İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/814 E., 2020/512 K. Taraflar arasındaki takibin ve icra emrinin iptali isteminden dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
O halde, mahkemece icra kefaletinin geçerli olmadığına yönelik şikayetin İİK'nun 16/2. maddesi kapsamında süresiz şikayete konu edilebileceği nazara alınarak, .... İcra Mahkemesi'nin kararında tartışılmayıp hükme bağlanmadığı anlaşılan icra kefaletinin geçersizliği iddiasına dayanan icra emrinin iptali ve hacizlerin kaldırılmasına yönelik şikayetinin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken kesin hükümden söz edilerek işin esası incelenmeksizin şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından başlatılan ilamlı icra takibinde, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda alacaklının aynı ilama istinaden birden fazla takip yaptığını, aynı ilama istinaden birden fazla takip yapılmasının mümkün olmadığından bahisle takibin iptali ile takibin iptali taleplerinin kabul görmemesi halinde icra emrinin iptali ile icra dosyalarının birleştirilmesine karar verilmesini talep ettiği, mahkemece, başlatılan icra takiplerinden birinin İstanbul 10....
Bu hükümde öngörülen kesinlik sınırı, 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 02.12.2016 tarihinden itibaren kırk bin Türk Lirası’na, 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun’un 1. ve 2. maddesi ile 28/02/2019 tarihinden itibaren elli sekiz bin sekiz yüz Türk Lirası’na, 01/01/2020 tarihinden itibaren de yetmiş iki bin yetmiş Türk Lirası'na, 01/01/2021 tarihinden itibaren de yetmiş sekiz bin altı yüz otuz Türk Lirası'na çıkarılmıştır. 20/02/2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun ek madde 1/2. fıkrasına göre, 363 ve 364 üncü maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır. Uyuşmazlık, 78.179,04-TL. alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe konu ipoteğin limit ipoteği olduğu ve İcra ve İflas Kanunu'nun 150/ı. maddesindeki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip yapılamayacağından bahisle icra emrinin iptali talebine ilişkindir....
Anılan hükmün alacaklı tarafça takibe konulmasından sonra, borçlu tarafından eldeki başvuru ile faiz miktarının fahiş olduğu ve icra emrine sonradan el ile eklenen vekil isminin paraf edilmediği gerekçesi ile icra emrinin iptali istenmiş, Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda istemin reddine karar verilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ilama aykırı olarak reeskont faizi yerine avans faiz oranlarına göre hesaplama yapılarak, borçlu aleyhine işlemiş faiz yönünden farka sebebiyet verilmiş ise de; yargılama sırasında takip dayanağı ilam, .... Hukuk Dairesi'nce yapılan temyiz incelemesi sonunda, manevi tazminat miktarının fahiş olarak belirlendiği ve hükmedilen tazminat miktarlarına olay tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. İcra ve İflas Kanunu'nun 40.maddesinin ....fıkrası uyarınca takip kendiliğinden durmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu vekili, icra emrinde talep olunan alacak kalemlerinin ve faizin yüksek hesaplandığından bahisle brüt olarak hükmedilen tutarların nete çevrilerek icraya konulması gerektiğini ileri sürerek icra emrinin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece, tarafların bildirdiği bankalar arasında bulunan ...'...
İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/458 Esas-2015/450 Karar), ... 4. İcra Müdürlüğü'nün 2015/9465 E. sayılı takip dosyası yönünden de icra emrinin iptali talebinde bulunması üzerine, mahkemece iş bu dosya ile birleştirilmesine ve dosya arasına alınmsına karar verilmiş olmasına rağmen, yapılan yargılama sonunda birleşen dosya hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmediği, asıl ve birleşen dosyalar hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmaksızın yalnızca asıl dava yönünden inceleme yapılarak sonuca gidildiği görülmektedir. Mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde bulundurularak HMK 297/2. maddesi uyarınca her bir talep hakkında ayrı ayrı hüküm tesisi gerekir iken yazılı şekilde sadece asıl dosya yönünden hüküm tesisi isabetsizdir. Ayrıca asıl dosya ve birleşen dosyaların karar başlığında ayrı ayrı gösterilerek hüküm kurulmaması da şekli ve usuli bir eksiklik olup bozmayı gerektirmiştir....
Somut olayda, “Konut Finansmanı Sözleşmesi” kapsamında alınan limit ipoteğine dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçildiği ve borçluya İİK'nun 149. maddesi kapsamında icra emri gönderildiği anlaşılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere alacağın varlığı ve miktarı 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında yargılama yapılmasını zorunlu kıldığından, mahkemece bu yönde bir ilam alınmadan başlatılan takipte icra emrinin iptali yerine takibin iptaline karar verilmesi isabetsiz ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir....
İcra Hukuk Mahkemesi’nin 07.05.2014 tarih 2014/2005 Esas 2014/300 Karar sayılı ilamının incelenmesinde; borçlu vekilinin 2000 model aracın üretilmediğini, icra emrinde 2013 yılı rayiç bedel üzerinden talepte bulunulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek icra emrinin iptalini talep ettiği, mahkemece ayıpsız mislinin olmaması halinde izlenecek yolun İİK 24 maddesinde gösterildiği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği, borçlu vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 20.06.2016 tarih 2016/8334 Esas 2016/10841 Karar sayılı ilamı ile iadesi gereken aracın kaza sonucu pert olduğu, iadenin imkansız hale geldiği gerekçesiyle icra emrinin iptali yönünde hüküm tesis edilmesi için bozulduğu anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 07.05.2014 tarih 2014/2005 Esas 2014/300 Karar sayılı dosyası getirtilerek verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği denetlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir....
İİK'nun 149. maddesi; "İcra müdürü, ibraz edilen akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa, borçluya ve taşınmaz üçüncü bir şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse ayrıca bunlara birer icra emri gönderir" hükmünü düzenlemektedir.Somut olayda, “Konut Kredisi Sözleşmesi ve Tüketici Kredisi Sözleşmesi” kapsamında alınan kesin borç ipoteğine dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçilip borçluya İİK.nun 149. maddesi kapsamında icra emri gönderilmiştir.Yukarıda açıklandığı üzere alacağın varlığı ve miktarı 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında yargılama yapılmasını zorunlu kıldığından mahkemece bu yönde bir ilam alınmadan başlatılan takipte, icra emrinin iptali yerine takibin iptaline karar verilmesi isabetsiz ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.SONUÇ :...


