Lehine verilen İntifa hakkının Rekabet Kurulu Başkanlığının 2012/1-132 dosya no, 12-54/1516-534 karar sayılı 06.11.2012 tarihli kararı ile kaldırıldığını, dolayısıyla .... 2.Noterliğinde tanzim edilen 16 Aralık 2002 tarihli 10796 yevmiye nolu sözleşme uyarınca akdin sonu olarak belirlenen sürenin Rekabet kurulu Başkanlığınca hukuken hükümsüz kılındığını, davacıların Rekabet Kurulu Başkanlığının ilgili kararı ile Tapu Sicil müdürlüğündeki intifa hakkını terkin ettiğini, bu nedenle akdin belirsiz süreli hale geldiğini, davalının, sonu belirsiz nitelik kazanan akit uyarınca 12 yıldır kiracı olarak taşınmazı kullandığını, 6098 sayılı T.B.K' un 347.maddesi uyarınca 10 yılı aşan süreli kira akitlerinde kiralayana akdi fesih hakkı tanındığını, 04.07.2014 tarihinde ... 15.Noterliğinin 10678 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle davalıya kira akdini fesih ettiğini ve taşınmazın tüm eklentileriyle birlikte 16.12.2014 tarihinde tahliye etmesi isteğini bildirdiğini, davalının...
Nitekim, daha önce davalı tarafından açılan intifa hakkının terkinine ilişkin davada İstanbul Mahkemelerinde görülmüştür ve halen de derdesttir. Mahkemece, davanın taşınmaz üzerindeki intifa hakkına ilişkin olduğu, elatmanın önlenmesi isteminin bu hakkın sağladığı yararlanma yetkisinden kaynaklandığı gözardı edilerek yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle bozulmuş, davalı-k.davacı ... Kasadoğlu tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur....
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile 27.06.2007 tarihinde İntifa Hakkı Tesisi Vaadi ve Yatırım Hakkında Protokol (Protokol'') imzaladıklarını, müvekkili lehine tapuya 31.10.2008 tescil tarihli 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edilerek kullanım hakkının 31.10.2023 tarihine kadar müvekkiline geçtiğini, bunun karşılığında davalıya 1.500.000,00 USD + KDV ödemede bulunduğunu, ancak akaryakıt istasyonunun tapuya tescil tarihinden 305 gün sonra yani 01.09.2009 tarihinde faaliyete başladığını, 12.03.2009 Rekabet Kurumu mevzuatı çerçevesinde akaryakıt bayilikleri ile ilgili 5 yıllık muafiyet getirildiği, bu nedenle davalı ile aralarındaki sözleşmenin süresinden önce 31.10.2013 tarihinde sona erdiğini, davalının fesih ihtarnamesi göndererek terkin için vekaletname göndermesini istediğini, buna karşılık sona eren intifa hakkı ve ilgili sözleşmeler nedeniyle talep ve dava hakları saklı kalmak üzere terkin vekaletnamesini davalıya gönderdiğini ve intifa hakkının tapudan terkin edildiğini...
-TL harcandığını, ancak davalının giydirme taahhüdünü ve asli edimlerini yerine getirmediğini, Rekabet Kurulu kararları uyarınca intifa hakkının sona ermesinin ve taşınmazdaki teminat ipoteğinin de fesih ile kaldırılmasının gerektiğini, davacının davalıya borcunun bulunmadığını belirterek davalı ile müvekkili arasında yapılan bayilik sözleşmesinin davalının müvekkilinin ihtiyacı olan akaryakıt ürününü tedarik etmemesi üzerine haklı sebeple feshedildiğinin kabulüne, sözleşmenin müvekkili aleyhine olan hükümlerinin iptaline, davalı lehine müvekkiline ait olan taşınmazda bayilik ilişkisi kapsamında davalı lehine tesis edilen 75.000,00 TL meblağlı ipoteğin fekkine, aynı taşınmazda 10 yıl süre ile davalı lehine tesis edilen intifa hakkının terkinine, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak yoksun kalınan 25.000,00 TL kazanç kaybı ile istasyona yönelik yapılan harcamalardan şimdilik 50.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini...
Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı/k.davalı ...Ş., 18.05.1999 tarihli sözleşme ile lehine intifa hakkı bulunan 110 ada 1 parsel numaralı taşınmazdaki kullanım hakkını 08.06.1999 tarihinde düzenlenen bayilik sözleşmesi ile davalı ... Ltd.Şti.’ne bıraktığını, davalının sözleşmenin 2.maddesinde belirtilen hükümlere aykırı davrandığını belirterek çekişmenin giderilmesi ve davalının müdahalesinin önlenmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı/k.davacı ... Ltd.Şti. ise; yanlar arasında düzenlenen 08.06.1999 tarihli ve 10 yıl süreli bayilik sözleşmesinin 04.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren 5015 sayılı yasa hükümleri uyarınca hükümsüz hale geldiğini belirterek ... Ofisi A.Ş. lehine konulan intifa hakkının kaldırılması isteğinde bulunmuştur....
