WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Somut olayda, 16.08.2018 tarihli satış kararında; "yeteri kadar satış ilanının hazırlanarak ilgililere tebliğine, tebliğ yapılamaması halinin satışa engel teşkil etmemesine..." karar verilmiş olup, bu ihaleye ilişkin satış ilanının, borçlu Tursan Ulaşım Hizm. Tic. AŞ.'...

nun, vergi levhasını sunarak iş yerinin kendisine ait olduğunu beyan etmesine, bilinen son adresin bu adres olmasına rağmen, tüm tebligatların doğrudan mernis adresine çıkarıldığı, İİK.nun 89/1 tebligatına süresinden sonra yapılan 25.11.2011 kayıt tarihli itirazında, tebligatın usulsüzlüğünden bahsetmediği gibi, mahkemeye de usulsüz tebliğ şikayetinde bulunmadığı, İİK.nun 89/2-3 tebligatlarından sonra 17.2.2012 tarihinde öğrendiğini belirterek süresinde itiraz ve usulsüz tebliğ şikayetinde bulunduğu anlaşılmıştır. O halde mahkemece 89/2 haciz ihbarnamesi tebliğ tarihinin 7201 Sayılı Yasanın 32.maddesi de gözetilerek 17.02.2012 olarak düzeltilmesine, usulüne uygun olarak 89/2 haciz ihbarnamesi çıkarılmadan 89/3 haciz ihbarnamesi çıkarılamayacağından veya çıkarılırsa bile hükümsüz sayılacağından dolayı 89/3 haciz ihbarnamesinin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin tümden reddi isabetsizdir....

nun, vergi levhasını sunarak iş yerinin kendisine ait olduğunu beyan etmesine, bilinen son adresin bu adres olmasına rağmen, tüm tebligatların doğrudan mernis adresine çıkarıldığı, İİK.nun 89/1 tebligatına süresinden sonra yapılan 25.11.2011 kayıt tarihli itirazında, tebligatın usulsüzlüğünden bahsetmediği gibi, mahkemeye de usulsüz tebliğ şikayetinde bulunmadığı, İİK.nun 89/2-3 tebligatlarından sonra 17.2.2012 tarihinde öğrendiğini belirterek süresinde itiraz ve usulsüz tebliğ şikayetinde bulunduğu anlaşılmıştır.   O halde mahkemece 89/2 haciz ihbarnamesi tebliğ tarihinin 7201 Sayılı Yasanın 32.maddesi de gözetilerek 17.02.2012 olarak düzeltilmesine, usulüne uygun olarak 89/2 haciz ihbarnamesi çıkarılmadan 89/3 haciz ihbarnamesi çıkarılamayacağından veya çıkarılırsa bile hükümsüz sayılacağından dolayı 89/3 haciz ihbarnamesinin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin tümden reddi isabetsizdir.  ...

"İçtihat Metni" K A R A R İİK nun 89. maddesi uyarınca gerçeğe aykırı beyanda bulunmaktan cezalandırılması ve tazminattan sorumlu tutulması istenilen sanıklar ..., ... ve ...’in yapılan yargılamaları sonunda; Beraatlerine ve tazminata ilişkin talebin reddine dair ( KADIKÖY ) 2. İcra Mahkemesinden verilen 12.04.2006 gün ve 274 esas, 490 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi müşteki vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından 11.12.2006 günü daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü: Şikayet edilmediği halde, borçlu ... Sanayi Limited Şirketinin gerekçeli karar başlığında yanlışlıkla davalı – sanık olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir. 1.)...

Davalı İhale alıcısı ... cevap dilekçesinde; şikayet konusu ihalenin usule uygun olduğu ve sair şekilde iddialar ile davanın reddini talep etmiştir. III....

nun alacağı olduğu iddiası ile 22/09/2022 tarihinde 89/1 haciz ihbarnamesi gönderdiğini, süresinde itiraz edilmemesi üzerine 17/10/2022 tarihinde ikinci ihbarname tebliğ edildiğini, davacı şirkete gönderilen 1. ve 2. haciz ihbarnamelerinin tebligatlarının usulsüz olduğunu, bu nedenle şirketin Uets hesabına yapılan 3. haciz ihbarnamesi ile haberleri olduğunu, bunun üzerine Antalya 7. İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosya ile şikayet yoluna başvurulduğunu, davacının takip borçlusu ... İnşaat Turizm Ve Tic.Ltd.Ştiine ,...'e , ...'na söz edildiği gibi bir borcu bulunmadığını, 2004 sayılı Kanun 89/3 maddesi gereğince belirtilen 15 günlük sürede açılan davanın Antalya Genel İcra Müdürlüğü ......

