icranın devamına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına vaki icranın taleplerinin AYM kararına dayanması sebebi ile teminatsız olarak durdurulmasına, yapılacak inceleme neticesinde de yargılamanın iadesi taleplerinin kabulü ile kesinleşmiş mahkeme kararının kaldırılarak istinaf taleplerinin kabulü ile dosyanın istinaf mahkemesine gönderilmesine ve dava giderleri ile avukatlık ücretininde davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 15.01.2023 tarihli dilekçesinde özetle; davalılar vekilinin talebinin hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak adli yardım talebinde bulunulduğunu belirterek talebin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Somut olayda, mahkememizce daha önce verilen adli yardım talebinin reddine ve bununla bağlantılı olarak istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin kararlar yargısal denetimden geçerek kesnleşmiştir....
Davalı alacaklı vekili, ileri sürülen iddianın yargılamanın iadesi sebebi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre Ceza Mahkemesi kararının Hukuk Mahkemesi için bağlayıcı olmadığı,daha önceki red kararının sadece hazırlık beyanlarına göre verilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargılamanın iadesi maddi anlamda kesinleşmiş veya kesin olarak verilen kararlara karşı tanınmış bir kanun yoludur. Maddi anlamda kesin hüküm gücü bulunmayan kararlara karşı yargılamanın iadesi yoluna gidilemez. İcra hukukunda istihkak davası sonunda verilen kararlar maddi anlamda kesin hükm teşkil etmediğinden bunlar hakkında bu yola başvurulamaz....
Bu haliyle, borçlunun icranın iadesini isteyebilmesi için İİK'nun 40/2. maddesi gereğince bozmadan sonra verilecek hükmün kesinleşmesi zorunludur. Somut olayda; takip dayanağı ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 20/10/2010 tarihli 2007/392 esas 2010/519 karar sayılı kararının Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 2014/6130 esas ve 2014/14155 karar sayılı ilamı ile bozulduğu, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/26 esas sayılı dosyası ile yeni kayıt aldığı, 4/12/2015 tarih ve 2015/26 esas 2015/418 karar sayılı kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, bu kararın 11/02/2016 tarihinde kesinleştiği, borçlunun buna istinaden İİK 40/2 hükmü gereğince ilamın ortadan kalkması sebebiyle yatırılan paranın iadesi talebinin İcra Müdürlüğünce 09/03/2016 tarihinde reddedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, şikayetin kabulü ile dayanak ilamın ortadan kalkması nedeniyle paranın iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....
İcra Müdürlüğü'nün 2012/10838 E. sayılı icra takibinde 11.07.2012 tarihli genel ticari kredi sözleşmesine dayanılmakla birlikte, davalının böyle bir sözleşmenin varlığını kanıtlayamadığı, bu nedenle davacının 11.07.2012 tarihli Genel Ticari Kredi Sözleşmesi'nden kaynaklanan sorumluluğundan söz edilemeyeceğinden davacının davalıya borçlu olmadığının kabulü gerektiği, icra takibi nedeni ile davacıdan tahsil edilen miktarların icranın iadesi yolu ile davacıya geri ödenmesi gerektiği, davalının icra takibi yapmakta haksız olmakla birlikte kötü niyetli olarak icra takibi yaptığı kanıtlanamadığı için davacının tazminat isteme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalıya Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2012/10838 E. sayılı icra takibi nedeni ile borçlu olmadığının tespitine, tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
Somut olayda davacı --------- yargılamanın yenilenmesi istemini HMK'nın 443. maddesine dayandırmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun "Yargılamanın iadesi" başlıklı 443.maddesinde "Yargılamanın iadesine ilişkin yukarıdaki Sekizinci Kısmın Üçüncü Bölümü hükümleri, niteliğine uygun düştüğü şekilde tahkime de uygulanır. Tahkimde, yargılamanın iadesi sebeplerinden sadece 375 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c), (e), (f), (g), (h), (ı) ve (i) bentleri uygulanır. Yargılamanın iadesi davası mahkemede görülür. Yargılamanın iadesi talebi kabul edilirse mahkeme,------- kararını iptal eder ve uyuşmazlığı yeniden bir karar verilebilmesi için ----- veya ------------ kuruluna gönderir. Bu durumda hakem veya hakem kurulu 421 inci maddeye göre yeniden seçilir veya oluşturulur." şeklinde belirtilerek aynı Kanunun 375. maddesine göndermede bulunmuştur....
