Mahkemece davanın görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir. 3194 sayılı İmar Kanununun 17/son maddesi hükmü ve 11.02.1959 gün ve 17/15 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, davaya bakma adli yargının görevi dahilindedir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre yapılan incelemede; Davacılar adına kayıtlı 9360/12 parsel sayılı taşınmazda ... Belediye Encümeninin 12.09.2003 gün ve 288 sayılı imar uygulaması ile %35 oranında Düzenleme Ortaklık Payı kesildiği, akabinde ... Büyükşehir Belediyesi Meclisinin 15.11.2013 tarih ve 392 sayılı kararı ile imar planı değişikliği kabul edilerek 30 metrelik yol genişliğinin 40 metreye çıkartılması nedeniyle, taşınmazda inşaat yapılabilmesi amacıyla davacıların 08.10.2015 tarihinde 82,44 m2'lik kısmı rızaen yola terkettikleri anlaşılmıştır....
un dava konusu 2409 ada 1 parsel sayılı taşınmazda 125/19950, 2037 ada 37 parsel sayılı taşınmazda ise 125/53010 hissesi bulunmakta iken davalı idare tarafından yapılan imar uygulamasında davacı murisinin 2409 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki hissesi 125/302400, 2037 ada 37 parseldeki hissesi 125/803520 olarak kabul edilmek suretiyle dağıtım cetveli düzenlendiği ve bu hisseler üzerinden düzenleme ortaklık payı kesilip, yer tahsis edildiği anlaşılmıştır. Bu itibarla; davacı murisinin payı küçültülerek imar uygulamasına tabi tutulduğundan, tapudaki hissesi ile imar uygulamasında dağıtım cetvelinde gösterilen hissesi arasındaki fark tespit edilip, bu kısma kamulaştırmasız el atıldığı kabul edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğinden bahisle görev nedeniyle usulden reddine karar verilmesi; Doğru görülmemiştir....
Bilindiği üzere, gerek 3194 Sayılı İmar Kanununun 18. maddesi, gerekse 3290/2981 Sayılı Kanunun 10/C maddesine göre belediyeler, yerleşim yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların planlarını, fen, sağlık ve çevre koşullarına uygun biçimde oluşturulmasını sağlamak amacıyla imar sınırı içinde bulunan binalı ve binasız arsa ve arazileri maliklerinin veya diğer hak sahiplerinin olurlarını aramaksızın "hamur kuralını" uygulamak suretiyle birbirleriyle, yol fazlası ile kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, bağımsız, paylı veya kat mülkiyet esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya resen tapu işlemlerini yapmaya yetkilidir. 3194 sayılı İmar Kanununun 17. maddesinde ise; "Belediye veya Valilik, kendi malı olan veya imar planlarının tatbiki sonucu kamulaştırmadan artan parçalarla, istikameti değiştirilen veya kapanan yol ve meydanlarda hasıl olan sahalardan müstakil inşaata elverişli olmayan parçaları...
Mahkemece, taşınmazı davalının imar uygulamasından çok sonra kayda güvenerek satın aldığını ve davacıların da imar uygulamasının iptaline yönelik idare mahkemesine açtıkları bir davanın bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü davacılar vekili temyize getirmiştir. 1-Yapılan yargılamaya toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacılar vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacıların murisi ... 12 ada 72 parsel sayılı taşınmazda 6/80 pay sahibi iken 2981 Sayılı Kanun uyarınca yapılan imar çalışmaları sonucunda bu payına 1.377.000 TL değer takdir edilerek ipotek karşılığı ... Kara adına kayıtlı 197 parsele katıldığı ve bu sebeple muris lehine 13.12.1990 tarihinde ipotek tesis edildiği, taşınmazı davalı ...’in ipotekle yükümlü olarak 1992 tarihinde satın aldığı anlaşılmaktadır....
Hâl böyle olunca, çekişme konusu taşınmaz ve çekişme konusu taşınmazla birlikte imar işlemine tabi tutulan 1160, 6769 ada 1 ve 2, 7629 ada 1 ile 7630 ada 1 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle ve dayanak belgeleriyle (üzerindeki şerhleri de gösterir biçimde, kütük sayfaları, tapulama tutanakları, imar uygulamaları, imar parseline sıralı tescile esas dağıtım cetvelleri - ifraz-tevhit-taksim belgeleri, mahkeme kararı, resmi akitler vb.) birlikte (birbirini takip edecek, denetlenecek ve tamamının okunaklı olmasına dikkat edilecek şekilde) ilgili Tapu Müdürlüğünden getirtilmesi, Hazine adına kayıtlı payın iktisap nedeninin açıklığa kavuşturulması, iktisap sebebi belirlendikten sonra anılan payın vakfına dönmesi koşullarını taşıyıp taşımadığının kısaca taşınmazın vakıf malı olup olmadığının belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar gözardı edilerek denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre...
