WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Genel haciz yolu ile takipte, borçlunun yasal sürede yapmış olduğu itiraz üzerine İİK'nun 66. maddesi uyarınca icra takibi olduğu yerde durur. Alacaklının duran takibin devamını sağlayabilmesi için, icra mahkemesince verilmiş bir itirazın kaldırılması kararını (İİK. m. 68) ya da genel mahkemece verilmiş itirazın iptali ilamını (İİK. m.67) icra dosyasına sunması gerekir. İtirazın iptali ilamı, itiraz üzerine duran icra takibinin devamını sağlayan bir ilamdır. İtirazın iptali davasını kazanan alacaklının, ilamsız icra takibine devam edilmesini (haciz, satış, paranın ödenmesini) isteyebilmesi için, itirazın iptali kararının kesinleşmesi gerekmez. Ancak, itirazın iptali kararını temyiz eden borçlu, Yargıtay'dan icranın durdurulmasına karar verilmesini isteyebilir. İtirazın iptali davası sonucunda verilen karar uyarınca, ilamsız icra takibinin başlatıldığı dosya üzerinden takibe devam edilmesi gerekir....

Şikâyet, icra dairelerinin icra hukukuna aykırı olan ve hadiseye uygun bulunmayan işlemlerinin iptali ve düzeltilmesini veya yerine getirilmeyen veya sebepsiz sürüncemede bırakılan bir hakkın yerine getirilmesini sağlamak için kabul edilmiş bir kanun yolu olup; şikâyetin konusu, sebepleri, tarafları, süresi ve şikâyet usulü ile sonuçları, İcra ve İflas Kanunu'nda ayrıca düzenlenmiştir. Bu noktada, yeri gelmişken itiraz ile şikâyet arasındaki farkların açıklanmasında yarar vardır: İtiraz, maddi hukuka dayanan sebeplerden dolayı takibe karşı konulması, eş söyleyişle takip konusu yapılan alacağa ilişkin bulunmasına karşın, şikâyette icra dairelerinin icra-iflas hukukuna ilişkin işlemlerine yöneltilmiş bir karşı çıkma söz konusudur. Borçlu tarafından ileri sürülen bir sebep, niteliği bakımından icra müdürünün kendiliğinden gözetmesi gereken bir husus ise, o takdirde şikâyet sebebi teşkil eder....

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/128 Esas 2013/88 Karar sayılı ilamının itirazın iptaline ilişkin olduğu, şikayete konu takipte anılan ilama dayanılarak, yargılama gideri ve vekalet ücreti alacakları yanında, itirazın iptali ilamına konu icra takibinde tahsili istenen asıl alacağın da tahsilinin talep edildiği görülmektedir. Takip dayanağı itirazın iptali ilamı, asıl alacağa ilişkin eda hükmü içermediğinden itiraza konu icra dosyasına sunularak takibin devamının sağlanması gerekir. Bu halde icra emrinin asıl alacak ve faizi yönünden iptali gerektiği gibi, ilamda 141,55 TL yargılama giderine hükmedildiği halde icra emrinde ilama aykırı olarak 551,00 TL yargılama gideri talep edildiğinden fazla talep edilen kısım yönünden de icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde talebin tümden reddine karar verilmesi doğru değildir....

Davalı vekili cevabında, müvekkili şirketin ticari merkezinin bulunduğu Üsküdar İcra Müdürlükleri ve mahkemelerinin yetkili olduğunu, icra takibinin yapıldığı ve ödeme emrinin müvekkiline tebliğ edildiği 16.04.2007 tarihi itibarıyle müvekkili şirketin cari hesaplarında davacıya karşı bir borcu görünmediğini, davacının alacağına dayanak yaptığı faturayı ödeme emrinin tebliğ edildiği tarih itibariyle müvekkiline tebliğ ve/veya teslim etmediğini, bu nedenle takibe haklı olarak itiraz edildiğini, takibin yapıldığı tarih itibariyle borcu olmayan müvekkilinin, takibe haklı olarak itiraz etmiş olmasından sonraki bir aşamada, takip konusu faturanın kendisine teslim edilmesinden sonra fatura bedelini ödemiş olmasının, aleyhine yapılan takibi ve davacının bu takip ile ilgili masraf ve vekalet ücreti talebini haklı göstermeyeceğini, icra inkar tazminatının koşullarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir....

