nun 16. maddesi uyarınca şikayet yoluyla istemiştir. Yerel mahkemece, şikayetçinin istemi aşılarak, ortada bir istihkak davası olmadığı halde talebi istihkak davası olarak nitelendirilerek yukarıda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir. 2- Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir....
Dairemizin 27.11.2019 tarihli ve 2016/16972 Esas, 2019/10648 Karar sayılı ilamı ile davacı üçüncü kişinin şikayet talebi yanında, haczedilen biçerdöverin kendisine ait olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılması ve istihkak istemli dava ikame ettiği anlaşılması karşısında İcra Mahkemesince talep şikayet başvurusu olarak nitelendirilerek ve bu nitelendirmeye uygun gerekçe oluşturularak, sadece şikayet istemi hakkında karar verilmiş olup, davacı üçüncü kişinin istihkak istemi hakkında herhangi bir karar verilmediği gerekçesiyle istihkak talebi hakkında hüküm kurulması için hükmün bozulmasına karar verilmiştir....
Mahkemece, davacı tarafından haciz şekli ile ilgili açılan şikayet davasında, İİK.nun 99. maddesi uyarınca dava açması için alacaklıya 7 günlük süre verildiği, davacı 3.kişinin bu davayı açmakta hukuki menfaatini bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96 vd. maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir....


