A.Ş. yönünden ise, Akhisar Tapu Müdürlüğü'nün 28/08/2014 tarihli ve 13487 yevmiye sayılı intifa hakkının terkinine ilişkin resmi tescil istem belgesinde, davacının intifa hakkının terkinini ödenmiş 107.000.-YTL bedel mukabilinde talep ettiği ve bu şekilde terkin işleminin yapıldığı, davacının resmi senette terkin bedeli olarak 107.000....
Dava konusu taşınmazın tapu kaydında davacı adına tescil edilen intifa hakkının terkinine ilişkin tapu senedinin celp edilerek incelenmesi ile; intifa hakkının 28/08/2014 tarihinde, ödenmiş 107.000 YTL bedel mukabilinde terkin edildiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi neticesinde; davalı ... adına kayıtlı Manisa İli, Akhisar İlçesi, ... köyü, ...parsel sayılı taşınmazda davacı lehine, 29/08/2006 tarihinde, 15 yıl süre ile intifa hakkı tescil edildiği, intifa bedeli olarak davacı tarafından davalı ...'ye KDV dahil 1.180.000,00 TL ödeme yapıldığı, taşınmazın 23/06/2009 tarihinde davalı ... tarafından diğer davalı ...'...
Taşınmaz mal kamulaştırıldığından, mülkiyetin yerini, mahkemece saptanan kamulaştırma bedeli aldığından tespit edilen bedelin 120/58240 hissesine denk gelen paranın bir bankaya vadeli olarak yatırılarak bunun nemasının (faiz gelirinin) intifa hakkı sahibine, bu hak sona erinceye kadar ödenmesi gerektiği düşünülmeden, mahkemece bilirkişi raporunda hesaplanan bir miktar paranın intifa hakkının karşılığı olarak intifa hakkı sahibi ...'a ödenmesine ve bu pay üzerindeki intifa şerhinin terkinine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 28.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Şti'ne ödendiği iddia edilen intifa ivazının talep edildiğini, ödeme yapılmadığı takdirde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yaparak taşınmazı satışa çıkaracağını belirterek ve intifa hakkını terkin etmeyerek davacıya baskı yaptığını, davalı tarafından intifa hakkının terkini için davacı şirketin vekillerinden olan avukata intifa hakkının terkini için vekaletname verilmesinin de davalının kötüniyetli olduğunu ispat ettiğini, zira Avukatlık Kanununun 38. maddesinin b bendi gereğince davacı şirket avukatının davalının vekili olarak işlem yapamayacağını, işlem yapması halinde Avukatlık Kanunun uyarınca suç işlemiş olacağını; davacının,davalının intifa hakkını terkin etmemesi nedeniyle zarar gördüğünü ileri sürerek; intifa hakkının hükümsüzlüğünün tespiti ile tapu kaydından terkini isteğiyle eldeki davayı açmıştır....
Davalı ... vekili, müvekkilinin bayilik ve intifa sözleşmesinin tarafı olmadığını, Rekabet Kurulu kararı ile intifa hakkının hükümsüz hale geldiğini, intifa hakkının terkin edilmesinin zorunlu olmadığını, müvekkilinin taşınmazını devrettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili, mahkemenin yetkisiz olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, dava konusu sabit yatırımların 5 yıllık sözleşme süresi için verildiğini ve sürenin geçtiğini, terkin masraflarından davacının sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir....
intifa hakkının terkinine karar verilmiş olmasında da bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... dahili davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir....
Mahkemece intifa hakkının tesis edildiği tarih ile terkin edildiği tarih toplam sürenin intifa süresinden indirilmesi ile bakiye süre için kıstelyevm usulü ile davacının talep edebileceği intifa hakkı bedelinin tespiti ile bu miktar üzerinden intifa hakkı bedelinin lehine intifa hakkı terk edilen davalı ... İnşaat Taahhüt ve Petrol Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti.'nden tahsili gerektiği hususunun gözetilmemesi doğru görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 09/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Esasen TMK'nun 409/2. maddesi akıl hastalığı veya akıl zayıflığının bilirkişi raporu ile belirleneceğini öngörmüştür.Nitekim, Hukuk Genel Kurulunun 17.02.2010 gün ve 2010/19-97 E. 2010/83 K. ile 07.12.2001 gün ve 2011/14-609 E. 2011/744 K. sayılı Kararlarında da aynı hususlar vurgulanmıştır. Somut olaya gelince; dosyada mevcut 28.02.2014 tarihli Adli Tıp Kurumu raporundan asıl dava davalısı birleşen dava davacısı ...’ın intifa hakkının tesis edildiği 19.10.2009 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğu bu nedenle ... lehine kurulan intifa hakkının geçerli olduğu ve dava konusu taşınmazın ... tarafından kullanılmakta olduğu anlaşılmaktadır....
Bunun için varsa tarafların delillerinin eksiksiz toplanması, gösterdikleri tanıkların dinlenmesi, intifa hakkı sahiplerinin intifa nedeniyle gelir elde edip etmediklerini yani intifanın ekonomik olarak değerlendirme imkanını bulunup bulunmadığını tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, fiili karineden hareketle intifanın terkinine karar verilmemesi de doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı şirket vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Hukuk Muhakemeleri Kanununun 373/1. maddesi gereğince temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, 3.050,00TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, karardan bir örneğin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesine, dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 15.06.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.11.2017 tarih, 2014/1089 E. ve 2017/1316 K. sayılı kararıyla davaya konu intifa hakkının terkinine ilişkin 25.03.2014 tarihli tescil istem belgesinde davacı şirket temsilcisinin intifa hakkının terkini ile ilgili olarak "yukarıda özellikleri belirtilen taşınmaz üzerindeki lehtarı olduğunuz intifa hakkının tamamından 1.000,00 TL bedeli aldığımızdan çıplak mülkiyet malikleri lehine terkini talep ederim" ibaresinin yer aldığı, bilirkişi raporunda kalan süreye ilişkin olarak 40.316,67 TL tutarın iadesinin gerektiği belirtilmiş ise de davacı şirket yetkilisinin resmi merci önündeki açık beyanı dikkate alınarak intifa hakkına ilişkin tutar yönünden talebin yerinde olmadığı, davaya konu taşınmaz üzerinde yapılan sabit yatırımların mahallinde yapılan keşif ile belirlenen rayiç değerinin 82.010,00 TL olduğunun tespit edildiği, bu tutarın sözleşmenin sona ermesiyle sebepsiz zenginleşme oluşturduğundan iadesi gerektiği gerekçesi ile davanın...


