- K A R A R - Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 03/04/2006 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında yatırım yapılarak, istasyon geliştirme desteği olarak, istasyon zemin betonu,istasyon bina inşaatı ve bunlarla sınırlı olmamak üzere benzeri mütemmim cüz niteliğinde yapıların giderlerinin müvekkili şirket tarafından karşılandığını, Rekabet Kurulu'nun kararı üzerine taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin Rekabet Kurulu'nun belirlediği süreyi aşan kısmının geçersiz hale geldiğini, davalı bayinin sözleşmenin geçersiz hale gelen kısmı yönünden sebepsiz zenginleştiğini,davalılardan ...'a ait taşınmaz üzerinde müvekkili şirket lehine tesis edilen intifa hakkının davalı malik lehine terkinini sağlamak amacıyla müvekkili şirket tarafından 13.057,20 TL masraf yapıldığını, diğer davalılar ... ve ...'...
Bankası nezdinde kurucu intifa senedi sahibi olduğunu, kurucu intifa senetlerinin ortaklıkta bir sermaye payını temsil etmediklerinden pay senedi olmadığını ve sahibine ortaklık hakları vermediğini, bununla birlikte kurucu intifa senetlerinin sahiplerine hissedarlara özgü kar payı, tasfiye payı, rüçhan hakkı şeklinde hissedarlara özgü hakları bahşettiğini, kurucu intifa senedi sahiplerinin bu alacak haklarının banka genel kurulu tarafından değiştirilebilmesi için ya esas sözleşmede değişiklik hakkının saklı tutulmuş olması ya da hak sahibinin bu değişikliğe rıza göstermesi gerektiğini, ancak ana sözleşmede böyle bir hak saklı tutulmadığı gibi kurucu intifa senedi sahiplerinin rızasının da bulunmadığını, bu nedenle, dava dışı bankanın 31.05.1991 tarihli genel kurul toplantısında kurucu intifa senetlerinin kar payına kısıt koyma ve buna dair esas söyleşmenin 58.maddesinde yaptığı değişikliğin hukuka uygun olmadığını ve hükümsüz olduğunu ileri sürerek, bu kararın Ticaret Sicil...
ileri sürerek, dava konusu ta...ınmaz üzerinde davalılar adına tesis edilen kat irtifaklarının ve intifa haklarının iptali ile kayıtlardan terkinine karar verilmesini talep etmi...tir. 2....
Karar sayılı görevsizlik kararının bozulmasını, söz konusu talep ile; Davalının gerçek kişi olup, tacir sıfatının bulunmadığı dolayısıyla temyize konu uyuşmazlıkta görevli yargı yeri ... hukuk mahkemesi olduğu belirtilerek mahkemenin görevsizlik kararının bozulması gerektiğini, 27/02/2006 tarih ve ... yevmiye numaralı resmi senetle 10 (on) yıl süreyle davacı şirket lehine konulan intifa hakkı, rekabet kurulu kararı uyarınca 18/09/2010 tarihi itibariyle hukuken geçersiz hale geldiği, bayilik sözleşmeleri ile bağlantılı ve onlarla birlikte değerlendirilen intifa, tapuyla şerh edilmiş kira ve benzeri uzun süreli sözleşmelerin sürelerinin 5 (beş) yıllık üst sınıra uygun hale getirilmesi gerekir denilerek davacı şirket intifa hakkının tapudan terkini için vekaletname tanzim edip gönderdiği ancak daha henüz intifa şerhi terkin edilmemişken nedeni anlaşılamayan bir şekilde vekilin azledildiği, davacı şirketin elatmanın önlenmesi, tazminat ve ecrimisil talebi "tümüyle kötü niyetlidir" denilmiştir...
HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL - İNTİFA HAKKININ TERKİNİ - ECRİMİSİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil- intifa hakkının terkini, ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın tapu iptal ve tescil, intifa hakkının terkini ve ecrimisil istemleri yönünden reddine; davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ... ... A.Ş. ve ... aleyhine açılan terditli tazminat davasının reddine; davalılar ..., ... ve ... aleyhine açılan terditli tazminat davasının kabulü ile 5.833.333,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte anılan davalılardan alınarak davacıya verilmesine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1....
