WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın imar uygulamasından önce kamulaştırma sınırı içinde olduğunu, bu nedenle tel çit içerisinde alındığını, ancak sonrasında imar uygulaması yapıldığını ve Hazine ve şahıslar adına ağaçlandırılacak alan olarak tahsis ve tescil edildiğini, ağaçlandırılacak alan olması, ağaçların tahrip olmaması amacı ile koruma amaçlı olarak tel çitin yerinde bırakıldığını, ... ve ... tarafından açılan tespit davası sonrasında tel çitin kaldırıldığını, ancak ... tarafından açılan kamulaştırmasız el atma davasının ise kabul edildiğini ve Yargıtayca kararın onanması nedeniyle hükmedilen bedelin ödendiğini, bugün ise tel çitin yerinde olmadığını, imar planında ağaçlandırılacak alan kullanımına ayrılmış, bu haliyle yapılaşma açısından kısıtlı sayılan ve üzerinde kuruma ait herhangi bir tesis bulunmayan ve tel çit içerisinde kalma durumu olmayan taşınmazın 18 yıl önce kamulaştırma sınırına yönelik tel çit içine alınmasından...

Hâl böyle olunca; Mahkemece yapılması gereken iş, öncelikle taraflara ait taşınmazların imar öncesinden itibaren tedavül kayıtlarının ve krokilerinin getirtilmesi, gerek kadastral kayıtlar, gerekse imar kayıtları mahalline keşfen uygulanarak dava konusu binaların bulunduğu alanın imar öncesi hangi parsel veya parsellerde kaldığının belirlenmesi, bu hususun fen bilirkişi raporuna yansıtılması, akabinde niza konusu binaların yaşları da tespit edilerek imar öncesi mi, yoksa imar sonrası mı inşâ edildiklerinin saptanması, bu şekilde imar ile oluşan bir taşkınlığın olup olmadığının tereddüte mahal bırakılmayacak şekilde tespiti ile, var ise davalının imar öncesinde hukuken korunmaya değer bir hakkının bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması, davalının bu işlem öncesi bir hakkının bulunduğunun belirlenmesi hâlinde, (yani yapıların imar ile taşkın hale geldiğinin belirlenmesi durumunda) davacıya kaim bedel depo ettirilmek suretiyle el atmanın önlenmesi ve yıkım kararı verilmesi, benzer...

Noterliğinin 18.04.2003 tarihli ve 2199 yevmiye No.lu satış sözleşmesi ile satın aldığını, iki defa imar uygulaması geçiren taşınmazların parsel numaralarının değiştiğini, imar uygulamasından sonra belediye sorgulamasında söz konusu arazide 18 nci madde uygulandığını ve parselinin değiştiğini belirterek, 386 ada 4 parsel ile 334 ada 6 No.lu parseldeki davalılar adına oluşan hisselerin iptali ile müvekkilinin adına tapuya tesciline, mümkün olmadığı takdirde şimdilik 5.000,00 TL tazminata karar verilmesini talep etmiş, tazminat isteğini 530.169,82 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 21 ada 1 parselde hisse sahibi babası ...'dan 06.02.1987 tarihinde ... Noterliğinin 2340 yevmiye numaralı gayrimenkul hisse satış vaadi senediyle hissesini satın aldığını ve 11.06.2003 tarihinde bu satış vaadini tapuya şerh ettirildiğini, daha sonra bu yerin toplamda babası üzerindeki 3/7 hisseyi kendi adına aldığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III....

