WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine ve Yargıtay Büyük Genel Kurulunun anılan kararına göre Asliye Hukuk Mahkemesi olarak bakılmış olan ve ödünç sözleşmesi ile açılan davada ihtiyati tedbire ilişkin olarak verilen hüküm ve kararların temyiz incelemesi Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin görev alanı içerisine girmektedir. SONUÇ: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine ve Yargıtay Büyük Genel Kurulunun anılan kararına göre, dosyanın Yargıtay 13. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 28.01.2013 gününde oybirliği ile karar verildi....

Kaldı ki Türk Borçlar Kanunu hükümleri de nazara alındığında, maddi gerçeği hedefleyen Ceza Hukukunun, eylemin nitelendirilmesinde görünürdeki işleme değil, tarafların nihai olarak gerçekleştirmek istedikleri (Kast) gizli işleme (Ödünç sözleşmesi) göre sonuca gidilmelidir....

Bu nedenle, mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin adi ortaklık sözleşmesi olarak kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Adi ortaklık sözleşmesini, sonuca katılmalı ödünç sözleşmesinden ayırmak oldukça güçtür. Sonuca katılmalı ödünçte; münferit tacire veya bir ticaret ortaklığına bir miktar ödünç verilir, faiz yerine işletmenin kârından pay alınır. Bu sözleşme niteliği gereği karma bir sözleşme değil, ödünç sözleşmesinin bir türüdür. Bu sözleşmeyi diğer ödünç sözleşmelerinden ayırt eden temel esaslardan ilki, amaç unsurudur. Yani, bu işlemde ödünç alan aldığı parayı işletmek, yani kâr getiren bir faaliyette kullanmakla yükümlüdür. Oysa, ödünçte böyle bir zorunluluk yoktur. İkinci farklılık ise, kârdan pay alma unsurudur. Yani, ödünç alan giriştiği faaliyetten elde ettiği kârın bir kısmını ödünç verene vermelidir. Sonuca katılmalı ödünç sözleşmesi ile adi ortaklığı özellikle müşterek amaç unsuru birbirinden ayırt eder....

Dava, ödünç sözleşmesi kapsamında verilen paranın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı, davanın reddini dilemiş, mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 320/4 maddesinde basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır. Mahkeme bu madde hükmüne dayanarak hüküm tesis etmiştir. Ne var ki, dava ödünç akdine dayalı itirazın iptali davası olup, yazılı yargılama usulüne tabidir. Mahkemece 6100 sayılı HMK'nın 150. maddesi gereğince takip edilmeyen davanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir....

Davacının dayandığı temel borç ilişkisi ödünç sözleşmesi olup, bu durumda uygulanacak zamanaşımı süresi ödünç hukuki ilişkisine dayalı BK.125.maddesinde yazılı olduğu üzere 10 yıllık zamanaşımı süresidir. Dava konusu olayda, henüz bu 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından işin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.5.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Müşteri Sözleşmesi"nin ve “Ödünç Sözleşmesi”nin imzalandığı anlaşılmıştır. ... Sözleşmesi'nin "Süre" başlıklı 4. maddesi; “imzalandığı tarihten geçerli olmak üzere 3 (üç) yıl süreli olup sürenin bitiminden en geç 30 gün önce yenilenmeyeceği yazılı olarak ihbar edilmez ise kendiliğinden aynı şartlarla iki yıl daha uzar." şeklindedir. Taraflar arasında akdedilen Sözleşme'nin 5.5 maddesi; “Sözleşmede uygulanan ıskonto oranın değişmesi sebebine dayanarak fesih hakkını kullanmak isteyen müşteri, işbu fesih hakkını değişikliğin kendisine bildirildiği tarihi takip eden 3 (üç) ayın sonuna kadar yazılı olarak bildirimde bulunarak feshetme hakkına sahip olduğu" şeklindedir. Ödünç Sözleşmesi'nin "Sona Erme" başlıklı 2. madesi “Bu sözleşme, her halükârda Taraflar arasında ve ... tarihinde imzalanmış olan ... Sözleşmesinin sona ermesi ile herhangi bir ihbara gerek kalınmaksızın sona erecektir.” şeklindedir....

Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkili tarafından feshedildiğini, taşınırların iadesinin talep edildiğini, sözleşme hükümleri ve Türk Borçlar Kanunu madde 383 uyarınca, sona ermenin ardından ödünç verilen taşınırların davalı tarafından herhangi bir ihtara gerek kalmadan iade edilmesi gerektiğini, ancak davalının ihtara rağmen taşınırları iade etmediğini beyanla; ödünç ilişkisi feshedilen ve kötü niyetli zilyet sıfatını haiz davalıdan taşınırların iadesini, iadenin mümkün olmaması halinde taşınırların bedellerinin tespiti, (şimdilik) 25.000-TL'nin tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER: Ödünç sözleşmesi örneği, Fatura örneği, ... 32....

.- TL bedelli ödünç sözleşmesi akdedildiğini ve müvekkiline ait taşınmaz üzerine davalı lehine ipotek konulduğunu, sözleşmeyle, aylık akdi faiz oranının %1,98, yıllık akdi faiz oranının ise 23,75 olarak öngörüldüğünü ve ödemelerin aylık 12.900,00 TL’lik taksitler halinde yapılmasının kararlaştırıldığını, sözleşme gereğince müvekkilinin ilk 7 takside ilişkin olarak 88.760,00 TL ödeme yaptığını ancak sonraki tarihli taksitleri ödeyemediğini bunun üzerine davalı yanca müvekkili aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe girişildiğini, davalının bu takipte, 394.400,00 TL asıl alacak ve %180 temerrüt faiz oranıyla takip tarihine kadar işlemiş 143.953,50 TL faiz talep ettiğini, müvekkilinin icra tehdidi altında ihtirazı kayıtla toplam 753.655,90 TL ödeme yaptığını, ancak müvekkilinin takipten önce ilk 7 takside ilişkin olarak 88.760,00 TL ödeme yaptığını, bu ödemenin 35.366,00 TL’lik kısmının ana para borcundan düşülmesi gerektiğini, bu tutar mahsup edildiğinde davalı yanca talep edilebilecek...

Dava, taraflar arasında akdedilen ödünç sözleşmesi kapsamında, ödemeleri devam eden kredi borcunun teminatı olarak düzenlenen senedin tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. ....Mahkemesi'nin 16/02/2023 tarihli kararı ile, iş bu davanın kambiyo senedinden kaynaklandığı gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş olup, somut olay incelendiğinde, davacının, davaya konu senedin, ödünç sözleşmesi kapsamında çekilen kredinin karşılığı olarak kendisine verildiğini iddia ettiği, davalıların senedin veriliş amacı ve kredi borcunun teminatı olarak verildiği noktasında bir itirazı olmadığı ve davada taraflar arasındaki uyuşmazlığın, temel borç ilişkisi olan ödünç sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Davada temel borç ilişkisine dayanıldığına ve taraflar arasındaki temel ilişki de ticari dava niteliğinde olmadığına göre davada görevli mahkeme, ... Mahkemesi değil, genel görevli mahkeme olan ......

Kaldı ki Türk Borçlar Kanunu hükümleri de nazara alındığında, maddi gerçeği hedefleyen Ceza Hukukunun, eylemin nitelendirilmesinde görünürdeki işleme değil, tarafların nihai olarak gerçekleştirmek istedikleri (Kast) gizli işleme (Ödünç sözleşmesi) göre sonuca gidilmelidir....

UYAP Entegrasyonu