Ancak üçüncü kişinin yapılan yeni hacizler nedeniyle yeniden istihkak iddiasında bulunması halinde, istihkak prosedürüne göre ihtilafın çözülmesi gerekir. Bu durumda Mahkemece, şikayetin kabul edilerek aynı adreste yapılan 16.05.2016 tarihli haczin belirtilen gerekçe ile kaldırılması yerinde görülmemiştir. Ayrıca, üçüncü kişi dava dilekçesinde haczin İİK'nin 96. maddesine göre yapılmasını da şikayet konusu etmiş olup, Mahkemece bu talep hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi de doğru görülmemiştir. SONUÇ: Davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nin 366 ve HUMK'un 428. maddeleri gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 05.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
Hukuki yarar şikâyet talebi üzerine resen gözetilmekle üçüncü kişilerce şikâyette bulunmakta hukuki yararının bulunduğu ispatlanmalıdır. Şikâyette bulunan kişinin icra dairesinin işlemini iptal ettirmekte veya düzelttirmekte hukuki yararı vardır diyebilmek için o işlemin doğrudan doğruya o kişinin kendi hukuki durumuna ilişkin olması ve zararının bulunması gerekir (Kuru, s. 106). Borçlunun borcu için üçüncü kişi adına kayıtlı taşınmaza haciz konulamaz. Taşınmazlar haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı ise ancak o zaman haczedilebilir. Somut olayda şikayet eden tarafından, şikayet tarihi ve haciz tarihi itibariyle adına kayıtlı bulunan taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması talep edildiği, bu bakımdan hukuki yararın şikayet tarihi ve şikayetin incelenmesi sırasında devam etmesi gerektiği ancak şikayetin incelenmesi sırasında taşınmazın üçüncü kişiye 25.10.2022 tarihinde satışının yapıldığı görülmektedir....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3.kişi vekili, ... İcra Müdürlüğünün 2005/6164 Esas sayılı dosyasından, davacının 16.09.2004 tarihinde noterde düzenlenen sözleşme ile satın aldığı... plakalı aracın trafik kaydı üzerine haciz konulduğunu belirterek ,İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir. Davalı alacaklı vekili, haksız açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece ,davacının haczin kaldırılması talebinde bulunma hakkı olmadığı ve davanın 7 günlük yasal süresi içerisinde açılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş;hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Mahkemece uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda istihkak davası ile şikâyet davası ayrılarak yargılamaya devam edilmiş, şikâyet başvurusuna ilişkin yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre: icra takibinin tarafı olmayan üçüncü kişinin şikâyet yoluna başvuramayacağı gerekçesi ile şikâyetin reddine karar verilmiş; hüküm, şikâyet eden üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Haczin kaldırılması istemi ile şikâyet başvurusunda bulunan üçüncü kişinin istemi istihkak prosedürü içinde ele alınıp sonuçlandırılması gereken bir husustur. Bu yönde açılmış bir istihkak davası da bulunduğu gerekçesiyle ret kararı verilmesi gerekirken üçüncü kişinin taraf sıfatı taşımadığı gerekçesi ile yazılı biçimde hüküm kurulması hatalı olmuştur. Ne var ki verilen karar sonucu itibarı ile doğru olduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır....
Dava konusu 12.07.2012 günlü hacizden sonra, aynı yerde uygulanan 06.08.2012 tarihli haciz sırasında, davacı üçüncü kişi yetkilisi Eser Aydoğan'ın ''.. haksız hacizden dolayı mallarının gitmemesi için yatırılması gereken miktarı dosyaya teminat olarak yatırmak ve maddi ve manevi tazminat haklarımız saklı kalarak tahsil edilecek paranın dosyada teminat olarak tutulmasını ve haczin kaldırılmasını istiyoruz...'' şeklindeki beyanı ile 4365 TL ödeme yapılmış olduğundan, 07.08.2012 tarihinde takip dosyası infazen işlemden kaldırılmıştır. Ne var ki; takip konusu borç davacı üçüncü kişi şirket yetkilisi tarafından haciz sırasında haciz ve muhafaza baskısı ile ödenmiştir. Bundan ayrı, dosya borcunun teminat olarak yatırıldığı beyan edilmiş ise de; icra müdürünün mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılması kararına karşı çıkılmamış olması karşısında, haczin bedel üzerine geçtiğinin ve bedel üzerinden devam ettiğinin kabulü gerekir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı (karşı davalı üçüncü kişi) vekili, ... İcra Müdürlüğü’nün 2009/22376 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı Talimat dosyasında yapılan 20.06.2009 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişiye ait olduğunu, davacı adına kayıtlı taşınmazın teferruatı olarak kayıtlı bulunduğunu, taşınmaz üzerinde ipotek olduğu için tek başına haczinin mümkün bulunmadığını, davacı üçüncü kişi ile borçlu arasında mal ayrılığı rejimi olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına, karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir....
