WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

-TL’sini ödediğini beyan etmiş, davalı banka davaya cevap vermemiş, davalı ... vekili, müvekkilinin borçlu ile akdedilen ödünç sözleşmesi kapsamında borç para verdiğini, tesis edilen ipoteğin ana para ipoteği olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan delillere göre, davalı ...’a taşınmaz satım bedelinin tamamının ödendiği, zira tesis edilen ipoteğin ana para ipoteği olup, taşınmaz satımı sonunda da rehin açığı tutarı bulunduğu, sıra cetveli itiraz davasının alacağın esas ve miktarına itiraz edilen alacaklıya tevcihi gerektiğinden davalı borçlu ...’ye husumet tevcih edilemeyeceği, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir....

Davalı vekili, taraflar arasında imzalanan ödünç sözleşmesine göre ödeme planında yer alan taksitlerden herhangi birinin ödenmemesi halinde ödünç alanın temerrüte düşeceğinin düzenlendiğini, birbirini izleyen en az iki taksitin ödenmemesi durumunda ise ödünç verenin kalan borcun tamamını talep etme hakkına sahip olduğunu, davacının üst üste iki taksiti ödememesi nedeni ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiğini, takibin kanuna ve imzalanan sözleşmeye uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir....

Davalı vekili, taraflar arasında imzalanan ödünç sözleşmesine göre ödeme planında yer alan taksitlerden herhangi birinin ödenmemesi halinde ödünç alanın temerrüte düşeceğinin düzenlendiğini, birbirini izleyen en az iki taksitin ödenmemesi durumunda ise ödünç verenin kalan borcun tamamını talep etme hakkına sahip olduğunu, davacının üst üste iki taksiti ödememesi nedeni ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiğini, takibin kanuna ve imzalanan sözleşmeye uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının sözleşmenin eki olan ödeme planının 9. ve 10. taksitlerini ödemediği, bunun üzerine davalının sözleşmenin 8/b maddesine dayanarak geri kalan borcun tamamını %180 oranındaki temerrüt faiziyle birlikte tahsil etmek için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığı, Yeni MK.'...

Davacı dilekçesinde, Maliye Bakanlığı'nın izniyle ikrazatçılık yaptığını, 24.01.2006 tarihli ödünç sözleşmesi ile davalıya kredi kullandırdığını, takip tarihi olan 13.09.2006 tarihinde borcun sözleşme uyarınca 6.240 YTL'ye ulaştığını beyanla takibe vaki itirazın iptalini istemiştir. Davalı cevabında, memur olduğunu, aylık maaşının 947.42 YTL olması nedeniyle, aşırı faiz yüzünden giderek artan borcun ekonomik bakımdan kendisini sarsacağını ve mahvına sebep olacağını savunmuştur. Mahkemece, ödünç sözleşmesinin tarafların karşılıklı ve serbest iradesiyle yapıldığını, sözleşme serbestisi içerisinde bağlayıcı olduğu nedeniyle istemin kısmen kabulüyle itirazın 3.449,33 YTL işlemiş faiz istemi yönünden iptaline ve takipten itibaren de sözleşmede kararlaştırıldığı gibi aylık %20 gecikme faizi uygulanmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Mahkemece; davacının tacir olmadığı, TTK'nın 4/1-f bendi gereğince ticari işletmeyi ilgilendirmeyen vedia sözleşmesine ilişkin haklardan doğan davaların ticari dava sayılmadığı, mevduat sözleşmelerine niteliği itibari ile ödünç sözleşmesi ve vedia (saklama) sözleşmelerinin hükümlerinin uygulandığı ve bu sözleşme türlerinin Borçlar Kanunu'nda düzenlendiği, TBK'nın 561. ve devamı maddelerinin uygulanacağı, ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği, Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevi kapsamında bulunmadığı, gerekçesi ile davanın usulden reddine, dava dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş; karar taraflarca temyiz edilmemesi üzerine kesinleşmiştir. Görevsizlik kararı üzerine dosya kendisine gelen ....