Taraflar arasında 13.11.2003 tarihli bayilik sözleşmesi imzalanmış, davalının maliki bulunduğu taşınmaz üzerinde 14.11.2003 tarihinden geçerli olmak üzere 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edilmiştir. Bayilik sözleşmesinin başlangıç tarihi 14.11.2003 olup, Rekabet Kurulu’nun 2002/2 sayılı tebliği uyarınca18.09.2010 tarihinde intifa hakkının konusuz hale geleceği bayilik sözleşmesinin de bu tarihte yürürlükten kalkacağı bilirkişi incelemesi sonucu saptanmıştır. Dava 11.03.2010 tarihinde açılmış olup, dava tarihi itibariyle bayilik sözleşmesi geçerliliğini korumaktadır. Kural olarak her dava açıldığı tarihteki koşullara göre karara bağlanır. Dava tarihi itibariyle bayilik sözleşmesi geçerliliğini koruduğundan zamanından önce açılan bu davanın reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Davalılar vekili, Rekabet Kurumu tebliğinin yürürlükte olduğu 01.03.2005 tarihinde 15 yıl süreli intifa hakkı tesisini içeren sözleşmeyi akdetmek ve tapuda intifa hakkının tesisini gerçekleştirmek suretiyle kusurlu olduğunu, ayrıca geçiş dönemi içerisinde (yani 18.09.2005 tarihine kadar) yasaya uyumlu hale getirerek 5 yılla sınırlamadığını, kaldı ki davacının sebepsiz zenginleşmeye dayalı taleplerinin kanunun amir hükmü gereğince zamanaşımına uğradığını, müvekkile ödenen inkişaf bedelinin amacına uygun olarak kullanıldığını, dava konusu istasyonun malikinin de işleticisinin de ...AŞ. olduğu için ödenen intifa ve inkişaf bedelinden ...'in sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davacı ......
Davacının intifa bedelini 25/08/2006 tarihli fatura karşılığında asıl dosya davalısı ... ... Tic.Kollektif Şirketi’ne ödediği anlaşılmaktadır. ... Tapu Sicil Müdürlüğünden dosyaya celp edilen tapu kaydı ve intifa resmi senedi incelendiğinde, birleşen dosya davalılarına ait taşınmaz üzerinde davacı yararına 23/08/2006 tarihinde, 572 yevmiye numarası ile 18/03/1994 tarihinde kurulan intifa hakkının bitim tarihinden itibaren, 17 yıllık ek intifa hakkının tesis ve tescil edildiği, ek intifa hakkının süresinin sonunun 18/03/2026 tarihi olduğu, ancak intifanın terkinine ilişkin resmi senet ve belgeler incelendiğinde 16/12/2010 tarihinde 1386 yevmiye numarası ile kaldırıldığı başka bir deyişle intifa hakkının terkin ettirildiği ve normal süresinden yaklaşık 15 yıl önce sonlandırıldığı görülmektedir....
TL olmak üzere toplam 325.000 TL'sini intifa hakkı karşılığı vermeyi kabul ettiğini, davacının her sözleşme yılında müvekkilden 1.200 ton (1420 metreküp) beyaz ürün(benzinler ve motorin) satın almayı, aksi takdirde satın almadığı her bir metreküp için 75 USD cezai şart olarak ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkilin sözleşme ve sözleşmeye ek olarak akdedilen protokol gereğince üzerine düşen tüm edimleri yerine getirdiğini, müvekkilin davacıdan intifa hakkı sebebiyle en az 300.000,00 TL alacaklı olduğunu, davacı yana 5 yılı aşan süreler bakımından müvekkil şirket tarafından sağlanan kazanımların eksik kalan ve tamamlanamayan süreye ilişkin tutarının ödenmesi için ihtarname gönderildiğini ancak davacının borcu ödemediğini belirterek; intifa hakkından kaynaklanan alacaklarının güncel değerinin tespiti ile taraflarına ödenmek üzere depo edilerek intifa hakkının terkinine, davacının davasının usulden ve esastan reddi ile tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir....
yevmiye numaralı ihtarı ile 26/7/2007 tarihinden geçerli olmak üzere ... lehine 15 yıl iki ay süreli intifa hakkı ile imzalanan bayilik sözleşmesinin 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanunun 4 ve 56.maddeleri gereğince 9/5/2012 tarihinden itibaren geçersiz hale geldiği , söz konusu anlaşmaların yenilenmeyeceği bu nedenle taşınmaz üzerinde tesis edilen intifa hakkının tapudan terkin edilmesi hususunun bildirildiği, davalının intifa hakkının her ne sebeple olursa olsun süresinden önce sonlandırılması nedeniyle müvekkili tarafından keşide edilen Kadıköy ...Noterliğinin 10/5/2012 tarih ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile söz konusu protokol feshedilerek davalıya ödenen satış teşvik primi demirbaş ve yatırım bedellerinin talep edildiği ancak davalı tarafın ödeme yapmadığını, davalı tarafça süresinden önce sonlandırılan intifa hakkına konu taşınmaz üzerinde müvekkili tarafından sabit nitelikte yatırım ve demirbaşlar sağlandığını, ancak bunların davalı tarafça müvekkiline iade edilmediğini...