Somut olayda, mahkemece 12.09.2012 tarihli, 2012/211 E, 2012/406 K. sayılı kararla ödeme emrinin iptaline karar verilmiş olup, ödeme emrinin iptali halinde borçlunun sair şikayet ve itirazlarının incelenmemesi yerindedir. Ödeme emrinin iptaline karar verilmiş olmakla yeniden ödeme emri tebliği halinde yeni bir itiraz ve şikayet hakkı doğacak ve sair itirazlarla şikayetler borçlu tarafından yeni ödeme emrinin tebliğinden itibaren süresinde ileri sürülebilecektir. Belirtilen sebeplerle mahkemenin sadece ödeme emrinin iptali ile yetindiği 12.09.2012 tarihli, 2012/211 E, 2012/406 K. sayılı kararı yerinde olup, Daire'nin sehven bu hükmün usulen bozulmasına ilişkin 04.03.2013 tarihli, 2012/31611 E, 2013/6977 K. sayılı ilamı yerinde değildir....

Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır. b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır. c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır....

Mahkemece, İİK. 169/a maddesi uyarınca borçlunun itirazlarını ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde icra hukuk mahkemesine yapması gerektiği, icra müdürlüğüne yapılacak itirazın takibi durdurmayacağı, davacının icra takibi devam etmesine rağmen itirazın iptali davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı Bingöl İcra Müdürlüğü E.2014/14292 nolu dosyasında davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatmıştır. İİK. 62. maddesi uyarınca borçlu ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde itirazda bulunarak icra takibini durdurabilir. İİK 67. maddesi uyarınca davacı alacaklı genel mahkemelerde itirazın iptali davası açabilir. Davacı kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatmadığından mahkemece davada uygulama yeri bulunmayan İİK 168. maddesi uyarınca red kararı vermesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 09/09/2016 tarih, 2016/25869 Esas - 2016/18895 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından başlatılan ilamlı icra takibinde borçlunun icra mahkemesine başvurarak kıymet takdirine itiraz ettiği, ayrıca takibe dayanak ilamın kesinleşmeden icra edilemeyeceğinden icra emrinin ve takibin iptalini talep ettiği, mahkemece kıymet takdirine itirazın; İİK’nun 128/a-1 maddesi gereğince reddedildiği, ancak, borçlunun icra emrinin ve takibin iptali talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği, borçlunun temyizinin, mahkemece 21.06.2016 tarihli ek karar...

İİK.nun 60.maddesi gereğince ödeme emri icra müdürünce düzenlenir. Borçlu vekilinin ödeme emrinin yukarıda belirtilen nedenlerle iptali istemi borca itiraz olmayıp, İİK.nun 16.maddesi kapsamında memur muamelesini şikayettir. Bu nedenle doğrudan İcra Mahkemesine sunulmasında yasaya aykırılık yoktur. O halde, Mahkemece, işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.  SONUÇ :Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 19.07.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.        ...

DELİLLER VE GEREKÇE: Yargılama konusu uyuşmazlık itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava konusu edilen .... İcra Müd. ... Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden getirtilerek incelenmiştir. Buna göre davacı tarafından davalı aleyhine 31/12/2020 tarihli takip talebi ile 8.236,00-TL asıl alacak, 382,47-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.618,47-TL alacak için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 19/01/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 27/01/2021 tarihinde sunmuş olduğu dilekçe ile icra takibine itiraz ettiği belirlenmiştir. 2004 Sayılı İİK'nun 62. Maddesi düzenlemesine göre "itiraz etmek isteyen borçlu itirazını ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren 7 gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine indirmeye mecburdur." bu yasal düzenlemede ön görülen 7 günlük süre hak düşümü süresi olup resen gözetilmesi gereken niteliktedir....

UYAP Entegrasyonu