Bu alanlarda beş yıllık imar programı süresi içinde, birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerine göre işlem tesis edilerek parsel, kamu mülkiyetine geçirilmek zorundadır. Bu süre en fazla bir yıl uzatılabilir. Parsel maliklerinin hisselerini idareye hibe etmeleri veya bedelsiz devretmeleri durumunda, idare devir işlemlerini bedel almaksızın gerçekleştirmekle yükümlüdür. Bu işlemler için parsel maliklerinden hiçbir vergi, resim, harç, döner sermaye ücreti ve herhangi bir ad altında bedel alınmaz. Kamu kullanımına ait sosyal, kültürel ve teknik altyapı alanlarının, Hazine veya kamu mülkiyetindeki alanlarla trampa yapılması hâlinde, şahıs veya özel hukuk kişilerinden hiçbir vergi, resim, harç, ücret, döner sermaye ücreti ve herhangi bir ad altında bedel alınmaz....

dan satın aldığını, taşınmazı davacının kullandığını, 2016 yılında yapılan imar uygulamasından sonra malik ...'ün burayı ...'a devrettiğini, bu işlemin takas niteliğinde olduğunu, taşınmazın en son ...'e yine düşük bir bedelle satıldığını, bu satışların muvazaalı olduğunu ileri sürerek öncelikle tapu iptali ve tescili, mümkün olmadığı takdirde bedelin ödenmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili süresinde sunmuş olduğu cevap dilekçesinde; Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesinde belirtilen hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini, taşınmazın kadastrosunun 1991 yılında yapıldığını, satış senedinin kadastro tespitinden öncesine ait olduğunu, bedel iadesi talebine ilişkin zamanaşımı def'inde bulunduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur. III....

İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) Ek Madde-1 inci maddesi: “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır. (İptal: Anayasa Mahkemesinin 20/12/2018 tarihli ve E.: 2016/181 K.: 2018/111 sayılı Kararı ile)” (EK cümle: 16.11.2022-7421/3 md.)...

Bakılmakta olan davada uyuşmazlık, 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesine dayanılarak verilmiş yapı kayıt belgesinden kaynaklı bir satış talebi üzerine idare tarafından tesis edilen işlemden kaynaklanmaktadır....

Diğer yandan, davalının taşkın durumunun imar uygulamasından kaynaklandığı yönündeki beyanına itibar edilerek temliken tescil isteğinin kabulüne karar verilmiş ise de dosyada mevcut bilirkişi raporlarından dava konusu taşınmazların kadastro parseli olduğu ve imar işlemine tabi tutulmamasına rağmen mahkemece davalının iyiniyetli olup olmadığı hususunun doğru değerlendirilmediği görülmüştür. Ayrıca, mahkemece temliken tesciline karar verilen kesimin ana taşınmazdan ifraz edilmesinin mümkün olup olmadığı onay makamı olan İl İdare Kuruluna sorulmamıştır. Kabule göre de, davacının parselinden ifraz ve tevhid edilen taşınmaz parçasının bedeli, davalı tarafa depo ettirilmeden hüküm kurulması da doğru görülmemiştir. Mahkemece, değinilen hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir....

İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde; hak düşürücü sürenin dolduğunu, imar planının iptali yönünden görev itirazlarının bulunduğunu, keşif sırasında yola terkin olduğunun ortaya çıktığını, bu konuda hesaplama yapılmadığını, bu alandan idarelerinin sorumlu olmadığını, imar planı yapan belediyenin sorumlu olduğunu, davacılar tarafından bedelsiz devredilen kısmın hesaplardan düşülmediğini, el atma tarihindeki nitelikleri esas alınarak değer biçilmesi gerektiğini, belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C....

Davalı, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, muhtar olması nedeniyle arsa sahipleri ile davacılar arasında aracılık yaptığını, davacıların da parasını ödeyerek üçüncü kişilerden tapularını aldıklarını, taşınmaz satımında resmi satış dışındaki satışların geçersiz olduğunu, taşınmazın mülkiyetinin harici satış sözleşmesi ile nakledilemeyeceğini, davacılara yer satmadığını, tapudaki hissesinin imar uygulamasından geldiğini, davacı taraf ile imar uygulaması sebebiyle ortak olduğunu, ortaklığın giderilmesi davasını açtıktan sonra davacıların bu davayı ikame ettiklerini, davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava, Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı temliken tescil istemlerine ilişkindir. TMK'nın 684 ve 718. maddeleri hükümleri gereğince yapı, üzerinde bulunduğu taşınmazın mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) haline gelir ve o taşınmazın mülkiyetine tabi olur....

UYAP Entegrasyonu