Diğer davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde, eski tapu maliki ... tarafından dava konusu taşınmazın intifa hakkının 4.270.000TL bedelle ...’na devredildiğini, durumun intifa hakkı sahibi tarafından ... 25. Noterliği'nin 11.08.2014 tarih, 8119 yevmiye numaralı ihtarla davacıya bildiriliğini, ihtarın 14.08.2014 tarihinde tebliğ edildiğini, davacı vekilinin davayı çıplak mülkiyet hakkına sahip olanlara karşı devam ettiğini, intifa hakkı sahibine karşı devam etmediğini, mahkemenin de bu yönde bir kararının bulunmadığını, intifa hakkı sahibi açısından 3 aylık süre geçtiğinden ...'nun intifa hakkının korunmasına karar verilmesini, tapuda gösterilen satış bedelinin banka aracılığıyla satıcıya gönderildiğini, bu bedel üzerinden depo kararı verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne, davaya konu ......
İntifa senetlerinin çıkarılabileceği haller kanunda sınırlı sayıda sayılmakla beraber birleşme ve devralma ile halka arz işlemlerine yönelik özel düzenlemeler öngörülmüştür. Anonim şirketlerde intifa senedi çıkarılması gereken durumlarda pay sahiplerinin haklarının da gözetilerek detaylı düzenlemeler yapılması gerekmektedir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; Davacı kurucu intifa senedi sahibi olduğpunu belirterek davalı banka aleyhine açtığı işbu davada, 31.05.1991 tarihli Olağanüstü Genel Kurulda alınan kurucu intifa senetleri için temettü alacağına ilişkin ana sözleşmede yapılan (Ana Sözleşmenin 58. Maddesi ) değişikliğin yoklukla kesin hükümsüz olduğunun tespiti veya kabul edilmediğinde davacı yönünden bağlayıcı olmadığını tespitini talep ettiği tartışmazdır....
Yaylasında bulunan 6197 parsel sayılı taşınmaz için 22 yatak kapasiteli bir yıldız otel-lokanta yapılmak üzere davalı şirket lehine 21.06.1996 tarihinde başlamak üzere 49 yıllığına irtifak hakkı tesis edildiğini, irtifak hakkının tapuda yanlışlıkla intifa hakkı olarak yazılı olduğunu, davalının 22.09.2004 tarihinde çekilen ihtara rağmen irtifak hakkı bedellerini ödemediği gibi tapudaki intifa kaydının irtifak hakkı olarak düzeltilmesi isteklerini de yerine getirmediğini ileri sürerek, tapudaki irtifak hakkı şerhinin terkini ile birikmiş irtifak hakkı bedellerinin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, yararlarına irtifak hakkı tesis edilen ve özel 7 numaralı imar parseli olan taşınmaz üzerinde sözleşme gereği inşaat yapmak için başvuruda bulunduklarını, ancak ......
Bayilik sözleşmesinin sona ermesi nedeni ile bakiye intifa süresine tekabül eden intifa bedelinin iadesi talebini içeren dava, temelinde bayilik sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, sona erme tarihi itibariyle uygulanması gereken 818 sayılı BK’nın 125 maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir.Davalı bayi aynı zamanda intifa hakkı bulunan taşınmazın malik olmakla, 10 yıllık zamanaşımı süresi, alacağın istenebilir hale geldiği intifa hakkının terkin tarihi olan 29.06.2011 tarihinden itibaren işlemeye başlamış olup,10 yıllık zamanaşımı süre sonu 29.06.2021 tarihidir. İşbu dava ise 19.10.2020 tarihinde açılmış olup zamanaşımı süresi dolmamıştır. Ayrıca TMK'nın 864. maddesi gereğince, rehnin tapu kütüğüne tescil edilmesinden sonra alacak için zamanaşımı süresi işlemez. Buna göre işbu dava konusu alacak, davacı şirketler lehine verilen ipotekler ile de teminat altına alınmış olmakla, zamanaşımına uğraması söz konusu değildir....
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARAR ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasındaki anlaşma nedeni ile 4054 sayılı yasa gereği 23/08/2005 tarihli 10 yıl süreli intifa hakkının 18/09/2010 tarihine kadar grup muafiyetinden yararlanabileceği, bu tarih itibariyle intifa hakkının konusuz kaldığı ve fiilen sona erdiği, davaya konu bayilik sözleşmesinin ise kesin olarak geçersiz hale geldiği ve bu tarihten sonra tarafların rızası olmak kaydıyla 5 yılı aşmayacak şekilde yeni bir bayilik sözleşmesinin yapılmadığı yada yenilenmediği ve de bununla uyumlu olarak intifa süresinin de 5 yılı aşmayacak şekilde yenilenmediğinden intifa hakkının Rekabet yasağının süresini fiilen uzatacak şekilde kullanılamayacağı kanaatine varıldığı, davacı şirket tarafından dava konusu intifa hakkının 05/12/2012 tarihinde terkin edildiği, dava konusu intifa sözleşmesinin 23/08/2005 tarihinden 18/09/2010 tarihine kadar uygulama süresi olduğundan bu tarih itibariyle intifa hakkı sonlanmış olup,...


