WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

Mahkemece, intifa hakkının terkini isteminin reddine, karşı davanın ise kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davacı-k.davalı ... ve davalı ... temyiz etmiştir. Dava, bayilik sözleşmesi nedeni ile tesis edildiği ileri sürülen intifa hakkının terkini, karşı dava ise intifa hakkına elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesinde öncelikle “intifa hakkı” ve “bayilik sözleşmesi” kavramlarının açıklanması, sonra da bu kavramların rekabet hukuku açısından değerlendirilmesi gerekecektir. Bilindiği gibi, Türk Medeni Kanununun 794. maddesindeki tanıma göre intifa hakkı taşınırlar, taşınmazlar hatta haklar veya bir malvarlığı üzerinde tesisi mümkün olan ve hak sahibine konusu olan şeyden yararlanma hakkı veren bir irtifak türüdür. Taşınmaz mallar üzerinde intifa hakkı, resmi senedin düzenlenerek tapuya tescili ile, taşınırlar üzerinde ise taşınır eşya zilyetliğinin intifa hakkı sahibine geçirilmesiyle kurulur....

Mahkeme gerekçesinde bayilik sözleşmesinin sona ermemesi nedeniyle intifa hakkı bedelinin istenemeyeceği belirtilmiş ise de dosya kapsamından taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin sona erdiği anlaşılmakta olup, mahkemece intifa hakkının terkinine ilişkin tapu sicil müdürlüğünden verilen talep formu ve terkin belge örneği de getirilerek kalan süreye ilişkin intifa hakkı bedelinin tahsil edilip edilmediği, tahsil edilmemiş ise kalan süreye ilişkin intifa bedelinin tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.7.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu kayıtlarında intifa hakkının kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; hüküm fıkrasında belirtilen şekilde davanın kabulüne dair verilen 14.6.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin dava değeri yönünden reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, taraflar arasındaki boşanmayı sağlayan ve boşanmanın feri hükümlerini düzenleyen 17.1.2003 tarihli protokol uyarınca mülkiyeti davacıya geçirilen 97 parsel sayılı taşınmazdaki 2 ve 3 numaralı bölümlerde davalı yararına konulan intifa hakkının kaldırılması istemine ilişkindir....

- K A R A R - Dava, bayilik ve intifa sözleşmeleri kapsamında ödenen intifa ve sabit yatırım bedellerinin Rekabet Kurulu Kararı ile kullanılamayacak süreye tekabül eden kısmının sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde tahsili istemine ilişkindir. Davalılar vekili, davanın bir yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığını, intifa hakkının tapuda terkin edilmediğini, müvekkillerine ödenen intifa bedeli bulunmadığını, bildirerek davanın reddini istemiştir....

Bu durumda dava konusu taşınmazların maliki tarafından dava açılmayarak muvafakat edilen toplulaştırma işleminin intifa hakkı sahibi tarafından iptalinin istenilmesi, malikin aleyhine olacak şekilde, Medeni Kanun hükümleri ile düzenlenen intifa hakkının kapsamının ve bu hak sahibine sağlanan hakların genişletilmesi dolayısıyla da sübjektif dava ehliyetinin mülkiyet hakkının önüne geçirilmesi sonucunu doğuracak olup, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınmış olan mülkiyet hakkının bu yolla sınırlandırılamayacağı tartışmasızdır. Davacının dava konusu taşınmazlarda mülkiyet değil, intifa hakkı sahibi olduğu ve taşınmazın maliki tarafından da söz konusu toplulaştırma işleminin iptali istemiyle dava açılmadığı göz önünde tutulduğunda, 5403 sayılı Kanun kapsamında yapılan toplulaştırma uygulamasına ilişkin işlemin iptali istemiyle malik olmayan intifa hakkı sahibi davacının dava açmasının hukuken mümkün olmadığı sonucuna varılmaktadır....

