Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 25/03/2008 tarih ve 2008/22 D.iş sayılı kararı ile çeklerin icra takibine konu edilmemesi, çek bedellerinin alacaklı müvekkiline ödenmemesi konusunda teminat karşılığında 25/03/2008 tarihinde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, davalılar ... A.Ş. tarafından bu ihtiyati tedbirin uygulanmasına bağlı muhtemel zararların teminatını teşkil etmek üzere 02/04/2008 tarihinde 403.500,00 TL lik teminat senedi düzenlendiğini, müvekkili tarafından anılan davalılar aleyhine bahsi geçen çek alacaklarının tahsili için ... 2. İcra Müdürlüğünün 2008/5796 sayılı dosyası üzerinden 31/03/2008 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından müvekkili aleyhine menfi tespit ve çeklerin iadesine ilişkin dava açıldığını ve belirtilen teminat senedinin sunularak iş bu takibin 03/04/2008 tarihinde ihtiyati tedbir kararı ile durdurulduğunu, ancak ... 2....
ın ise 26.600 TL alacağı olduğunu ileri sürerek, dava konusu alacakların temini bakımından MV "..." gemisi üzerine davacılar lehine kanuni rehin hakkının tesisini teminen geminin seferden meni konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, ihtiyati tedbir talebi kabul edilmezse İİK'nun 257/4. maddesi gereğince MV "..." gemisi üzerine ihtiyati haciz kararı vazına, gemi alacağı mahiyetindeki alacaklar için TTK’nun 1236.maddesi uyarınca kanuni rehin hakkı tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir....
Mahkemece, 18.07.2012 tarihli ön inceleme celsesinde “… dava konusunun para ile ölçülebilen bir değer olması ve bu durumda uygulanacak tedbirin ihtiyati tedbir değil ancak ihtiyati haciz olabileceği kabul edilmekle…” gerekçesi ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Bunun üzerine davacılar vekili tarafından ihtiyati haciz kararı verilmesi istenmiştir. Mahkemece, davacılar vekilinin ihtiyati haciz talebi, % 5 teminat verilmesi karşılığında kabul edilmiş ve davalı şirketin banka hesabındaki alacaklarına, araçlarının ve taşınmazlarının kayıtları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiştir....
Sözkonusu ara kararı davalı vekili istinaf etmiş olup dilekçesinde özetle; İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için kanunun aradığı şartlar gerçekleşmediği, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için bulunması gereken yaklaşık ispat koşulu da somut olayda gerçekleşmediği, Kaçak elektriğin kullanıldığına dair video kayıtlarının mevcut olduğu, kaçak elektrik kullanımı ispat olunduğu, tedbirin %20 teminat mukabilinde verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu, verilen ihtiyati tedbir kararı, ortaya çıkacak kamu zararının engellenmesinin önüne geçtiği, İhtiyati tedbir kararının meydana getirebileceği sonuçların Mahkemece hiçbir suretle değerlendirilmediği, davalı şirketin Anayasal haklarına aykırılık oluştuğu, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, davalı şirket tarafından tahakkuk edilen alacak miktarının %100'ünün teminat olarak depo edilmesine karar verilmesini talep etmiştir....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ihtiyati tedbir isteminin reddi kararına ilişkin kararın kaldırılması talebi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK, 6098 sayılı TBK, 6201 sayılı TTK 3. Değerlendirme Talep, ihtiyati tedbir isteminin reddi kararına ilişkin kararın kaldırılması talebine ilişkindir....
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçelerinde talep edilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepleri ile ilgili olarak; dava konusu davalı şirket paylarının üçüncü kişilere devrinin engellenmesi bakımından her türlü devir ve temliki önleyecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesi taleplerinin kabulüne, bu talep dışında kalan şirket kayıt ve defterlerinin mahkemece muhafaza altına alınmasına, şirket aktiflerinin azaltılmaması yönünden şirkete ait tüm taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacakları üzerine ve davalı şirketin faaliyetlerinden elde edilecek gelirlerin de mahkemece belirlenecek bir banka hesabında nemalandırılmasına, tedbiren şirkete yönetim kayyımı atanmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi taleplerinin ve davalı gerçek kişiler yönünden tazminat talepleri nazara alınarak menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyaten haciz...
Sözkonusu ara kararı davalı vekili istinaf etmiş olup dilekçesinde özetle; İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için kanunun aradığı şartlar gerçekleşmediği, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için bulunması gereken yaklaşık ispat koşulu da somut olayda gerçekleşmediği, Kaçak elektriğin kullanıldığına dair video kayıtlarının mevcut olduğu, kaçak elektrik kullanımı ispat olunduğu, tedbirin %15 teminat mukabilinde verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu, verilen ihtiyati tedbir kararı, ortaya çıkacak kamu zararının engellenmesinin önüne geçtiği, İhtiyati tedbir kararının meydana getirebileceği sonuçların Mahkemece hiçbir suretle değerlendirilmediği, davalı şirketin Anayasal haklarına aykırılık oluştuğu, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, davalı şirket tarafından tahakkuk edilen alacak miktarının %100'ünün teminat olarak depo edilmesine karar verilmesini talep etmiştir....
Yargılama sonucunda elde edilebilecek sonucu önceden sağlayan ve davaya konu uyuşmazlığı esastan çözecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gibi talep edenin iddiasının yargılama gerektirdiği durumlarda ihtiyati tedbir yada haciz kararı verilemez. Mahkemece kural olarak, esas uyuşmazlığı çözecek tarzda ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir. (Bkz. KURU/ARSLAN/YILMAZ, s. 561). Bu doğrultuda Sayın Mahkemenizce hukuka aykırı olarak verilen icra veznesine yatacak paranın alacaklı müvekkile ödenmemesine dair ihtiyati tedbir kararının hukuka aykırı olduğu ve işbu ihtiyati tedbir kararı nedeniyle müvekkilin telafisi imkansız zararlara maruz kaldığı açıktır. Öncelikle işbu haksız ihtiyati tedbir kararının kaldırılarak hukuka aykırılığın ortadan kaldırılması gerekmektedir....
Bu nedenle çeklerin tedavülüne engel olacak şekilde tedbir talebinin tarafı olmayan üçüncü kişiler aleyhine ödeme yasağı kararı verilmesi yasal olarak mümkün olmadığından Mahkemece üçüncü kişiler aleyhine talep edilen ihtiyati tedbirin reddine karar verilmesi isabetli olup, aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. İstinaf dilekçesi sunulmadan önce Mahkemece 03/02/2025 tarihli ek kararı ile kısmen verilen ihtiyati tedbir kararının talep eden tarafından esas hakkında dava açıldığında dair dosyaya bilgi sunulmadığından kalkmış sayıldığının tespitine karar verildiğinden tedbir talep edenin teminatın kaldırılması veya azaltılması yönündeki istinaf talebinin de reddine karar verilmiştir....
tedbir kararı verilebilir....