Davacı üçüncü kişi tarafından şikayetin kabulü ile İcra memurunun haciz ve muhafaza işleminin iptali ve 3. kişiye ait menkuller üzerindeki haczin kaldırılması talepli olarak Fethiye İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/548 E. sayılı dosyası ile açılan davada, davalı tarafça karşı dava olarak tasarrufun iptali davası açıldığı, 03/04/2018 tarihli ara kararla, Mahkemece tefrik karar verilerek mahkemenin 2018/186 E. sırasına kaydının yapıldığı, daha sonra 2018/170 K. sayılı birleştirme kararı ile aynı mahkemenin 2017/552 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, Mahkemece dava konusunun memur işlemini şikayet olduğu, bu şikayetin ancak borçlu sıfatına sahip kişilerce yapılabileceği, üçüncü kişilerin ancak istihkak davası yoluyla dava açabilecekleri, davacı üçüncü kişinin 2017/552 esas sayılı dosyasında istihkak davası açmış bulunduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiş, kararın taraflarca istinafı üzerine, ... Bölge Adliyesi 8....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından diğer borçlularla birlikte ... aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, adı geçen borçlunun, emekli ikramiyesine konulan haczin kaldırılması talebi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, ikramiyenin 1/4'ü üzerindeki haczin devamına, 3/4'ü üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. Kural olarak, iki kişi arasında mevcut olan bir hukuki ilişkiye (temele) dayanan, henüz doğmamış olmakla birlikte ileride doğması muhtemel bulunan alacaklara müstakbel alacak denir....
Hemen belirtilmelidir ki, haczedilen bir mal üzerinde üçüncü kişinin, bu haczin tamamen kaldırılması veya sınırlandırılması sonucunu doğuracak nitelikte bir hak iddia etmesi ve bu iddiaya alacaklı ve/veya borçlu tarafından itiraz edilmesi halinde (ya da doğrudan) üçüncü kişinin (veya mal üçüncü kişi elinde haczedilmiş ise alacaklının), söz konusu mal üzerindeki haczin caiz olup olmadığının somut icra takibi bakımından sonuç doğuracak şekilde karara bağlanması amacıyla, yedi gün içinde, İcra Mahkemesinde açtığı takip hukukuna ilişkin davaya, Hacizde İstihkak Davası adı verilmektedir (İİK.m.96 vd.; Kudret Aslan, Hacizde İstihkak Davası, Ankara 2005, s.20-21; Ali Güneren, İcra ve İflas Hukukunda İstihkak Davaları ile Tasarruf İptal Davaları, Ankara 2004, s.97). Hacizden doğan istihkak davası açılabilmesi için gereken koşullardan biri de, hukuken geçerli bir haczin bulunmasıdır....
Somut olayda, şikayetçi üçüncü kişinin, hacze konu taşınmaz hakkında açmış olduğu tapu iptal ve tescil davasının kabulü ile taşınmazın tapu kaydının iptaline ve şikayetçi adına tesciline karar verildiği kararının 20.12.2015 tarihinde kesinleştiği görülmektedir. Haciz tarihi olan 26/05/2014 tarihinde, taşınmazın borçlu adına kayıtlı olduğu tapu kaydından anlaşıldığından ve mahkeme kararında haczin kaldırılması yönünde bir hüküm de olmadığından, şikayetçi, icra mahkemesine başvurarak haczin kaldırılmasını talep edemez. O halde mahkemece istemin reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....


