WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Mahkemece, icra dosyasında davalıya ödeme emri tebliğ edilmediği ve borca itiraz hakkı doğmadığı için davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığı gibi, davalı kefil hakkında 5464 sayılı yasanın 24/son maddesine göre, asıl borçlunun aczi sabit olmadıkça kefile gidilemeyeceği kanaatiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı banka vekilince temyiz edilmiştir. Davanın temelini oluşturan icra takibi sırasında çıkarılan ödeme emrinin muhatabın adresinde tanınmadığı gerekçesiyle bila- tebliğ geri döndüğü görülmüş ise de, borca ve takibe itiraz eden davalı (kefil) ... vekili, icra dosyasına verdiği itiraz dilekçesinde ödeme emrinden yeni haberdar olduklarını, tebligat ellerine geçmediği için ödeme emrinden haberdar olur olmaz itirazda bulunduklarını bildirmiş ve icra dairesinin 16/07/2007 tarihli işlemi ile icra takibinin durdurulmasına karar verilmiştir....

Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe de davalılarca itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle itirazın iptaline, davalıların icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar davaya cevap vermemişlerdir. Dava; Finansal Kiralama ve Tadil Sözleşmesinden kaynaklı kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın İİK'nın 67.md gereğince iptali istemine ilişkindir. Bilindiği üzere, 2004 sayılı İİK'nın 67. maddesinde takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği düzenlenmiştir. Yine aynı yasanın 62/1 maddesi gereğince borçlu ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde itiraz etmelidir. Yasanın 66/1 maddesi gereğince ise, süresi içinde yapılan itiraz icra takibini durdurur....

İtirazın iptali davası borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran takibe konu alacağın varlığının saptanarak icra takibinin devam etmesinin sağlanması amacıyla açılan bir davadır. İtirazın iptali davasının açılabilmesi için yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takibin bulunması ve borçlu tarafından ödeme emrine süresi içerisinde geçerli bir itirazın yapılması suretiyle takibin durması gerekmektedir....

Borçlu, icra dairesinin yetki itirazını ödeme emrine itiraz süresi içinde icra dairesine bildirmek zorundadır. İİK nın 50/2.maddesi gereğince yetki itirazı esas hakkındaki itiraz ile birlikte yapılmalıdır. Davalı (borçlu), süresi içerisinde ödeme emrine itiraz ederken, icra dairesinin yetkisine itirazını bildirmemiş ise; İcra dairesinin yetkisini kabul etmiş sayılır. Davacı (alacaklı)nın açtığı itirazın iptali davasında; davalının icra dairesinin yetkisiz olduğuna ilişkin itirazları kabul edilmez. Ancak, davalı borçlu daha sonra açılan itirazın iptali davasında mahkemenin yetkisine itiraz etme hakkı yine bulunmaktadır. İtirazın iptali davası yönünden özel bir yetki kuralı getirilmediğinden genel hükümlere göre yetkili mahkeme belirlenecektir. Ancak, yetki itirazınında cevap süresi içinde yapılması gerekir....

İcra Müdürlüğü'nün 2007/8528 esas sayılı takip dosyası ile, yaptığı takipte davalı borçlulara icra emri çıkartılmıştır. İcra emrinin tebliğinden sonra ... İnş. Ltd. Şti. ... 2. İcra Hukuk Mahkemesinde icra emrinin iptali için dava açmış İcra Hukuk Mahkemesince 2008/518 karar 16.09.2008 günlü kararı ile icra emrinin iptaline karar verilmiş bu karar davacı yanca temyiz edilmiş ise de Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 12.01.2009 tarihli kararı ile onanarak kesinleşmiştir. Bunun üzerine davacı alacaklı vekili her iki davalı aleyhine aynı icra dosyası üzerinden ödeme emri (49 örnek) çıkartılmış çıkarılan ödeme emri davalı ...'ya 26.02.2010 tarihinde tebliğ edilmiş, anılan davalı süresi içinde itiraz etmiş diğer davalı ... İnş. Ltd. Şti.'ne ödeme emri tebliğ edilememiş bile ikmal dönmüştür....

