WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Yerel Mahkemece davalı borçluya ödeme emrinin 28/05/2010 tebliği üzerine davalı borçlu tarafından süresinde borca itiraz edildiği, İcra Dairesince 21/06/2010 tarihinde icra takibinin durdurulduğu tarihten sonra davacı alacaklı ve vekili tarafından dava tarihi olan 17/10/2012 tarihine kadar icra dosyasında hiçbir takip işlemi yapılmadığı, İİK’nın 78. maddesi hükmüne göre davacı alacaklının ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıllık süre içerisinde icra dosyasında işlem yapmaması halinde icra dosyasının İİK’nun 78/4. maddesi hükmüne göre muameleden kaldırılacağı, ilamsız icra takibine itiraz tarihi olan 03/06/2010 tarihinden itibaren bir yıl süre ile 03/06/2011 tarihine kadar alacaklı vekilinin icra dosyasına işlem için müracaat etmesi halinde İcra Müdürlüğünce verilen 21/06/2010 tarihli icra takibinin durdurulmasına ilişkin işlemi ıttıla kesp edeceği, alacaklı vekilinin bu süre içerisinde işlem yapmaması nedeniyle itiraz dilekçesi tebliğ olunmamakla birlikte icra takibine yapılan itiraz...

İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 21/04/2015 NUMARASI : 2014/541-2015/352 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı banka tarafından genel kredi sözleşmesi, ipotek akit tablosu ve hesap kat ihtarına dayalı olarak borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibine başlandığı, borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvuruda; hesap kat ihtarına iadeli-taahütlü posta kanalı ile itiraz ettiğini, hesap kat ihtarı ile icra emrindeki tutarların farklılık gösterdiğini, icra emrinin hesap kat ihtarına aykırı olduğunu ileri sürerek icra emrinin iptali isteminde bulunduğu, mahkemece İİK 150/ı maddesi gereğince noter kanalıyla...

Borçlu ...’ın, takibe konu bonolarda keşideci olarak ismi geçen kişinin kendisi olmadığına ilişkin başvurusu, özü itibariyle, İİK.nun 169. maddesinde düzenlenen borca itiraz niteliğindedir. İİK.nun 168. maddesinin 4. ve 5. bentlerine göre, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılan takipte borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde icra mahkemesinde imzaya ve borca itiraz edebilir. Somut olayda borçluya, örnek 10 ödeme emrinin 15.07.2014 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 5 günlük yasal süre geçtikten sonra (11.08.2014 tarihinde) icra mahkemesinde borca ve imzaya itiraz ettiği, ancak ödeme emri tebliğinin usulsüzlüğüne ilişkin bir iddiasının bulunmadığı görülmektedir....

Şti, .... ve ... vekili, icra hukuk mahkemesince icra takibinde davalılar adına çıkarılan ödeme emrinin iptaline karar verildiğini, dolayısıyla geçerli bir icra takibi bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir. Mahkemece toplanan delillere göre; icra takibinde borçlulara gönderilen ödeme emrinin icra hukuk mahkemesinin 04/07/2013 tarihli kararıyla iptal edildiği ve kararın kesinleştiği, borçlulara yeniden tebliğ edilen ödeme emrine de davalılar vekilince itiraz edildiği, itiraz üzerine davacı vekili tarafından yeni bir itirazın iptali davası açıldığı, bu dava yönünden ortada geçerli bir icra takibinin olmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Genel haciz yoluyla icra takibinde alacaklı tarafça yazılı, sözlü veya elektronik ortamda takip talebinde bulunularak takip başlatılır, varsa alacağı gösteren belgeler talebe eklenir, icra müdürü talebi kanuna uygun görürse İİK 60. maddede düzenlenen ihtarları içeren ödeme emrini borçluya gönderir. Bu şekilde usulüne uygun olarak yapılmış ilamsız icra takibine borçlu tarafından süresinde itiraz edilmesi halinde, alacaklı taraf mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Burada usulüne uygun yapılmış takip ve bu takibe süresinde yapılmış itiraz HMK 114/2. maddesine göre dava şartı olup davanın konusu ise borçludan tahsili talep edilen alacaktır. İtirazın iptali davası devam ederken, dava ile ilgili itiraza uğramış ödeme emrinin icra hukuk mahkemesince iptal edilmesi durumunda, dava şartı gerçekleşmemiş olduğundan, İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi doğru olmuştur....

