ın istihkak iddiasında bulunduğunu, talimat icra müdürlüğünce haczin İİK 99 madde gereğince yapılmasına ve alacaklıya 7 günlük süre verilmesine karar verilmiş olması nedeniyle bu davanın açıldığını, ancak talimat icra müdürlüğünün kararının yok hükmünde olduğunu belirterek haczin İİK 96, 97.maddeler gereğince yapılmış sayılmasına, davalı 3.kişinin istihkak iddiasının reddine, haczin devamına, davalı 3.kişiden %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı 3.kişi ve borçlu tebligata rağmen savunma yapmamıştır....
Davacı üçüncü kişinin tazminat talebine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; İİK'nin 97/13. maddesi, "İstihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava reddolunursa, alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunur.'' hükmünü taşımaktadır. Anılan hükümden de anlaşılacağı üzere, üçüncü kişinin açtığı istihkak davası nedeniyle alacaklı yararına İİK’nin 97. maddesinin 13. fıkrasında öngörülen tazminata hükmedilebilmesi için ilk şart, istihkak davasının reddine karar verilmiş olmasıdır. İstihkak davası açıldıktan sonra takipten feragat, takibin iptali, haczin kaldırılması ve temyize konu olayda olduğu gibi, borcun ödenmesi vb durumlarda davanın konusu kalmayacağından konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekir. Bu durumda da davanın esası hakkında bir karar verilmediğinden alacaklı yararına tazminata hükmedilemez....
Diğer taraftan, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin mülkiyetin tespitine ilişkin ilamında, söz konusu haczin kaldırılması yönünde verilmiş bir karar da bulunmadığına göre, salt tespit hükmü içeren karara dayanılarak ihalenin feshine karar verilmesi doğru değildir. Ayrıca belirmek gerekir ki, haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı taşınmaz için 3. kişinin açmış olduğu tapu iptal ve tescil davasının kabulüne karar verilip kesinleşmesi halinde dahi, bu kararın, haciz tarihindeki mülkiyet durumuna etkisi olmaz. Nitekim, tapudaki haczin kaldırılması yönünde bir hüküm taşımaması halinde, tescil kararı hacizden sonra verildiğinden, haczin kaldırılması istemi, 3. kişinin genel mahkemede açacağı davada tartışılabilir ve dolayısıyla bu karar sebebiyle ihalenin feshine hükmedilemez....
Mahkemece toplanan delillere göre; “mahcuzlarla ilgili finansal kiralama sözleşmesinin kiralayanı tarafından yapılan şikayet başvurusunun, sözleşmenin kiracının ikametgahındaki noterde tutulan özel sicile tescili yapılmadığından geçersiz olduğu gerekçesi ile reddedildiği ve buna ilişkin kararın da kesinleştiği, ancak bu durumun üçüncü kişinin haklarını etkilemeyeceği, leasing sözleşmesi uyarınca üçüncü kişide olan menkuller yönünden davanın kabulü gerektiği” gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık,üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca yönelttiği “istihkak” iddiasına ilişkindir....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, üçüncü kişinin taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması talebinin reddi işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK'nın 16. maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı İlk Derece Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki üçüncü kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3.kişi, Bursa 8. İcra Müdürlüğü’nün 2008/7367 Esas Gebze 1. İcra Müdürlüğü’nün 2008/1007 talimat sayılı dosyasından, 13.06.2008 tarininde haczedilen makinaların kendisine ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılması dava ve talep etmiştir. Davalı alacaklı vekili, davacı ile borçlunun karı koca olduğunu, borçlunun eşi adına açtığı dükkan üzerinden ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü belirterek davanın reddini savunmuştur....
Davalı (alacaklı) vekili, davaya konu mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılması isteği ile Bursa 6. İcra Hukuk Mahkemesi’nde açılan davaların reddedildiğini, hacizde borçluya ait çok sayıda belgenin ele geçtiğini, bunun iş yerinin ve mahcuzların borçluya ait olduğunu gösterdiğini belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece toplanan delillere göre haciz adresinin ödeme emrinin tebliğ edildiği iş yerinin bitişiğinde bulunduğu ve adının da "Ok Ucuzluk Pazarı" olduğu, bu ünvanın borçlunun soyadı ile aynı olması ve hacizde ele geçen borçluya ait belgeler karşısında mahcuzları üçüncü kişi ile birlikte elde bulundurduklarının kabulü gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK’nnu 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir. 1....
nün 2010/2793 sayılı dosyasında borçlunun emekli ikramiyesine haciz konulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, haczin kaldırılması talebi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece borçlunun emekli ikramiyesine daha hak kazanmadan ileriye yönelik olarak haciz işleminin yapılamayacağı gerekçesi ile şikayetin kabulüne ve haczin kaldırılmasına karar verildiği görülmektedir. İcra takibinde taraf olmayan 3.kişinin, taraf olmadığı icra takibindeki hacizlerin iptalini isteme hakkı bulunmayıp, bu yöndeki iddialarını ancak ileride sıra cetveli yapılması halinde, sıra cetveline itiraz olarak ileri sürmesi mümkündür. O halde mahkemece, şikayetin aktif husumet yokluğu nedeni ile reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. Öte yandan HMK'nun 297. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi gereği hükümde "gerekçeli kararın yazıldığı tarihin" yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır....
(TMK. m.683) Mülkiyet hakkı, mutlak ve ayni nitelikte hak olması nedeniyle bu hakkı sınırlayan herkese karşı ileri sürülebilir. 11- İçtihatlar, Taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması istemi icra memurunun işlemine yönelik şikâyet mahiyetinde olduğundan, şikayet koşulları doğrultusunda çözümlenmesi gerekir....


