İİK.nın 281/2 maddesine göre hakim, davada alacaklının talebi üzerine iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında ihtiyati haciz kararı verebilir. Bu maddede sözü edilen ihtiyati haciz, aynı yasanın 257 vd. Maddelerinde düzenlenen ihtiyati hacizden ve HMK.nın 389. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbirden farklı ve özel nitelikli bir haciz türüdür. Bu ihtiyati haciz türünde, alacağın tahsilinin temini için borçlunun diğer mallarına değil, doğrudan doğruya iptale tabi tasarrufun konusu olan mallar üzerine haciz konulması söz konusudur. Bu nedenle İİK.nın 281/2 maddesi uyarınca ihtiyati haciz niteliğinde olan ihtiyati tedbir kararı verilmesi halinde HMK.nın 394. maddesindeki sürelerin uygulama yeri bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece ihtiyati hacze yapılan itirazın esastan incelenmesi, talepte bulunan ...'...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda 22.09.2025 tarihli ara karar ile "....Kanun koyucu, ihtiyati tedbir hakkında karar verecek olan hakime geniş bir takdir alanı bırakmışsa da; hakim, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemeli ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararında belirtmelidir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, kanunun öngördüğü ölçüde ispat edilememişse veya yaklaşık da olsa ispatı yargılamayı gerektiriyorsa ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir. Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesi sonucu; alacağın varlığı ve miktarı konusunda yaklaşık ispat koşulu oluşmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/12/2023(Ara Karar) NUMARASI: 2023/772 Esas - 2024/113 Karar TALEP: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/02/2024 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Talep, anonim şirket genel kurul kararının ticaret siciline geçici tescili istemli davada ihtiyati tedbir yoluyla geçici tescil kararı verilmesi, istemidir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır....
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/125 D.İş sayılı 11/03/2016 tarihli ihtiyati haciz kararının uygulanması talebi üzerine icra müdürlüğünce yukarıda özetlenen tedbir kararından sonra borçlu şirketin mal varlığına haciz konulduğu, 15/03/2016 tarihinde ise örnek 10 ödeme emri düzenlenerek icra takibine geçildiği, borçlunun ibraz ettiği tedbir kararı doğrultusunda takibin durdurulmasına, ancak icra müdürlüğünce hacizlerin kaldırılması talebinin reddine karar verildiği görülmektedir. Şu durumda, ticaret mahkemesinin 01/03/2016 tarihli tedbir kararında ihtiyati haciz ve tedbir uygulamalarının da durdurulmasına karar verilmiş olup, ihtiyati haciz kararı ve bu karar kapsamında hacizlerin uygulanması tedbir kararından sonraki tarihli olduğundan mahkemece ihtiyati haciz kapsamında konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre mahkemece, davanın ve uyuşmazlığın esasını halleder şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesi HMK’nun 394/5’ne aykırı olduğundan mahkemece davalı vekilinin itirazının kabul edilerek tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken itirazın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir....
'da ihtiyati tedbir zımnında ihtiyati haciz talebi şeklinde yasal bir düzenleme olmadığı görülmekle ihtiyati tedbir talebinin 6100 s.HMK.nun 389-396.m.leri hükümlerine gerekçeli göre ara kararı oluşturulmuş ise de ,ihtiyati haciz talebi yönünden 2004 s.İİK.nun 257.m.si hükmüne göre ayrı değerlendirilmesi ve 6100 s.HMK.nun 297.m.si hükmüne göre dosya kapsamındaki tüm taraf delilleri kapsamına göre olumlu veya olumsuz gerekçeli ara kararı verilmesi gerektiği anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf talepleri bu yön itibariyle yerinde görülmüştür....
Davacı ihtiyati tedbir isteyenin talebi öncelikli olarak şirket genel kurulunda alınan kararların icrasının durdurulması olduğu halde bu talepler hakkında inceleme yapılmadan kayyım talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş; genel kurul kararlarının icrasının durdurulması talebi öncelikle incelenmek üzere ara kararın kaldırılması, ihtiyati tedbir talepleri yeniden incelenmek üzere kararın ara kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 6....
Somut olayda, icra takibinin belirtilen bu tedbir kararından sonra 04.06.2014 tarihinde başlatıldığı, 03.06.2014 tarihinde... Asliye Ticaret Mahkemesi’nden alınan 2014/205 D. İş sayılı ihtiyati haciz kararına istinaden alacaklı vekilinin talebi üzerine ve yine 05.06.2014 tarihide tedbir kararından sonra ihtiyati haciz yazılarının yazıldığı görülmektedir. Bu durumda tedbir kararında, “…ihtiyati hacizlerin…tedbiren önlenmesi …” hüküm altına alındığına göre, bu tedbir kararı; tedbir kararından sonra verilen ihtiyati haciz kararlarının uygulanmasına ve ihtiyati haciz işlemlerinin yapılmasına engeldir. Tedbir kararında açıkça bu yönde karar verildiği için artık ihtiyati haciz yapılmasına imkan bulunmamaktadır....
Yoksa eldeki uyuşmazlık gibi, konusu tescilli sınai mülkiyet hakkının davacıya karşı kullanılması olmayan bir davada, tescilli sınai mülkiyet hakkının kullanılmasının önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararının verilebilmesi mümkün değildir. Zira bu durumda tüm talepler açısından dava şartı olarak aranan hukuki yarar şartı da anılan ihtiyati tedbir talebi yönünden sağlanmamış bulunmaktadır. Bu durumda, mahkemece, karşı tarafın dava konusu markayı kullanmasının önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir isteminin açıklanan gerekçelerle reddine karar verilmesi gerekirken, yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK.'...
müdürün, şirketin akaryakıt istasyonunu kendi şirketlerine devrettiğini, şirketin hiçbir ticari faaliyetin kalmadığını, hissedar kardeşler arasındaki ağır ihtilaf sebebiyle mevcut müdürün kötü niyetle, sulh protokolünde müvekkiline verilmesi kararlaştırılan taşınmazları yok pahasına satma niyeti olduğuna dair duyumlar aldıklarını ileri sürerek mahkemeden daha önce verilmiş olan ihtiyati tedbir kararının genişletilerek şirkete ait bütün taşınmazların satılmaması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece 14.02.2018 tarihli ara kararla ihtiyati tedbir talebinin reddedilmesi üzerine de mahkemeye vermiş olduğu 26.02.2018 havale tarihli dilekçeyle bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur....