Davalı vekili, dava konusu çekleri müvekkilinin İkrazatçı Ödünç Sözleşmesi ile sözleşme tarafı olan ve çeklerin arkasında cirosu bulunan ... Tic. Ltd. Şti. ve yetkilisi ...'a vermiş olduğu ödünç para karşılığında aldığını, sözkonusu çekleri ödeme günü geldiğinde tahsil için muhatap bankalara ibraz edilmiş olmasına rağmen karşılıksız kaldığını, sözkonusu çeklerle ilgili yasal takipler başlattıklarını, müvekkilinin dava konusu çekleri iktisap ederken kötüniyetli olmadığı gibi herhangi bir kusuru da bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir....

KARAR Davacı, davalı bankadan dövize endeksli konut kredisi kullandığını, kur artışına dayalı olarak ödemelerinin aşırı arttığını ve işlem temelinin çöktüğünü, kullanmış olduğu Konut Finansmanı Sözleşmesinin aleyhine haksız şartlar içerdiğini ve bunun tespitinin gerektiğini, bu nedenlerle taraflar arasındaki sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürerek, sözleşmenin geçersizliği tespit edildiği takdirde ödünç sözleşmesi olarak kabul edilmesine, yüksek kurdan ödenen fazla miktarın sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği iadesine veya borcundan mahsubuna, kurun ödünç verilen tarihteki kur'dan belirlenerek sabitlenmesine, bankaların kredinin kullandırıldığı günkü kredi faz oranlarının ortalaması hesaplanarak belirlenen oran üzerinden faizin hesaplanmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir....

Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 10/11/2016 tarih ve 2016/215-2016/757 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekillerini tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili asıl davada, taraflar arasında 22.03.2012 tarihinde 400.000 TL bedelli ödünç sözleşmesi akdedildiğini ve müvekkiline ait taşınmaz üzerine davalı lehine ipotek konulduğunu, sözleşmeyle, aylık akdi faiz oranının %1,98, yıllık akdi faiz oranının ise 23,75 olarak öngörüldüğünü ve ödemelerin aylık 12.900,00 TL’lik taksitler halinde yapılmasının kararlaştırıldığını, sözleşme gereğince müvekkilinin ilk 7 takside ilişkin olarak 88.760,00 TL ödeme yaptığını ancak sonraki tarihli taksitleri ödeyemediğini bunun üzerine davalı yanca...

Hemen belirtmek gerekir ki, taraflar arasında kişisel alacağa ilişkin ödünç sözleşmesi iddiası bulunmaktadır. Davacı, davalıya borç para verdiğini ileri sürerek, verdiği paranın tahsilini istediğine göre, mal rejimi dışındaki akdi ilişkiye dayanan bu talebin aile mahkemesinin görevine (4787 s.K.md.4) girmemektedir. 6100 sayılı HMK’nın 1. maddesi uyarınca göreve ilişkin kuralların, kamu düzeninden olduğu vurguanmış; aynı Yasanın 2. maddesinde ise “dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi” olduğu düzenlenmiş olup, mal varlığına ilişkin eldeki davada, Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. O halde, Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek işin esasına girmek suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar vermesi gerekirken, yazılı şekilde görevsizlik kararı vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir....

Davalı şirket ile davalı ... davaya cevap vermemişler, diğer davalı ... vekili, müvekkilinin çeki ciro yoluyla alan iyiniyetli hamil olduğunu, çeklerin finans ve ikrazat hizmeti veren müvekkili tarafından ödünç sözleşmesi düzenlenerek, fatura karşılığı alınıp, bedellerinin hemen ödendiğini, iddianın asılsız olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuş, davalı ... vekili, müvekkilinin Yıldırım Finans çalışanı olup, çeki tahsil cirosu ile aldığını, iddiaların asılsız olduğunu savunmuştur. Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, çeklerin davacı ...’in rızası hilafına elinden çıktığı ve davalılar tarafından haksız şekilde ele geçirildiği ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir....

UYAP Entegrasyonu