Anonim Şirketi olduğu, takibin 6.145,71 TL Cari Hesap Alacağı 131,96 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 6.227,67 TL tutarındaki alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, 05/08/2020 tarihli ödeme emrinin tebliğe çıkarıldığı ancak borçluya çıkarılan ödeme emri tebligatının iade döndüğü ve yeniden tebligat çıkarıldığına dair takip dosyası içeriğinde bilgi bulunmadığı, borçlunun 28/08/2020 tarihinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüş, her ne kadar ödeme emri tebligatı yapılmadan itiraz edilmişse de, İstanbul BAM 22.HD 04/05/2017 tarih 2017/561 esas 2017/699 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere borçluya ödeme emri tebliğ edilmese de borçlunun itiraz hakkı doğduğundan ve ödeme emrinin tebliği halinde bu tebliğ ile İstanbul BAM 21.HD 19/02/2019 tarih 2018/2749 esas 2019/256 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere ödeme emrinin tebliği ile başkaca itiraz ve şikayet sebepleri sunma imkanı doğduğundan, ödeme emrinin tebliğinden önce itiraz edilmesinde ve bu itiraz kapsamında...

Somut olayda, takip dayanağı ilamda borçlunun vekil ile temsil edilmesi nedeniyle icra takibinde tebliğ işlemlerinin adı geçenin vekiline yapılması gerekmektedir. Ancak, icra emrinin borçlu asile tebliğ edilmesinden sonra, borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurarak, tebligatın asile gönderildiğinden bahisle, icra emrinin iptali istemi yanında, takibin esası ile ilgili itiraz ve şikayetlerini de ileri sürdüğü görüldüğünden, adı geçenin tebligatın usulsüzlüğü nedeniyle icra emrinin iptalini talep etmesinde hukuki yararı kalmamıştır. Kaldı ki vekile tebliğ zorunluluğunun bulunması asile tebligat yapılması lüzumunu ortadan kaldırmaz, cezaların şahsiliği kuralı gereğince, icra suçları yönünden borçlu asilin cezai yönden sorumlu tutulabilmesi için icra emrinin borçlu asile de tebliği zorunludur. O halde, Mahkemece, vekil varken asile tebligat yapılmasının usulsüz olduğu gerekçesiyle icra emrinin iptaline karar verilmesi isabetsizdir....

Davacı dava dilekçesinde, 24.01.2008 başlangıç tarihli ve 24.01.2009 bitiş süreli kira sözleşmesi uyarınca aylık 2138 TL’den ödenmeyen Şubat 2009 ayına ait bakiye 570TL kira bedeli ile hiç ödenmeyen Mart- Nisan- Mayıs- Haziran 2009 aylarına ait toplam 9126TL kira alacağı ve 908TL işlemiş faiz alacağının tahsili istemli başlattığı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptalini istemiştir. Davalı cevap dilekçesinde, sözleşmeye ve imzaya itiraz ederek haksız ve yersiz açılan davanın reddini savunmuştur. Davaya dayanak olan İcra Müdürlüğü’nün 2009/18108 Esas sayılı, 28.08.2009 tarihinde başlatılan icra takip dosyası içeriğinden; icra ödeme emrinin davalı borçluya 04.11.2009 tarihinde tebliğ edildiği, itirazın 16.11.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. İcra ve İflas Kanunu 62. maddesi uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde itirazın yapılması gerekirken yasal süre geçtikten sonra yapılan itiraz takibi durdurmaz....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İcra emrine itiraz Dava, şikayet yoluyla icra takibinin ve ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Bu durumda temyiz incelemesi dairemizin görevi dışında bulunduğundan dosyanın görevli Yargıtay 12.Hukuk Dairesine gönderilmesine, 15.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Dairemizin, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen yerleşik uygulamasına göre, borçluya ikinci kez ödeme emri tebliği ona yeni bir itiraz hakkı tanır (HGK'nun 13.12.2006 tarih ve 2006/12-786/783 sayılı kararı). Somut olayda, borçluya tebliğ edilen ilk ödeme emrinin ..... İcra Hukuk Mahkemesince iptali üzerine 12.06.2015 tarihinde ikinci kez yapılan ödeme emri tebliğ işleminin borçluya yeni bir itiraz hakkı tanıdığı kuşkusuzdur. İlk ödeme emri iptal edildiğinden borçluya tebliğ edilen ikinci ödeme emri geçerliliğini korumaktadır. İkinci kez ödeme emri tebliği için icra mahkemesi kararının kesinleşmesine gerek yoktur. Borçlunun talebi müstakil bir şikayettir. O halde mahkemece, borçlunun son ödeme emrinin usulsüzlüğüne ilişkin iddiası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, şikayet hakkında karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm tesisi isabetsizdir....

UYAP Entegrasyonu