WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Uyuşmazlık kambiyo senedi niteliği taşımayan belgeden kaynaklandığı gibi aradaki temel ilişki de ödünç sözleşmesi olarak açıklanmıştır. Bu hale göre uyuşmazlığı çözmekte görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Mahkemece bu yön gözetilmeden görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....

nin şirket yönetiminde söz sahibi olmaması itibariyle davalı ile davac arasındaki ilişkinin adi ortaklık (gizli ortaklık) olmadığı, kâra katılmalı ödünç sözleşmesi olduğu değerlendirilmiştir....

Yapı Ticaret arasında farklı boya renkleri oluşturabilmeleri adına renklendirme ve karıştırma makineleri ve bu makinelerin kullanılmasını sağlayan bilgisayar ve ekipmanlarını gerekli yazılımları ile birlikte ödünç vermeye ilişkin kapsamda "... A.Ş. Renklendirme Sistemi Kira Sözleşmesi" başlığı kira sözleşmesidir....

Tüketici Mahkemesince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, ödünç sözleşmesi ve araç satışından kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Asliye Hukuk Mahkemesince, uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklandığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir....

Mahkemece,para gönderme işleminin yazılı delil başlangıcı niteliğinde olup davacının ödünç sözleşmesi uyarınca para gönderdiğini tanıkla ispat ettiği,davalının ise savunmasını ispat edemediği,bu nedenle davalının itirazının haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalıya borç para verdiğini ve ödenmediğini ileri sürmüş, delil olarak da 18.7.2008 tarihli,alıcısı davalı olan 10.000TL bedelli banka havale belgesine 2011/9883-17917 dayanmıştır. Davalı,daha önce davacıya borç olarak verdiği 10.000TL’nin geri ödendiğini savunmuştur. Davacı, karz hukuki ilişkisine dayandığına göre, bu iddiasını yazılı delil ile ispatlamalıdır. Kural olarak, havale bir ödeme vasıtasıdır.Bu nedenle davacı davalıya borç para verdiğini yazılı belge ile ispatlamalıdır. Davaya konu havale belgesinde borç para verildiğine ilişkin bir açıklama bulunmamaktadır. Davacı, borç para verdiği yönündeki iddiasını yasal delillerle ispatlayamamıştır....

Ayrıca davalının ise murisi ile davacı arasında ödünç sözleşmesi bulunmadığını ve senedin sahte olduğuna ilişkin iddiasını ispat edemediğinden, mahkemece; davanın davalının payına düşen miktar yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18/06/2015 tarih ve 2012/474-2015/278 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkillerinin davalıdan 2.500,00 TL borç alarak davalı ile ödünç sözleşmesi imzaladıklarını, temerrüt faizinin sözleşmede aylık % 20 olarak yazılmış olduğunu, aldıkları borca istinaden davacı tarafından müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkillerinin fazladan 8.400,00 TL ödeme yapmak zorunda kaldıklarını ileri sürerek 8.400,00 TL’nın avans faiziyle birlikte davalıdan istirdatına karar verilmesini istemiştir....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/921 Esas KARAR NO : 2023/35 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/11/2021 KARAR TARİHİ : 17/01/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/01/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, ödünç verme sözleşmesinden kaynaklı alacağa ilişkin itirazın iptali davasıdır....

“Kullanım ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin bir şeyin karşılıksız olarak kullanılmasını ödünç alana bırakmayı ve ödünç alanın da o şeyi kullandıktan sonra geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir.”Yine TBK Madde 381 ; “Ödünç alan, ödünç konusunun olağan bakım ve koruma giderlerini karşılamakla yükümlüdür.”şeklinde bir hüküm içermektedir. 4.) Davalı şirketin 15.01.2019 tarihli maddi ve hukuki mesnetten yoksun cevabının akabinde müvekkil şirket bir kez daha 16.01.2019 tarihinde davalı şirketten kalıpların iadesini talep etmiştir. (EK 3: Müvekkil Şirket Tarafından Davalıya Gönderilen ---- Sayılı 16.01.2019 Tarihli Evrak.)Dilekçemiz ekinde sunmuş olduğumuz bu cevapta, müvekkil şirketin tedarikçilerinden satın aldığı parçalar için alternatif üreticilerle çalışmasının bir şirket prensibi olduğu beyan ederek kalıpların 2019 yılı ocak ayı içinde iadesi talep etmiştir. 5.)...

Mevduat sözleşmesi, ağırlıklı olarak esas itibariyle belli oranda faiz elde etme amacına yöneldiği için ödünç sözleşmesine daha çok yaklaşan, ancak güvenilir bir kurumda parayı muhafaza etme düşüncesi ile vedia sözleşmesini hatırlatan kendine özgü bir sözleşme tipidir. Mevduata uygulanacak hükümler, ancak kıyas yolu ile ve niteliği uygun düştüğü ölçüde ödünç sözleşmesi hükümleri ve istisnai hallerde vedia sözleşmesi hükümleri olacaktır. Bu sözleşme tipinin açıklanan özelliği nedeniyle, bu dava, B.K.nun 125 nci madde hükmünde yazılı 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tabi olup, esasen dava tarihinde yürürlükte olan 3182 sayılı Bankalar Kanunu'nun 36 ncı madde hükmündeki 10 yıllık zamanaşımı süresinin bu davaya süre bakımından kıyasen uygulanması da mümkündür. (Dairemiz’in 9.2.2004 tarih ve 2003/6407 esas, 2004/1027 karar sayılı ilamı bu yöndedir.) Dava, 10 yıllık zamanaşımı süresinde açılmıştır....

UYAP Entegrasyonu