İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyası ile 17/02/2016 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu-davalı şirkete 19/02/2016 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 24/02/2016 tarihli dilekçesiyle icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz edildiği, 07/03/2016 tarihinde icra takibinin öncelikle yetki yönünden durdurulmasına karar verildiği, alacaklı vekilinin talebi üzerine takip dosyasının Ankara Batı İcra Müdürlüğüne gönderildiği ve ... esas numarasını aldığı, Ankara Batı İcra Müdürlüğünce düzenlenen 19/04/2016 tarihli ödeme emrinin davalı/borçluya tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 29/04/2016 tarihli dilekçeyle yaptığı itiraz üzerine aynı tarihte icra takibinin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır....
Somut olayda, ödeme emrinin borçluya 11/03/2015 tarihinde tebliğ edildiği, imzaya itirazın ise icra mahkemesine yukarıdaki maddede belirtilen yasal beş günlük süre içinde (yani 13/03/2015 tarihinde) yapıldığı görülmektedir. Her nekadar borçlu, kendisine ödeme emri tebliğ edilmeden önce icra dosyasına 28.01.2015 tarihli beyan dilekçesi sunmuş ise de, İİK.nun 168/4.maddesinde, itiraz süresinin ödeme emrinin tebliğinden itibaren başlayacağının düzenlendiği gözetildiğinde, itiraz süresinin başlamasında, ödeme emri tebliğ edilmeden borçlu tarafından icra dosyasına sunulan beyan dilekçesi tarihi esas alınamaz....
İİK'nun 62. maddesine göre; "İtiraz etmek isteyen borçlu itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur." Aynı yasanın 66. maddesinde ise; "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur" hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda ilamsız icra yoluyla yapılan takibe karşı borçlunun icra müdürlüğüne başvurusu, borca kısmi itiraz niteliğinde olup yukarıda anılan yasa hükümleri uyarınca müdürlükçe takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, borçlunun dilekçesinde yer alan itiraz nedenlerini inceleme ve değerlendirme yetkisi bulunmadığı halde yetkisini aşmak suretiyle itirazın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir. İcra müdürlüğünce yapılması gereken, yasal süresi içerisinde yapılmış olan itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar vermektir....
İİK'nun 62. maddesine göre; "İtiraz etmek isteyen borçlu itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur." Aynı yasanın 66. maddesinde ise; "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur" hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda ilamsız icra yoluyla yapılan takibe karşı borçlunun icra müdürlüğüne başvurusu, borca kısmi itiraz niteliğinde olup yukarıda anılan yasa hükümleri uyarınca müdürlükçe takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, borçlunun dilekçesinde yer alan itiraz nedenlerini inceleme ve değerlendirme yetkisi bulunmadığı halde yetkisini aşmak suretiyle itirazın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir. İcra müdürlüğünce yapılması gereken, yasal süresi içerisinde yapılmış olan itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar vermektir....
Dava, kooperatif aidat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece icra takibine İİK' nın 67. maddesinde öngörülen hak düşürücü sürede itiraz edilmediği, buna göre davada hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; dosyadaki belgelerden icra takibinin 05.04.2007'de başlatıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacıya ödeme emrinin 03.04.2007'de tebliğ edilmiş olması mümkün bulunmamaktadır....
Takip konusu borcun takipten sonra, fakat ödeme emrinin tebliğinden önce ödenmesi borçluyu temerrütten kurtarmakla birlikte itiraz sonucu takip tamamen durmuş olduğundan ve İİK'nın 15/1 nci ve 59/1 nci madde hükümleri gereğince takip masrafları ve vekalet ücreti yönünden borçlu sorumlu olacağından; davacı alacaklının, takip masrafları, icra giderleri, vekalet ücreti, faiz vb. yönünden duran takibin devamı için itirazın iptali davası açmasında hukuki yararı vardır. Buna göre, mahkemece; itirazın iptali davasının kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve kanuna uygun olduğundan, Adalet Bakanlığının yerinde görülmeyen kanun yararına temyiz talebinin reddi gerekir." Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamı; "İcra takibine konu 29.270,24 TL tutarındaki asıl alacak miktarının ödeme emrinin tebliğinden önce ödendiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık yok ise de davalı hakkında takip başlatılmasına sebep olduğundan takip giderlerinden sorumludur....
"İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, kurumca taşınmazına konulan haczin kaldırılması ile dayana ödeme emrinin ve takibin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulü ile, davalı kurum tarafından davacı adına kayıtlı ... ili ... ilçesi Gürpınar Yenimahalle çekmece hududu mevkii 3676 parsel de kayıtlı taşınmaz üzerine konulan haciz ve buna yönelik icra işlemi ile kurum işleminin iptaline dair karar verilmiştir....
No.lu icra takibi açıldığını, ödeme emrinin 18.09.2020 tarihinden önce 17.09.2020 tarihinde 34.699,95.TL ödeme emrinin tebliğinden sonra 21.09.2020 tarihinde 3 1.699,95.TL davalının müvekkiline ödeme yaptığını, 23.09.2020 tarihinde icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, müvekkilinin davalıya 69.339,89.TL'lik ürün sattığını, faturanın icra takibine konulduğunda davalının itirazında faturanın ödendiğini, ancak borcu olmadığını bildirerek itiraz edildiğini, borcun takipten sonra ödendiğini, takibe konu fatura bedelinin ödenmesi ile icra masrafları ve vekalet ücreti yönünden takibe devam edilmesine engel olmadığını, her ne kadar ödeme emrini lebliğ almadan önce davalı borcun bir kısmını ödemiş ise de, takibe sebebiyet verdiğini, müvekkilin davalıya 21.08.2020 tarihinde ihtarname çektiğini, davalının 01.09.2020 tarihli cevabında son ödeme gününün 16.08.2020 olduğunu ödeme sıkıntısı sebebi ile faturanın ödeme sırasına alındığının bildirildiğini, bir kısmını takipten sonra ve ödeme...
Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını tespit ettiğinde davayı dava şartı yokluğundan usulden reddetmekle yükümlüdür. 2004 Sayılı İİK'nun 67.maddesinde düzenlenen itirazın iptali davası, takip talebine itiraz edilen alacaklının itirazın tebliğ tarihinden itibaren 1 sene içerisinde borçluya karşı açtığı bir eda davasıdır. İİK'nın 67. maddesi gereğince, itirazın iptali davasının dinlenebilmesi için usulüne uygun bir takip yapılması ve ödeme emrine süresinde itiraz edilmiş olması gerekli olup, usulüne uygun takibin bulunması ve ödeme emrine süresinde itiraz edilmesi, itirazın iptali davası yönünden özel dava şartıdır. İİK'nın 62/1.maddesinde; "İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde dilekçe veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", hükmü düzenlenmiştir. Aynı Yasa'nın 66.maddesinde ise; "Müddeti içerisinde yapılan itiraz takibi durdurur.", hükmüne yer verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İcra takibine itiraz Dava, icra emrinin ve icra takibinin iptali istemine ilişkindir. Davanın niteliği itibari ile temyiz incelemesi, Dairemizin görev alanına girmediğinden, dosyanın görevli Yargıtay 12.Hukuk Dairesi Başkanlığı'na gönderilmesine, 27.3.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


