"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki asıl ve birleştirilen davada tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Dava konusu 6091 ada 9 parsel sayılı taşınmazın UYAP sisteminde bulunan TAKBİS kaydı üzerinden yapılan güncel sorgulamaya göre imar uygulaması nedeniyle pasif durumda bulunduğu anlaşılmakla güncel tapu kaydının tedavülleriyle birlikte ve bu taşınmazda yapılan imar uygulamasına ilişkin tüm evrakların temini ile Dairemize gönderilmesi için dosyanın MAHALLİNE İADESİNE, 04.12.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.Başkan...
Dosyanın incelenmesinden, imar planında "T-K (tercihli kullanım)" kararı getirilmiş taşınmazda beton santrali yapılmak üzere 24.3.2004 günlü, … sayılı inşaat ruhsatının verildiği, dava konusu 11.4.2006 günlü, … sayılı işlemle de anılan ruhsatın iptal edildiği anlaşılmaktadır. Öncelikle, uygulaması gereken husus, imar mevzuatına göre herhangi bir taşınmazın imar planında öngörüldüğü amaç dışında kullanılmak üzere yapılaşamayacağıdır. 11.4.2006 günlü, … sayılı inşaat ruhsatına konu beton santralinin niteliği itibariyle imar planında sanayi alanı olarak belirlenmiş bulunan taşınmazda yapılacağı noktasında duraksama bulunmamaktadır. Uyuşmazlıkta ise, anılan taşınmaza yürürlükte olan imar planı ile sanayi alanı fonksiyonu getirilmemiş, taşınmaz "T-K (tercihli kullanım)" alanına ayrılmıştır....
Bozma ilamında özetle;"...çekişmeli taşınmazın imar öncesinden itibaren tedavül kayıtlarının ve krokilerinin getirtilmesi, gerek kadastral kayıtlar, gerekse imar kayıtları mahalline keşfen uygulanarak mevcut müdahalenin imar uygulaması nedeniyle oluşup oluşmadığının ve yıkıma konu edilen yapının yer aldığı taşınmazda davalının imar öncesinde hukuken korunmaya değer bir hakkının bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması, davalının annesine tebaan kullanım savunmasının araştırılması, müdahalenin imar uygulaması ile oluştuğunun ve davalının imar öncesi bir hakkının bulunduğunun belirlenmesi halinde, yukarıdaki ilkeler çerçevesinde değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve uygulama ile hüküm kurulması isabetsizdir." denilmiştir. Bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılamada Mahkemece; davanın reddine dair verilen karar süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahalli bilirkişi beyanlarının dikkate alınmadığını, taşınmazda çok önceleri teraslama yapıldığını, taşınmazda kaya olmasının imar ihyayı etkilemediğini, bilirkişi raporunun eksik olduğunu, kabule göre de, Hazine adına tescil kararı verilirken davalının taşınmazda zilyet olduğunun beyanlar hanesine şerh edilmesine karar verilmemesinin hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C....
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahalli bilirkişi beyanlarının dikkate alınmadığını, taşınmazda çok önceleri teraslama yapıldığını, taşınmazda kaya olmasının imar ihyayı etkilemediğini, bilirkişi raporunun eksik olduğunu, kabule göre de, Hazine adına tescil kararı verilirken davalının taşınmazda zilyet olduğunun beyanlar hanesine şerh edilmesine karar verilmemesinin hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C....
Belediyesi tarafından davacı ... ile diğer davacıların murisi .... adına 31.07.1985 tarihli tapu tahsis belgesi düzenlendiğini, buna göre.... Köyü... ada ...parsel sayılı taşınmazda müvekkillerince yapılan tek kat yığma binanın işgal ettiği yerin 151,91 m2 olup imar uygulaması sonucunda müvekkillerine tahsisli taşınmazın 2189 ada 7 parsel numarasıyla davalı ... Belediyesi adına tescil edildiğini, tapunun devri için davalı belediyeye başvurulmasına rağmen başvurunun reddedildiğini ileri sürerek davalı adına kayıtlı tapunun iptali ile müvekkilleri adına tescilini talep etmiştir. Davalı ... vekili, zamanaşımı itirazında bulunarak davanın esastan da reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir....
