WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen ziynet ve esya alacağı davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Dava, davacıya düğün merasimi sırasında takılan ziynet eşyaları ile müşterek çocuğun doğumu nedeniyle takılan ziynet eşyalarının iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Somut olayda, mahkemece kısa kararda müşterek çocuk ...'...

İstinaf Sebepleri Davalı-davacı erkek vekili, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve harcın kabul edilen miktara göre hatalı hükmedildiğini, kabul-ret oranına göre belirlenmesi gerektiğini, ziynet eşyaları yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, bu durumda da tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin değerlendirilmesi gerektiğini; davacı-davalı kadının 1992-2001 yılları arasında çalışma kaydı olmadığını, katkı payı oranının takdiren belirlenmesinin hatalı olduğunu; ziynet eşyalarının da rızaen müvekkiline verildiğini, karşılıksız olarak verildiğinden katkı payı yönünden de reddedilmesi gerektiğini, ziynet eşyaları yönünden davacının katkı payı alacağı talebi olmadığını, kişisel eşyaların iadesi olarak ziynet eşyalarını talep ettiğini, talep dışında karar verilmeyeceğini, kişisel eşyanın iadesi talebi yönünden ret kararı verilmesi gerektiğini; birleşen davada tasfiye konusu taşınmazın edinilmiş mal olduğunu, bağış olmadığını, müvekkilinin bağış iradesi ve...

Ziynet eşyası rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyadır. Bu nedenle evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi herzaman mümkün olduğu gibi evden ayrılırken üzerinde götürmesi de mümkündür. Bunun sonucu olarak ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğu karine olarak kabul edilmelidir. Davacı, dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını ispat yükü altındadır. Dinlenen tanıklardan ...'ın davacının babasının evine döndüğü esnada takı setinin üzerinde olduğunu söylemesi bu karineyi doğrulamaktadır. Davacı tarafın dinletmiş olduğu tanık beyanları bu karinenin aksini ispatlayacak mahiyette değildir. Tarafların tanık ve diğer delilleri yeniden değerlendirilerek, gerek duyulması halinde tanıkları yeniden dinleyerek, davacının müşterek konuttan ayrılış şekli ve zamanı yeniden araştırılmalıdır....

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 22/10/2014 tarihli bilirkişi raporunda belirtilmiş olunan şekli ile ispat olunan 8.345,00 TL üzerinden ziynet bedelinin dava tarihi olan 13/06/2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-) 6100 sayılı HMK. nun 26.maddesinin 1. fıkrasında; “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmü yer almaktadır. Yasanın bu açık hükmünden de anlaşılacağı üzere; hâkim, iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup, talepten fazlasına veya başkasına hükmedemez. Davacı vekili dava dilekçesinde ziynet eşyalarının aynen iadesi, mümkün olmadığı takdirde bedellerinin tahsilini istemiştir. Mahkemece, ziynet eşyaların bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir....

Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır. 2-Düğünde takılan ziynet eşyaları ve takılar kadına ait olup, onun kişisel eşyası niteliğindedir. Davacı kadın, ziynet eşyalarını davalının bozdurup harcadığını beyan ederek ziynet eşyalarının aynen, aynen iadesi mümkün olmadığı takdirde bedellerinin iadesini talep etmiştir. Davalı erkek ise verdiği cevap dilekçesinde ziynet eşyalarının bir kısmı ortak çocukları Ayşe’nin doğumunda harcandığını, bir kısmının davacının tarım-bağkur primlerinin ödenmesinde harcandığını, kalan kısmının da davacı adına alınan üç adet 2/b vasfındaki taşınmazların alımında harcandığını beyan etmiştir. Ziynet eşyalarının bozdurulduğu konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Somut olayda ziynet eşyalarının kadının prim borcunun ödenmesi ve kadına ait taşınmazların satın alınması için bozdurulduğuna ve kadının rızası ile bozdurulmak ve tekrar iade edilmemek üzere ziynet eşyalarının erkeğe verildiğine dair herhangi bir delil bulunmamaktadır....

Davacı vekili, müvekkili ile davalının düğün yaparak gayri resmi olarak evlendiklerini, bu birlikteliklerinden bir çocukları olduğunu, kısa bir süre sonra aralarında anlaşmazlıklar meydana geldiğini ve ayrıldıklarını, müvekkilinin düğünde takılan ziynet eşyalarını yanına alamadığını beyan ederek, ziynet eşyalarının aynen ya da bedelinin iadesi, müşterek çocuk yönünden iştirak, müvekkili yönünden yoksulluk nafakası ile uğramış olduğu manevi zararının tazmini isteminde bulunmuştur. Davalı, davaya cevap vermemiş, duruşmalara da katılmamıştır. Mahkemece, resmi olmasa da ziynet eşyaların mülkiyetinin birliktelik ile beraber davacıya geçtiği, davalının evlilik birliğinin gereklerini ihmal ettiği gerekçesi ile istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "hukuki dinlenilme hakkı" başlıklı 27. maddesi; ''Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler....

DAVA Davacı vekili dava ve cevaba cevap dilekçesinde özetle; düğünde takılan ziynet eşyalarının taraflar balayına giderken davalı tarafından babasına teslim edildiğini, daha sonra da iade edilmediğini, ekli listede bulunan eşyaların ise davalıda kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ziynet ve eşyaların aynen iadesi, mümkün olmadığı takdirde güncel bedellerinin faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. II....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi Sıfatı ile) DAVA TÜRÜ : Ziynet alacağı Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ziynet alacağı davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ziynet eşyalarının iadesi, mümkün olmazsa bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davalılar ... ve ... yönünden davanın husumet nedeniyle reddine, davalı ... yönünden ise karar vermeye yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalı ...’nın eşi, diğer davalı ...’nın ise kayınvalidesi olduğunu, düğünde takılan ziynetlerin davalılarda kalmış olup, iadesini, mümkün olmazsa bedellerinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama sırasında davalı ...’nın vefat etmesi nedeniyle dava, mirasçıları olan ... ve ...’ya yöneltilmiştir....

Dava, ziynet eşyalarının aynen iadesi,olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne,18 adet bilezik ve 80 adet çeyrek altından oluşan ziynet eşyalarının aynen iadesine mümkün olmazsa bedeli olan toplam 25.676 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Ziynet alacağı davasında davacının seçimlik hakkı bulunmaktadır. Davacı ziynetlerin aynen teslimini isteyebileceği gibi sadece bedelinin tahsilini ya da her ikisini birlikte terditli olarak de isteyebilir. Mahkemece davacının talebi gözetilmelidir. Yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı HUMK’nun 74.maddesi ve bunun karşılığı olarak düzenlenen 6100 sayılı HMK’nun 26.maddesi hükmüne göre hakim, talepten başkasına veya fazlasına hüküm veremez....

un beraati yönünden yapılan temyiz incelemesinde; Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre sanık İhor'un yurda sokmak istediği altınların toplamda 140 parça bilezik, küpe ve yüzükten oluşan ziynet eşyası olup, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma hakkındaki 32 sayılı Kararın 2/j-ix bendine göre işlenmiş altın olarak kabul edildiği, aynı kararın 7-c maddesinde yer alan, “ Yolcular, beraberlerindeki kendilerine ait değeri 15.000 ABD Dolarını aşmayan ve ticari amaç taşımayan ziynet eşyası niteliğinde kıymetli madenlerden ve taşlardan yapılmış eşyaları yurda getirebilirler ve yurtdışına çıkarabilirler....

UYAP Entegrasyonu