SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 13.3.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mahallesi çalışma alanında bulunan 590 parsel sayılı 16625 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve 05.02.1957 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edilmiş; tapu kaydının beyanlar hanesine 21.07.1995 tarihinde “6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi gereğince orman sınırı dışına çıkarıldığı”, 21.05.1998 tarihinde de “Korunması gerekli Kültür ve Tabiat Varlığı” şerhi yazılmıştır. Davacı ..., taşınmazın kendi fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak adına şerh verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 590 parsel sayılı taşınmazın 18.09.2017 tarihli bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 8099,72 metrekarelik kısmında davacının zilyet bulunduğunun tespitine, beyanlar hanesine “Bu taşınmazın 8099,72 metrekaresi ... zilyetliğindedir" şerhinin yazılmasına karar verilmiş; hükmün davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 16....
Ancak; 1- Ancak; 2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 14. maddesinin altıncı fıkrasında, idare tarafından bu Kanun hükümlerince tespit olunan malik, zilyet ve diğer ilgililere karşı açılan davaların görülmesi sırasında, taşınmaz malın malikinin davalıdan başka bir şahıs olduğu anlaşıldığı takdirde davaya ... malik, yine tapu malikinin daha önce öldüğü sabit olduğu takdirde ise mirasçıları dahil edilmek suretiyle davaya devam olunması gerektiği hükme bağlanmıştır. Mahkemece, Yasanın ... nitelikteki usule ilişkin bu hükmü gözetilmeden davalılardan ... ... ...'...
Köyü çalışma alanında bulunan 144 ada 7 parsel sayılı 1398,76 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz komisyon kararı ile Hazine adına tespit edilmiş, beyanlar hanesine taşınmazın ... zilyetliğinde olduğu şerhi yazılmıştır. Davacı ..., irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tescil istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında Hazine, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak beyanlar hanesindeki şerhe yönelik davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı ... ...’un davasının reddine, müdahil Hazine’nin davasının kabulüne, çekişmeli 144 ada 7 nolu parsel sayılı taşınmazın komisyon kararı ile konulan beyanlar hanesindeki "İbrahim oğlu ... ...’un zilyet ve tasarrufundadır" şerhinin silinerek Hazine adına tesciline karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi .......
nun zilyet olduğunun tespiti ile, beyanlar hanesinin bu şekilde düzeltilmesine ve tapuda tesciline karar verilmiş; hükmün davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş; hüküm, bu kez de davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 36,20 TL'nin temyiz eden davacı ...'...
Ancak; 1- Ancak; 2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 14. maddesinin altıncı fıkrasında, idare tarafından bu Kanun hükümlerince tespit olunan malik, zilyet ve diğer ilgililere karşı açılan davaların görülmesi sırasında, taşınmaz malın malikinin davalıdan başka bir şahıs olduğu anlaşıldığı takdirde davaya ... malik, yine tapu malikinin daha önce öldüğü sabit olduğu takdirde ise mirasçıları dahil edilmek suretiyle davaya devam olunması gerektiği hükme bağlanmıştır. Mahkemece, Yasanın ... nitelikteki usule ilişkin bu hükmü gözetilmeden davalılardan ... ... ...'...
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (1 ve 2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 8.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Mahallesi çalışma alanında bulunan 824 parsel sayılı 645,57 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ..., ..., ..., ... ve ...’ün kullanımında olduğu, şerhi verilerek ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... vekili, çekişmeli taşınmazın murisi tarafından köy senedi ve satış vaadi sözleşmesi ile satın alındığını, murisin ölümü ile zilyetliğin müvekkiline intikal ettiğini, taşınmazın zilyet ve tasarrufunun müvekkilinde bulunduğunu öne sürerek, müvekkili adına kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle dava açmış, davacı ...’ın yargılama aşamasında ... Korkmaz terekesine temsilci olarak atandığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 6....
İhbar olunan Mardin Büyükşehir Belediyesi vekili cevap dilekçesinde özetle; Mardin Büyükşehir Belediyesinin davada hasım olmadığı gerekçesiyle davanın öncelikle husumet yönünden reddedilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak hak düşürücü sürenin geçtiğini, Mahkeme aksi kanaatte ise dava konusu taşınmaz özel mülkiyete konu olmayan yerlerden ise davanın reddini; 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 79 uncu maddesi uyarınca Mardin Büyükşehir Belediyesi adına tescilini istemiştir. III....
in (c), davalıların (b) harfi ve krokide vergi kaydı kapsamı olarak gösterilen 15.000 metrekarelik yer üzerindeki zilyetliklerinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçiminin olaylara dayalı olarak bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı sorulup saptanması, ... ve arkadaşlarının taşınmazda zilyet bulunup bulunmadıkları, zilyet iseler tümünde veya belli bir bölümünde zilyet olup olmadıklarının kendilerine açıklattırılıp ona göre bilirkişi ve tanıklardan bu konudaki bilgilerinin sorulması, komşu parseller hakkında verilip kesinleşen kararlar bulunduğunda karar örneklerinin getirtilip incelenmesi; fen bilirkişisine yapılan keşif ve uygulamayı ve kayıtlarda yazılı sınır yerlerini ve taşınmazın değişik bölümlerinin değişik kişilerce zilyet edilmiş olması halinde bu yerlerin konum ve miktarlarını yansıtır biçimde kroki düzenlettirilmesi; ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir...