nin maliki olduğu taşınmaz üzerinde müvekkili şirket lehine 06/09/2005 tarihinden başlamak üzere 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, intifa bedelinin tamamının peşin olarak ödendiğini, intifa hakkı süresince ticari ilişkinin devam edeceği inancıyla davacı şirketin akaryakıt istasyonunun faaliyetinin geliştirilmesi ve iyileştirilmesi amacıyla önemli değere sahip yatırımlar yapıldığını, Rekabet Kurumu'nun duyurusu kapsamında 18/09/2010 tarihine kadar muafiyet kapsamında olan intifa hakkının bu tarihten sonra 5 yıl süreyle devamı hususunda dava dışı ... ... ... Ltd....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.08.2005 gününde verilen dilekçe ile intifa hakkının terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 699 ada 139 parsel kaydına davalı yararına konulan intifa şerhinin kaldırılması istemiyle açılmıştır. Mahkemece, dava kabul edilmiş, hükmü davalı ... Spor Genel Müdürlüğü temyiz etmiştir. Türk Medeni Kanunun 794.ncü maddesi hükmü uyarınca intifa hakkı taşınırlar, taşınmazlar, haklar veya bir mal varlığı üzerine kurulabilir. Bu hak intifa hakkı sahibine konusu üzerinde tam bir yararlanma yetkisi sağlar....

Markası altında bayilik faaliyeti gerçekleştirilen taşınmazda akdedilen sözleşmeler ve protokol kapsamında davacı şirket lehine 02.09.2026 tarihine kadar intifa hakkı verilip, tapu siciline tescil edildiğini, intifa hakkı bedelinin davalılara ödendiğini, Rekabet Kurumunun kararları gereği intifa hakkının 01.09.2013 tarihinde sona ereceğini, 01.09.2013 ile 02.09.2026 tarihleri arası davacı yanca yerine getirilmiş edimler kapsamında davalıların sebepsiz zenginleşmelerine yol açtığını 01.09.2013 tarihi sonrası döneme tekabül eden intifa hakkı ile teknik yatırımlar için ödenen bedellerin 12.03.2009 tarihine kadar güncellenmiş değerini davalıların iadesi gerektiğini belirterek 377.003,00 TL'nin davalı ...''dan 211.562.00 TL.'nin ...'dan 211.396,00 TL.'nin ...'dan, 2.015,617,00 TL'nin davalı şirketten 12.03.2009 tarihinden işleyecek ticari temerrüt faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar, davanın reddini istemişlerdir....

borcuna mahsup edildiği iddiasının da doğru olmadığını, taraflar arasında yapılan intifa sözleşmesinde ve tapuya tescil edilen intifa senedinde kesinlikle bu şekilde iadeye ilişkin bir hüküm bulunmadığını, intifa senedinde de görüleceği üzere intifa hakkının süresinden önce kaldırılması halinde davacının iddia ettiği gibi sadece ve müvekkilinin intifa hakkının terkinini talep etmesinin durumuna hasretilmiş olmadığını, intifa sözleşmesi ve intifa senedi hükümlerine göre davacı yanında süresinden önce intifa hakkı kaldırma hak ve yetkisinin bulunmadığını, açıklanan nedenlerle hukuka ve usule aykırı olan davanın reddine, davacı tarafın %20' den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir....

Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.11.2017 gün ve 2015/961 - 2017/1097 sayılı kararı bozan Daire'nin 20.11.2019 gün ve 2018/2446-2019/5223 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, davalının maliki olduğu ve davacı lehine 20.09.2007 günü 17 yıl 9 ay 4 gün için intifa hakkı tesis edilen taşınmazın, akdedilen bayilik anlaşması gereğince davalıya (bayii) tevdi edildiğini, intifa hakkı kapsamında davalıya faturalar karşılığı ödeme yapıldığını, ancak Rekabet Kurulu kararı gereğince anlaşmaların öngörülen süreden önce olmak üzere 20.09.2012 tarihi itibariyle sonlandığını, taşınmazda davacı lehine tesis edilen hukuksal tasarruf hakkı kapsamında davalıya peşin olarak...

UYAP Entegrasyonu