Bu nedenle borçlunun icranın iadesini isteyebilmesi için (İİK.nun 40/2. maddesi gereğince) bozmadan sonra verilecek hükmün kesinleşmesi zorunludur. Somut olayda Baro Hakem Kurulu kararına dayalı olarak başlatılan takipte 12.04.2004 tarihinde icra dosyasına borçlular tarafından 3.506.000.000 TL ödeme yapıldığı, ilamın bozulduğu alacaklı tarafından açılan karşı davanın reddine karar verildiği ve bozmadan sonra verilen hükmün 14.02.2012 tarihinde kesinleştiği görülmektedir. Bu durumda borçluların yeni ilama göre reddedilen alacağı daha önce dosyaya yatırmış olmaları nedeniyle alacaklıdan muhtıranın tebiğ tarihinden itibaren faizi ile geri istenilmesi yönündeki taleplerinin kabulü gerekir. İstemin reddine dair İcra müdürlüğü kararı doğru olmadığından şikayetin kabulü gerekirken, İİK.nun 40. maddesi gözardı edilerek ilamda paranın iadesi öngörülmediği gerekçesi ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
İcranın eski hale iadesi için ayrıca bir mahkeme hükmüne gerek yoktur. Şu durumda mahkemece davacının borçlu olmadığının tespiti ile yetinilmesi gerekirken ayrıca icra takibinin iptaline karar verilmesi doğru değildir. Ne var ki bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın 1. bendinde yazılı bulunan "takibin iptaline" cümlesinin silinmek suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 2.75 TL bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, 130.25 TL bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, 01.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Borçlulara çıkarılan örnek 4-5 icra emrinde istenen miktarın “7 gün içinde ödenmesi ve bu süre içinde ödenmez ise tetkik merciinden veya Yargıtay'dan veya Mahkemesine iadesi yolu ile ait olduğu Mahkeme'den icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmesi” yönündeki ihtarın yer aldığı anlaşılmaktadır. Borçlular İcra Mahkemesine başvurularında; örnek 4-5 nolu icra emrinin B ve C bentlerinde yeralan işlerin yapılması yönünde süreler gösterilmediği nedeniyle icra emrinin ve takibin iptalini istemişler, Mahkemece istem kabul edilmiş, yeniden icra emri çıkarılmasına karar verilmiştir. Takip dayanağı ilamın para alacağından ibaret olduğu, örnek 4-5 icra emrinde yer alan “bir işin yapılmasına ilişkin” B ve C bentleri ile ilgili talepte bulunulmadığı görülmektedir. Bu durumda anılan bentlere ilişkin işlemin süresinin gösterilmemesi eksiklik sayılamayacağından, istemin reddi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....
Borçluya çıkarılan örnek 4-5 icra emrinde istenen miktarın “7 gün içinde ödenmesi ve bu süre içinde ödenmez ise tetkik merciinden veya Yargıtay'dan veya Mahkemesine iadesi yolu ile ait olduğu Mahkeme'den icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmesi” yönündeki ihtarın yer aldığı anlaşılmaktadır. Borçlu vekili İcra Mahkemesine başvurusunda; örnek 4-5 nolu icra emrinin B ve C bentlerinde yer alan işlerin yapılması yönündeki sürelerin gösterilmemesi nedeniyle icra emrinin ve takibin iptalini istemiş , Mahkemece istem kabul edilerek icra emrinin iptaline karar verilmiş, hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Takibin, yalnızca para alacağının tahsiline ilişkin olduğu, örnek 4-5 icra emrinde yer alan “bir işin yapılmasına ilişkin” B ve C bentleri ile ilgili talepte bulunulmadığı görülmektedir. Bu durumda anılan bentlere ilişkin işlemin süresinin gösterilmemesi eksiklik sayılamayacağından, istemin reddi yerine yazılı şekilde kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....