Maddesi kapsamında şikayet davasının konusu olup usulsüz tebligat iddiasını incelemekle görevli olan mahkeme icra hukuk mahkemesi olduğunu, yine aynı şekilde usulsüz tebligat iddiası İ.İ.K. 16. Maddesi gereği 7 günlük şikayet süresine tabi olup bu nedenle davacının haksız davasının reddi gerekmekte olduğunu, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... Tarihli ... Esas, ... Karar sayılı kararının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, bilindiği üzere, İİK m. 89'a göre borçlunun 3. Kişilerdeki hak ve alacağı talep edilebileceğini, davalının alacaklı olduğu Kayseri ... Dairesi ... Esas sayılı dosyasının borçlusu olan ...'in alacaklı olduğu icra dosyalarının sorgusu yapıldığında kayseri ... dairesi ... esas sayılı dosyasında diğer davalı ... ile davacı ...'...

Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet edilen alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Alacaklı temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar etmekle birlikte istinaf başvurusu süresinin tefhimden başlamayacağını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; ödeme emri tebligat işleminin usulsüz olduğuna dair şikayete ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK md 16., TK md. 10.,35., 3....

Limited Şirketi’ne söz edildiği gibi bir borcu bulunmadığını, doğmamış ve mevcut bulunmayan hak ve alacaklar üzerine haciz konulamayacağından doğmamış hak ve alacak haczi yönünden itirazda bulunduklarını, belirtilen nedenlerle tüm haciz ihbarnamelerine itiraz ettiklerini, gönderilen tüm haciz ihbarnamelerinde belirtilen borç miktarlarının farklı yazıldığını, belirtilen nedenle ihbarnamelerin geçersiz olduğunu, haciz ihbarnamelerinin usulsüz olarak tebliğ edildiğini, davalı tarafın posta memurlarının hukuku bilmemesinden faydalandığını ve usulsüz tebligatlara rağmen davacı hakkında işlem yapmaya devam ettiğini, 89/1 Birinci haciz ve 89/2 İkinci haciz ihbarnamelerinin tebliğ mazbatalarından da görüleceği gibi posta memurunun bina yöneticisi, bina görevlisi ya da komşularına sormadan şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün sağlayacak şekilde gerekli araştırmayı yapmadan doğrudan muhtara tebliğ edildiğini, yapılan tebliğlerin usulsüz olması nedeniyle tebligatların iptalinin gerektiğini...

Az yukarıda yapılan açıklamalar ışığında denilebilir ki; borçlunun "ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediği" yönündeki talebi, maddi hukuka dayalı bir sebepten kaynaklanmadığından, takip hukukuna ilişkin böyle bir talebin şikâyet yoluyla ileri sürülmesi gerektiği kuşkusuzdur. Somut olayda; borçlunun talebinin açıkça, takip konusu yapılan alacağın ödendiği iddiasıyla takibe itiraza ilişkin olduğu, İcra Hâkimliğine tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin yöntemine uygun olarak yapılmış bir şikâyet bulunmadığı anlaşılmaktadır. İtiraz dilekçesinde borçlunun, takip konusu alacaktan kaynaklanan nedenlerle takibin iptalini istediği, talebini takip hukukuna ilişkin olan usulsüz tebligat iddiasına dayandırmadığı belirgin olduğuna göre; direnme kararında sözü edilen, borçlunun "haricen haberdar olduğuna" dair beyanının, usulsüz tebligat iddiasını da kapsadığına dair düşüncenin kabulüne olanak bulunmamaktadır....

UYAP Entegrasyonu