İİK.’nun 150/e maddesi son fıkrasının göndermesiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanunun 78/2. maddesinde belirtilen “itiraz” kavramından, icra mahkemesine İİK.’nun m. 68-68/a maddeleri uyarınca yapılan itirazın kaldırılması talebinin, aynı maddede yazılı “dava” kavramından ise genel mahkemelere İİK.’nun 67.maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasının anlaşılması gerektiği kuşkusuzdur. Bu nedenle icra mahkemesinde kıymet takdirine itiraz edilmesi iki yıllık satış isteme süresinin işlemesini durdurmaz(Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, sh. 1021). Somut olayda, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan ilamlı takipte, borçlu tarafından Gerze İcra Hukuk Mahkemesi'nde icra emrine itiraz edildiği görülmektedir. Anılan Mahkeme'nin 2013/23 E., 2014/25 K. ve 17.10.2014 tarihli kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup, bu kararın 03.02.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır....

DAVA Şikayetçi borçlu İcra Mahkemesine başvurusunda; yetkili icra dairesini, ihtiyati haciz kararını veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesi olduğunu belirterek yetkiye itiraz ettiklerini, takip dayanağı senedin tebliğ evrakına eklenmediğini, ......

Takibe konu, İcra Müdürlüğü'nün 2004/1 sayılı dosyasında; icra müdürü tarafından, 20.08.2006 tarihli kararla "İİK'nın 78. maddesinde belirtilen süre içinde dosya işlem görmediğinden dosyanın takipsizlik nedeniyle düşürülmesine" karar verilmiştir. İİK'nın 78. maddesine göre; alacaklının haciz isteme hakkı, bir yıllık süreye tabidir. Haciz isteme hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir yıl geçmekle düşer (m. 78, II c. 1) ve takip dosyası işlemden kaldırılır (m. 78, IV). Ancak yenileme talebi ile takip devam etmekte, kaldı ki davacı, dava yolu ile (İİK m. 67) itirazın iptalini ve takibin devamını talep etmektedir. İİK'nın 66. maddesi uyarınca takibe itiraz üzerine takip durmakta, itirazın iptaline ilişkin ilamın İcra Dairesine verilmesi ile takibe devam olunmaktadır. Bu halde, iptal kararı esas alınarak takibin yürütülmesi gerekir. Yeniden icra emri tebliğ edilmez ve yenileme emrinin gönderilmiş olması takip kesinleştiği için borçluya yeniden itiraz imkanı vermez....

(HMK 115/2) Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; Uyuşmazlığın, davalı tarafa ait olduğu iddia edilen araçların otoyoldan cezalı geçtiği, geçişler sonrası otoyol geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı cezai şart alacağının ödenmemesine dayalı yapılan icra takibine davalının itirazı sonucu takibin durması ve mahkememize açılan itirazın iptali talebinden kaynaklandığı, davaya konu icra takibinde ödeme emrinin davalıya 12/09/2020 tarihinde tebliğ edildiği ve anılan tarafça 7 günlük itiraz süresinden sonra 19/10/2020 tarihinde ödeme emrine itiraz edildiği ödeme emrine süresinde itiraz edilmediğinin anlaşılmıştır. İtirazın iptali davasının görülebilmesi için İİK'nın 61/1, 62/1 ve 66/1 maddeleri uyarınca, ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde ve usulüne uygun bir itirazının bulunması ve bu itiraz üzerine takibin durmuş olması şarttır....

Davalı, adına başlatılmış bir icra takibi bulunmadığı gibi davacı ile arasında herhangi bir hukuki ilişkide bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılmış bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle pasif husumet yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından ... İcra Müdürlüğünün 2015/4481 E.sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde borçlu olarak ..... borçlu adresinin ise ..../... olarak gösterildiği, düzenlenen ödeme emrinin de bu adrese tebliğ edildiği, davalı tarafından takip dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde de borçlu adresinin aynı adres olarak gösterildiği, açılan eldeki davada da dava dilekçesinin bu adrese tebliğ edildiği ve davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde davalı adresi olarak aynı adresin gösterildiği anlaşılmaktadır. Davacı eldeki davayı açarken de, davalının kendisini ..... olarak tanıttığını, başlatılan icra takibine itiraz üzerine davalının isminin .......

UYAP Entegrasyonu