Dosya kapsamında yapılan incelemede; mahkemece 08.04.2015 tarihinde gidilen keşif sonrasında 11.05.2015 tarihinde düzenlenen Fen , Mülk , İnşaat ve Ziraat bilirkişilerinin ortak raporunda, parselin kuzey ve batı hududunda kadastral yol bulunuğu, taşınmazın A harfiyle gösterilen 22,55 m2 lik kısmına yol reglaj (yol düzeltme) çalışmalarından kaynaklanan tecavüz olduğunun tespit edildiği, imar durumuna göre ise 373m2 imar yolu kamulaştırma alanında kaldığının görüldüğü, imar durumunda belirtildiği gibi imar uygulaması ve imara göre yola terk işlemi yapılması halinde tecavüzlü olduğu tespit edilen A harfli yerin de imar yolunda kalacağı tespit edilmiştir....
Birleşen davada davacılar vekili, 2 parsel sayılı taşınmazda 1996 yılında yapılan imar uygulaması ile arazi kayması olduğunu, imar uygulaması neticesinde ağaçların davalının arazisinde kaldığını, davalının arazisine ağaç dikilmesinin söz konusu olmadığını açıklayarak, 2 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki limon, zeytin, mandalina ve şeftali ağaçlarından oluşan muhdesatın vekil edenlerine ait olduğunun tespitine ve 49.345 TL muhdesat bedelinin vekil edenlerine ödenmesine karar verilmesini istemiş, davalı vekili davanın reddini savunmuştur....
Hukuk Dairesinin 18/10/2018 gün 2017/2373 esas 2018/6544 karar sayılı ilamı ile “dava konusu taşınmazda 14.01.1969 tarihinde kat mülkiyeti kurulmuş olup, bilirkişi raporunda kat mülkiyetine geçiş tarihi olan 1969 tarihinde arsa paylarının orantılı olarak dağıtılıp dağıtılmadığının tespit edilmesi gerektiği belirtilmişse de, bağımsız bölümlerin değerinde ve dolayısıyla arsa paylarının tespitinde dikkate alınmayan, bu nedenle arsa payları arasında orantısızlığa yol açan somut ve haklı nedenler ortaya konulmadığı, dava konusu taşınmazda 1969 yılında kat mülkiyeti kurulduğu dikkate alındığında aradan geçen süre zarfında taşınmazda arsa paylarına herhangi bir itiraz olmadığı, bağımsız bölümlerin, kat mülkiyetinin kurulduğu tarihteki değerlerinin yukarıda açıklanan unsurları ve bu belirlemeye göre tapu sicilinde kayıtlı arsa paylarında düzeltilmesi gereken, bir yanlışlık olduğu konusunda mahkemece herhangi bir değerlendirme ve gerekçe içermeyen soyut ve genel ifadeli bilirkişi raporu esas alınarak...
Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi İle İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "İmar parsellerinin oluşturulması ve dağıtımındaki esaslar" başlıklı 10. maddesinde; “İmar parsellerinin oluşturulması ve dağıtımında aşağıdaki esaslar dikkate alınır. a) Düzenlemeyle oluşacak imar parsellerinin mümkün mertebe aynı yerdeki veya yakınındaki eski parsellere tahsisi sağlanır. b) Plan ve mevzuata göre korunması mümkün olan yapıların tam ve hissesiz bir imar parseline intibak ettirilmesi sağlanır. c) Mal sahibine tahsis edilen miktarın bir imar parselinden küçük olması veya diğer teknik ve hukuki nedenlerle müstakil imar parseli verilmemesi halinde, imar parselasyon planları ve imar durumu belirlenmiş düzenleme alanlarında yapılacak binaların toplam inşaat alanı veya bağımsız bölüm adetleri belirtilen imar adaları veya parselleri, kat mülkiyetine esas olmak üzere hisselendirilebilir.” hükmüne yer verilmiştir....


