WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Temyiz Eden: Davacı vekili Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, ödeme emri ve kıymet takdir rapor tebligatlarının usulsüz olduğu ve meskeniyet iddiasına dayalı şikayet ve faize itiraza ilişkindir....

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesiyle de sabit olduğu üzere, davacının istemi kendisine gönderilen 89/2 ihbarname ve tekitlerinin usulsüz tebliğ edildiğine ilişkin olduğu, davacı bu istemini yargılama sırasında verdiği 18/02/2021 tarihli dilekçesi ile lokal hale getirmiş ve bu dilekçe ile artık şikayetin İİK 89/2 haciz ihbarnamesinin tebliğine ilişkin olduğunun sabitlendiği, mahkemece müdürlüğe toplam 4 kere yazı yazıldığı, gelen cevaplardan da anlaşılacağı üzere davacıya herhangi bir ihbarname çıkartılmadığı, her ne kadar alacaklı kendisine verilen sürede 89/2 ihbarnamesine ilişkin bir belge sunmuş ise de, bu belgenin mühürsüz ve imzasız olması itibarıyla kabulünün mümkün olmadığı, dolayısıyla mahkemenin bu yöndeki tespitinin yerinde olduğu, İİK 8. maddenin a fıkrasında icra ve iflas dairelerince yapılacak her türlü ... ve işlemlerin uyap üzerinden yapılacağı emredilmiş, bunun yöntemi de gene İcra İflas Yönetmeliğinin...

Şti. tarafından talep edilen tazminata ilişkin değerlendirme ve takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu..." şeklinde tespit edilmiştir. Denetime açık ve gerekçeli bilirkişi ek raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Dava, İİK 89. maddesi hükmü uyarınca açılan menfi tespit istemine ilişkindir....

Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın 15 günlük hak düşürücü süre geçirildikten sonra açılmış olup artık davacının iddialarının dinlenmesinin mümkün olmadığını, bu itibarla davanın esasa dahi girilmeksizin usulden reddi gerektiğini, davacı her ne kadar ıttıla tarihlerinin değiştiğini iddia etmekteyse de haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiğine ve ıttıla tarihinin 31/03/2023 tarihi olarak düzeltilmesine ilişkin davacı tarafından açılmış dava da .... İHM'nin 2023/... Esas sayılı dosyası kapsamında reddedildiğini, buna göre davacının haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğine ilişkin açmış olduğu davanın reddedildiğini, bu davada da ilgili iddiaların dinlenemeyeceği gözetildiğinde; hak düşürücü sürenin geçirilmiş olduğu dikkate alınarak davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin merkez adresi ... kayıtlarıyla da sabit olduğu üzere ... 'de olduğunu, buna göre; işbu davaya bakmaya ......

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kanunun öngördüğü şekil şartlarına uygun olarak düzenlenmeyen haciz ihbarnamelerinin iptaline yönelik şikayet istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1., 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, ... 2., 2004 sayılı İİK md. 89, 3. İİK md. 14, İİK Yönetmeliği'nin 42., 43. ve 44. maddeleri, 4., İİK md.16/2, 3....

İlgili Hukuk İİK md. 127.,134, 3....

Davacı talep sonucunda açıkça İİK 89/3 maddesine uyarınca dava açtığını ileri sürmediği, bu sebeple İİK 72 maddesi uyarınca menfi tespit davası açtığının değerlendirilmesi halinde de davacının takibin borçlusu olmadığı, davacının sadece takip sebebiyle İİK 89 maddesi uyarınca takip borçlusunun alacağının davacının zimmetinde sayıldığı kişi olduğu, davacının davalıya karşı İİK 72/2 ve 72/3 maddesi uyarınca menfi tespit davası açması da mümkün olmadığı değerlendirilmekle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....

A.Ş deki alacağına İİK 89/1. maddesi uyarınca haciz ihbarnamesi göndererek 12.01.2007 tarihinde ihtiyati haciz uyguladığını, şikayet edilenin ise borçlu hakkında yaptığı icra takibinde borçlunun 3. kişideki alacağına haciz koymak için gönderdiği haciz ihbarnamesinin alo post yöntemiyle 15.01.2007 tarihinde 3. kişiye ulaştığını, 3. kişinin borç miktarı itibariyle haczi koymadığını belirttiğini, bunun üzerine şikayet edilenin talebi üzerine 3. kişiye tekrar müzekkere yazıldığını, tebligatın usulsüz olduğunu, müvekkili bankanın kamu bankası olması nedeniyle ilk hacze iştirak ettirilmesi gerektiğini ileri sürerek, sıra cetvelindeki sıralarına itiraz etmiştir. Şikayet edilen vekili, müvekkil bankanın haczinin kesin haciz, şikayet edenin haczinin ise ihtiyati haciz olduğunu, tebligatın usulüne uygun olduğunu savunarak, şikayetin reddini istemiştir....

Esas sayılı şikayet davası açıldığını, borçluya karşı açılan menfi tespit davası İİK 89/3 bakımından ön sorun olacağından usul ekonomisi gereği işbu davanın borçluya yöneltilmesinde müvekkilinin hukuki menfaati olduğunu, İİK 89/3'e dayalı menfi tespit davasının alacaklıya karşı açılsa da takip borçlusunu davalı olarak göstermesine engel bir durum olmadığını, müvekkiline gönderilen 89 haciz ihbarnamelerinin hukuka aykırı olduğundan merci şikayeti yapıldığını, bu şikayet neticesinin beklenmesi gerektiğini, ilgili icra dosyasının direkt olarak davalı şahsa karşı başlatılmadığını, esas takip borçlusu dava dışı ... olduğunu ve davalı şahsın kendisine gönderilen 89 ihbarnamelerine itiraz etmediğinden ilgili borcun zimmetinde sayıldığını ve dosyaya borçlu olarak eklendiğini, yetki belgesinde ise vekil edenin ... Ltd. Şti.'nin olduğunu, dosya alacaklısı davalı ... A.Ş. olduğunu, vekaletname bilgilerinin ... A.Ş.'...

İcra Müdürlüğü’nün 2019/2108 E. sayılı dosyasında ödeme emrinin tebliğ edildiği adresin haciz ihbarnamelerinin gönderildiği adres olmadığı, dolayısıyla öncelikle bilinen adrese çıkmayan tebligat usulsüz olup 103 davet kağıdının tebliğinin TK 21/2’ye göre yapılması usulsüzdür. Netice itibari ile 103 davet kağıdının tebliği usulsüz olduğu gözetilerek şikayet süresinin buradan başlatılması yerinde olmayıp haciz ihbarnamelerine ilişkin şikayetin süreden reddi yerinde değildir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında haciz ihbarnamelerinin tebliğine ilişkin usulsüzlük değerlendirilmek suretiyle oluşak sonuca göre karar vermek üzere Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Şikayetçinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10....

UYAP Entegrasyonu