WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlunun icra mahkemesine başvurusu, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan ilamlı icra takibinde, icra müdürlüğünce, İİK'nun 150/e maddesine dayalı olarak tapu sicilindeki İİK'nun 150/c şerhi kaldırıldığı halde kıymet takdiri yapılmasının ve raporun tebliğe çıkarılmasının yasaya aykırı olduğu nedeniyle yapılan işlemlerin ve takibin iptali talebi olup, yasal dayanağı İİK. nun 150/e maddesidir....

Anılan ilama dayanılarak ilamlı icra takibi yapılamaz. Bu nedenle takibin iptali gerekir ise de; borçlu-itiraz edenin talebi takibin kısmen iptaline ya da ödeme emrinin kısmen düzeltilmesine yöneliktir. Taraflar arasındaki kira bedeli....Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 03.03.2011 tarih 2008/1661-2011/332 Esas- Karar sayılı ilamı ile 01.01.2009 tarihinden itibaren aylık 2.400,00 TL'ye çıkarılmıştır. Artık aylık kira bedelinin bu miktar üzerinden hesaplanması gerekir. Bilirkişinin sadece 2009 yılı için artırılan bedeli dikkate alması doğru olmadığı gibi bu husus borçlu-itiraz edenin özellikle 16.11.2011 havale tarihli talebi ile de uyuşmamaktadır. Mahkemece aylık kira bedellerinin kira tespit ilamına göre -2- 2013/2441-5274 hesaplanması yönünde bilirkişiden ek rapor alınması ve ilamlı takipte borçlunun kabul ettiği miktarla sınırlı takibe devam olunacağı nazara alınarak bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile sonuca gidilmesi doğru değildir....

İcra Müdürlüğü'nün 2016/3927 Esas sayılı dosyasından ilamlı takip başlatmıştır. O halde yukarıdaki açıklamalar nedeniyle daha önce takip konusu edilmeyen aynı ilama dayalı alacakların harcı yatırılarak aynı takip dosyası üzerinden tahsili gerektiğinden istemin kabulü ile ikinci takibin iptali gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili; müvekkilinin açtığı ... 11....

Mahkemece bir işin yapılmasına ilişkin olmak üzere verilen eda hükmü içeren kararlar ilamlı icraya konu edilebilir. Takibe dayanak ilam, anlaşmalı boşanma protokolünün onaylanması mahiyetinde olup, yıllık eğitim öğretim ücreti, yıllık bakıcı ücreti ve bakıcı yol ücreti yönüyle ilamlı icra takibine konu edilemeyeceği anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece, dayanak ilamın yıllık eğitim öğretim ücreti, yıllık bakıcı ücreti ve bakıcı yol ücreti yönüyle eda hükmü içermemesi nedeni ile bu alacak kalemlerinin tahsili için ilamlı takip konusu yapılamayacağı dikkate alınarak bu kısımlar yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hüküm tesisi ve istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir....

İcra takibinin dayanağı ilamın iş akdinin feshinin geçersizliğine, davacının işe iadesine ilişkin olduğu, anılan ilam likit bir alacağın tahsiline ilişkin bir hüküm içermediğinden ilamlı icra yoluyla infaz edilebilecek özellikte değildir. Ancak icra dosyasının incelenmesinde, şikayet başvurusu yapıldıktan sonra dosya borcunun borçlu şirket tarafından ödendiği ve dosyanın infazen işlemden kaldırılmasına karar verildiği, İcra Müdürlüğü'nün 02.07.2015 tarihli karar içeriğinden anlaşılmaktadır. Borçlu tarafından yapılan ödemenin ihtirazi kayıtla yapılmış olması halinde dayanak ilamla ilamlı takip yapılamayacağından takibin iptali gerekeceği, ihtirazi kayıtsız yapılmış olması halinde ise şikayet tarihinden sonra dosya borcu ödenmiş olması nedeni ile şikayetin konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinden Mahkemece, bu hususun araştırılması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru değildir....

Maddede hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip yapılabilecek kişiler sınırlı olarak sayılmıştır. Somut olayda şikayetçi ...'ın genel kredi sözleşmesinin müşterek borçlu-müteselsil kefili olduğu, ayrıca asıl borçlu ve ipotek veren sıfatı bulunmadığı görülmektedir. Bu durumda kendisi hakkında İİK'nun 150/ı maddesinde göre ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip yapılamaz. O halde şikayetçi ... yönünden ipotekli takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, bu borçlu yönünden de şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4.eğildir....

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ........2010 tarih, 2010/90 Esas ve 2010/224 Karar sayılı ilamına istinaden takip başlatılmış, davacı - borçlular ilama aykırılık nedeniyle takibin iptali ile tazminata hükmedilmesini istemiş; Mahkemece takibin iptali ile takip tutarının % 40’ı oranında tazminata karar verilmiş, hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Sair temyiz itirazları yerinde değilse de, İlamlı takiplerde istemin reddi ya da kabulü halinde tazminata hükmolunacağına dair yasal bir düzenleme bulunmadığı halde, Mahkemece alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesi isabetsizdir. Kararın bu sebeple bozulması gerekir ise de; yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını icap ettirmediğinden, Mahkeme kararının düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir. SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2012/... Esas, 2013/......

Fıkra hükümlerine de dayanarak doğrudan iflas talebinde bulunduğu, davaya dayanak ilamlı takibin iptaline karar verildiğine göre, bu durumda Mahkemece ilamlı takibinin iptaline ilişkin İcra Mahkemesi kararının akıbetinin ve İcra mahkemesince verilen karara karşı kanun yollarına başvuruda bulunulup bulunulmadığının araştırılarak, kanun yoluna başvurulmuş ise İstinaf incelemesi sonucu ortadan kaldırılması veya temyiz incelemesi sonucu bozulması halinde ve takibin usulüne uygun yapıldığına sonuç itibariyle karar verilmesi halinde, yargılama yapılarak İİK 177/4 fıkrası gereğince değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi, İcra mahkemesinin takibin iptaline ilişkin kararının bu şekilde kesinleşmesi halinde ise, davacının dayandığı İİK 177/1 ve 2....

Usul ekonomisi ilkesine göre takibin ve icra faaliyetlerinin mümkün olduğunca kısa sürede, basit ve ucuz şekilde sonuçlandırılması gerekir. Bu ilkenin unsurları, takip hukukundaki görünümüne göre takibin makul sürede tamamlanması, takibin makul giderle tamamlanması ve takibin düzenli bir şekilde yürütülmesi olarak ifade edilebilir. Usul ekonomisi ilkesi takibin her aşamasında gözetilmesi gereken bir ilkedir. Takibin makul sürede ve makul giderle tamamlanabilmesi için, takibin düzenli bir şekilde yürütülmesi gerekir. Takibin düzenli bir şekilde yürütülmemesi karmaşaya ve gereksiz gider yapılmasına sebep olacağı için aynı zamanda takibin makul sürede tamamlanması ve takibin makul giderle tamamlanması unsurlarının da ihlal edilmesi sonucunu doğurur. 16. Somut olay incelendiğinde ise; İstanbul 21. İcra Dairesinin 2011/16238 E. sayılı dosyasında alacaklı tarafından İstanbul 15....

UYAP Entegrasyonu