Mahkemece; bilirkişi raporu doğrultusunda davacının talebinin davalıların kusuru nedeniyle araçta meydana gelen zararın tazmini talebi olduğu, davacı tarafından dosyaya gerçek hasar miktarı ve zararın tespiti için delil ibraz edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; araçta oluştuğu belirtilen maddi zararın tahsili istemine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunun 50. maddesinde; “Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. 51 .maddesinde; - Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür....
Davalılar cevap dilekçelerinde; çocuklarının sebep olduğu yangından dolayı İslahiye Cumhuriyet Savcılığı'nın yaş küçüklüğü sebebiyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verdiğini, aradan 3 yıl zaman geçtikten sonra bu zararın kendilerinden istendiğini belirterek çocukları için verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına rağmen kendilerinden zararın tazmininin istenmesini kabul etmediklerini beyan etmişlerdir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, davacı tarafça talep ve tespit edilen miktardan takdiren indirim yapılarak 2.200,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı idareye verilmesine, karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava orman yangınına istinaden açılan maddi tazminat talebine ilişkindir. HUMK'nun 275. ve takip eden maddeleri (HMK 266.md vd.) uyarınca, çözümü özel ve teknik bilgiye dayanan konularda, ihtisas sahibi kişilerin vereceği rapor esas alınarak hüküm kurulması gerekir....
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, maddi tazminat yönünden sunulan bilirkişi raporunun tam olarak zararın belirlenmesine yardımcı olacak kayıt ve belgeleri içermediği, B.K 50.maddesine göre zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğu, uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hakimin olayların akışını ve zarara göreninin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirlemesi gerektiği gerekçesi ile davacı tarafın marka değeri, davalı tarafın kısmi defter kayıtları, değişik franchise sözleşmeleri, dosyaya yansıyan ekonomik durum dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile ....000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, markaya yönelik tecavüz ve haksız rekabetin tespiti meni ve manevi tazminatın reddi yönünden daha önceki mahkeme kararı kesinleşmiş olduğundan bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 03/06/2014 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 08/12/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir....
Mahkemece, hazırlık soruşturma evrakı ve bu soruşturma sırasında davalının alınan beyanı getirtilmeli, olay tarihi öncesi havanın fırtınalı olup olmadığının tespiti amacıyla Meteroloji Genel Müdürlüğü'nden gerekli araştırma yapılmalıdır.Ayrıca davacı şirket tarafından gerekli denetimler yapılmayarak söz konusu kabloların sarkmış olduğu anlaşıldığına ve bu yönde deliller de bulunduğuna göre; zararın oluşmasında davacının da müterafık kusurunun bulunduğu gözetilmeli, hesaplanan zarar miktarından TBK'nın 52. maddesi gereğince uygun bir indirim yapılması gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle davalının kusursuz olduğu benimsenerek eksik araştırma ile hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bu yönüyle kararın bozulması gerekmiştir....
Devlet, zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder." hükmü yer almaktadır. Bu itibarla, tapu kaydının iptali nedeniyle, tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse, tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar, tapu kaydının iptali nedeniyle, tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı, zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı, zarar görenin malvarlığı ne durumda olacak idiyse, aynı durumun tespit edilebileceği miktar olmalıdır. Bu nedenle mahkemece, davacının tapu kaydının iptali nedeniyle oluşan gerçek zararına hükmolunması gerektiği düşünülmeden yasal olmayan gerekçelerle, tazminat miktarından indirim yapılması, Doğru görülmemiştir....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat Hüküm : 3.923,33 TL maddi, 2.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine Davacının tazminat talebinin kısmen reddine kısmen kabulüne ilişkin hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1- Manevi tazminat miktarı belirlenirken, objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun, makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçülere uymayıp eksik olduğu, 2- Davacının tutuklandığı tarihten itibaren zararın oluştuğunun anlaşılması karşısında, talebe uygun şekilde, anılan tarihten...
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, davacıya ait --- plakalı araç ile davalının --- olduğu -----plakalı aracın 28/08/2021 tarihinde karıştığı trafik kazası nedeniyle oluşan ve---------Karar tarihli ve sayılı dosyasına konu olup, bu dosyada kesin hüküm ile tespit edilen alacağın davalı tarafından temerrüte düşülmesinden sonra ödenmesi nedeniyle davacının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 122. maddesi hükümleri uyarınca açtığı aşkın zararın tazminine ilişkin tazminat davasıdır....
Ancak davalının itirazı üzerine açılan malûliyet oranının tespiti davasının onanarak kesinleştiği 16.11.2015 tarihinde zararın kapsamı yani zararlandırıcı olayın değil bedensel zararın niteliği ve unsurları öğrenildiğinden ıslah dilekçesi ile talep edilen maddi tazminatın zamanaşımına uğradığından söz etmek mümkün değildir. Bu nedenle direnme kararı bu değişik gerekçeyle yerindedir. 21....
İhtisas Kurulunun belirlemesi esas alınarak asıl dava ile birleştirilen 2007/160E sayılı dava bakımından maddi tazminat isteminin kabulü ile manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, birleştirilen 2012/4E sayılı ek dava bakımından ise maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı taraf vekilince temyiz edilmiştir. Davacının 25.06.1998 tarihli iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının tespiti ve gelir bağlanması için 24.05.2006 tarihinde yaptığı başvuru üzerine Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından sürekli iş göremezlik oranının % 15,20 oranında olduğu belirlenerek 01.06.2006 tarihinden başlamak üzere gelir bağlandığı, Kurumca belirlenen bu iş göremezlik oranına davacı tarafça itirazda bulunulmadığı, davalı tarafça yapılan itiraz üzerine, dosyayı inceleyen Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 07.01.2009 tarihli kararı ile davacının sürekli iş göremezlik oranının % 15,20 olduğunu bildirdiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır....


