WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Davacı, davalılara ödünç para verdiğini, senet aldığını, başlattığı kambiyo takibinin iptal edildiğini alacağının ödenmediğini belirterek genel hükümler çerçevesinde alacak davası açmıştır. Davada 15.7.1997 tanzim 25.6.1998 vade tarihli senede dayanmıştır. Temel ilişki ödünç sözleşmesi olduğuna göre B.K. 125. madde uyarınca zamanaşımı süresi 10 yıldır. Mahkemece, işin esası incelenerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 500,00 YTL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 15.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Mahkemelerinin yetkili olduğu noktasında yetki şartı bulunduğunu, Mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacının belirsiz alacak davası yahut kısmi dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, müvekkili şirketin sözleşmenin 5.5 maddesi uyarınca taraflar arasında belirlenen ticari koşullarda değişiklik gerçekleştirdiğini, davacı şirketin 31.12.2018 tarihinde müvekkili şirkete gönderdiği yazı ile sözleşmede kendisine tanınan fesih hakkına dayanarak sözleşmeyi tek taraflı olarak fesettiğini bildirdiğini, ancak davacının değişiklik bildiriminden itibaren 7 ay suskun kalmasının örtülü kabul sonucunu doğurduğunu, söz konusu feshin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin ödünç sözleşmesi uyarınca davacıya fesih bedeli faturası düzenlediğini, ödünç sözleşmesi uyarınca davacıya teslim edilen ve haksız fesih nedeniyle iadesi gereken ...'...

Sonuca katılmalı ödünç sözleşmesinde ise; ödünç veren, ödünç verdiği kuruluşa ortak olmaksızın, faiz yerine bu kuruluşun kârından belirli bir pay alır. Bu sözleşme ile ödünç veren, bir miktar paranın veya diğer bir misli şeyin mülkiyetini belirli bir amaçla kullanılmak üzere ödünç alana devretmeyi; ödünç alan da ödünç verene bu kullanımdan elde edeceği kazanımdan bir pay vermeyi ve süre sonunda aynı nevi ve miktardaki şeyi geri vermeyi yüklenirler. Ödünç alanın, karşılık olarak sonuçtan pay vermeyi yüklenmiş olması, sonuca katılmalı ödünç sözleşmesinin karakteristik bir özelliğidir. 9. Sonuca katılmalı ödünç sözleşmesi; niteliği gereği karma bir sözleşme değil, ödünç sözleşmesinin özel bir türüdür. Bu sözleşmeyi diğer ödünç sözleşmelerinden ayırt eden temel esaslardan ilki, amaç unsurudur. Yani, bu işlemde ödünç alan aldığı parayı işletmek, yani kâr getiren bir faaliyette kullanmakla yükümlüdür. Oysa, ödünçte böyle bir zorunluluk yoktur....

Kredi borcu 15.09.2007 tarihinden itibaren ödenmeye başlayacak, her ayın 15. günü 60.258,17 TL eşit taksitler halinde 15.02.2010 tarihine kadar 1.807.745,42 TL ödenecektir” hükmünü, 5. maddesinde ise “...ödünç alan BİNTAŞ, ödeme taksitlerinden bir tanesini ödemede temerrüde düşerse ödünç veren YILDIZLAR Şirketi'nin bankaya yapacağı ödemeler karşılığında kredi sözleşmesi şartlarındaki gecikme faizi oranı ile ödünç alan BİNTAŞ, ödünç veren YILDIZLAR Şirketi'ne ödemeyi kabul eder” hükmünü içermektedir....

Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere ve kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı tarafından dosyaya sunulan kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren yazılı belge mahiyetindeki 31.05.2019 tarihli ödünç sözleşmesi ile davalıya ödünç verildiği iddiasının ispatlandığı, taraflar arasındaki ödünç sözleşmesinde, ödüncün geri ödenmesi için 29.11.2019 tarihinin kararlaştırıldığı, davalının yazılı belgenin aksine ödünç aldığı parayı ödediğini de ispat edemediği belirlenen tarihte borcunu ödemeyerek temerrüde düştüğünün anlaşılmasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI....

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece işbu ilişki ödünç sözleşmesi olarak değerlendirilmiş olsa da esasen hukuki ilişkinin ödünç sözleşmesi olmadını, şirket ortaklığından kaynaklanan alacak davası olduğunu, muris ...'...

Somut olayda; sanığın, müştekiye ait şirketlerin muhasebe işlemlerini yürüttüğü, hizmet ilişkisine 13/03/2007 tarihinde son verildiği, müşteki şirkete ait envanter defterinin iade edilmediği ve şirket işlemleri için kendisine verilmiş imzalı boş kağıdın ise ödünç sözleşmesi olarak veriliş amacına aykırı doldurularak gerçek olmayan alacağın tahsili yoluna gidildiği iddiasıyla açılan davada güveni kötüye kullanmak suçunun unsurları itibariyle oluşmadığından sanığın beraatine, açığa imzanın kötüye kullanılması suçunda ise süresinde şikayet yokluğu nedeniyle kamu davasının düşürülmesine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 24/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

e verdiği onun da ödünç sözleşmesi ile katılan ...'e verdiği, süresinde muhatap bankaya ibraz edildiğinde çekin çalıntı olduğu için bedelinin ödenmeyip çeke el konulduğu, sanık ...'ın bu şekilde katılanları dolandırdığı iddia edilen olayda; sanığın beyanlarında çeki görse hangi kimden aldığını hatırlayabileceğini beyan etmesine rağmen çek aslının yahut fotokopisinin aşamalarda elde edilmemesi sonucunda çek ile ilgili herhangi bir tespit yahut araştırma yapılamadığı, bu kapsamda sanığın çalıntı olduğunu bildiği halde suç konusu çeki ticari ilişki nedeniyle ve suç kastıyla üçüncü kişiye vermek sureti ile atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği oluş ve dosya kapsamından anlaşılmakla, mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir....

Kaldı ki Türk Borçlar Kanunu hükümleri de nazara alındığında, maddi gerçeği hedefleyen Ceza Hukukunun, eylemin nitelendirilmesinde görünürdeki işleme değil, tarafların nihai olarak gerçekleştirmek istedikleri (Kast) gizli işleme (Ödünç sözleşmesi) göre sonuca gidilmelidir....

Davacı, dava dilekçesinde kambiyo senedine değil, açıkça karz sözleşmesine dayanmış ve bonoyu ödünç 2012/6366-10358 ilişkisinin delili olarak göstermiştir. Ödünç Borçlar Kanununun düzenlediği sözleşme türlerinden biridir. Ticari senetlerde keşideci ile lehdar arasında ticari senet ilişkisinden önce kural olarak bir asıl borç ilişkisi bulunur (Ödünç, satış vesaire gibi). Davacı sözleşme (ödünç) ilişkisine dayanmıştır. Asıl borç ilişkisine dayanılan hallerde o ilişkiye ait zaman aşımı süresinin uygulanmasını gerektirir. Davada dayanılan ödünç sözleşmesi on yıllık zaman aşımına tabi olduğundan olayda alacak zaman aşımına uğramamıştır. Öte yandan kambiyo senedi alacağının zaman aşımına uğraması hakkı büsbütün ortadan kaldırmaz. Temel ilişkiye dayanarak zamanaşımına uğramış senedi alacağa delil olarak ibraz edilebilir. Davacı ödünç verdiğini ileri sürdüğüne göre bu bono iddianın ispatına yeterli yazılı bir belgedir....

UYAP Entegrasyonu