Islah imar planları belediye ve mücavir alanlar içinde veya dışında mevcut gecekondu bölgelerinde ve hisseli arazilerde yapılır. Ancak imar planı mevcut olup da, üzeri imar planına ve mevzuata aykırı yapılarla dolu olması nedeni ile bu planın uygulanma olanağının kalmadığı yerlerde de ıslah imar planlarının yapılması söz konusu olabilecektir. 2981 Sayılı Yasaya göre yapılan ıslah imar planları imar affı sebebine dayalı özel amaçla yapılan planlar olup, şehir planlarını düzenleyen 3194 Sayılı İmar Yasasına göre yapılan düzenlemeye aykırı olamaz. Bu nedenle 2981 Sayılı Yasaya göre tapu tahsis belgesi verilen yerde 3194 Sayılı Yasaya göre imar uygulaması yapılmış ise artık 2981 Sayılı Yasalara göre ıslah imar uygulamasını araştırmaya gerek yoktur....
Dosya içeriği ve toplanan delillere göre, davacı belediyenin maliki olduğu çekişme konusu taşınmazın belediye meclis kararı olmaksızın, kesinleşen mahkeme kararı ile sahteliği sabit olan belediye encümen kararı gereğince davalı kooperatife yapılan satış işlemi hukuken geçersiz olup, bu şekilde oluşan sicil kaydı 4721 sayılı TMK'nın 1025. maddesinde düzenlenen yolsuz tescil niteliğindedir. Ayrıca, davalı kooperatif tarafından taşınmazda adına pay tahsis edilen diğer davalı ...'...
Davalı, dairesinde yakıttan yararlanmadığını, kalorifer tesisatının bulunmadığını ,taşınmazda kat irtifakı ve kat mülkiyetinin kurulmadığını belirterek davanın reddini istemiştir . Mahkemece, davacının davasının kısmen kabulüne; 5.181,76 TL asıl, 3.787,80 TL işlemiş faiz, alacağının, asıl alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davaya konu taşınmazda dava tarihi itibariyle kat irtifakı ve kat mülkiyeti kurulmadığından uyuşmazlık, Kat Mülkiyeti Yasasına göre çözülemez, genel hükümlere göre çözülmelidir. Sebepsiz zenginleşme, bir kimsenin mal varlığının haklı (geçerli) bir sebep olmaksızın diğer bir kimsenin mal varlığı aleyhine çoğalması (zenginleşmesi) demektir. Sebepsiz zenginleşmenin borç doğurmasının sebebi zarar değil, alacaklının (davacının) mal varlığında meydana gelen eksilmedir....
Bilindiği üzere, gerek 3194 Sayılı İmar Kanununun 18. maddesi, gerekse 3290/2981 Sayılı Kanunun 10/C maddesine göre belediyeler, yerleşim yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların planlarını, fen, sağlık ve çevre koşullarına uygun biçimde oluşturulmasını sağlamak amacıyla imar sınırı içinde bulunan binalı ve binasız arsa ve arazileri maliklerinin veya diğer hak sahiplerinin olurlarını aramaksızın "hamur kuralını" uygulamak suretiyle birbirleriyle, yol fazlası ile kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, bağımsız, paylı veya kat mülkiyet esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya resen tapu işlemlerini yapmaya yetkilidir. 3194 sayılı İmar Kanununun 17. maddesinde ise; "Belediye veya Valilik, kendi malı olan veya imar planlarının tatbiki sonucu kamulaştırmadan artan parçalarla, istikameti değiştirilen veya kapanan yol ve meydanlarda hasıl olan sahalardan müstakil inşaata elverişli olmayan parçaları...
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tanıkların beyanlarının davacının imar ve ihyasına ilişkin yeterli bilgi ve görgüye dayalı olmadığı ve 11.07.2018 tarihli jeodezi bilirkişi raporunda incelenen ... fotoğraflarına göre dava konusu taşınmazda imar ve ihya çalışmalarının 1978 yılında yapılmış olduğu, taşınmazda kagir ev bulunmasının tek başına imar ve ihyayı göstermediği, bu suretle davacının davasının ispatlayamadığı, dava konusu yerin ilk imar çalışmalarından geriye doğru 20 yılı aşkın süredir davacının kullanımında olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine ilişkin verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu görüldüğünden, ...nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davacılar vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B....


