Bir başka ifadeyle, tazminat miktarı hiçbir zaman gerçek zararı aşmamalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 8.12.1965 günlü ve 4/219 E. 448 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi, meyveli ağaçların kesilmesinden veya bunların hayatiyetine son verilmesinden doğan zararın ne şekilde hesap edileceği konusunda Borçlar Kanununda bir hüküm bulunmamaktadır. Bu durumda hayatın olağan akışı içerisinde oluşan hukuk kurallarının olaya uygulanması suretiyle adalete uygun bir sonuca ulaşmak gerekir. Meyveli ağaçların yaşamına son verilmesinden doğan zararın, bunların kaim değerinin tespiti suretiyle takdiri gerektiği kökleşen Yargıtay içtihatlarıyla belli olmuştur. Bir ağacın kaim değerini bulmak için uygulanması gereken yöntem ise, ağaçların bulunduğu yerin ağaçlı değeri ile ağaçsız değeri arasındaki farkın tespiti ile bu farkın o yerde bulunan ağaç sayısına bölünmesi suretiyle gerçeğe en yakın zararın belirlenmesidir....
Şu durumda, mahkemece keşif yapılarak köye gidip gelen araçların da toza neden olup olmadığı, bu tozun da ağaçlara zarar verip vermediği araştırılmalı, anılan hususun da zararda etkili olduğunun tespiti halinde, davalının verdiği zararın oranı belirlenerek, davalı zarar oranında tazminata mahkum edilmeli; yoldan çıkan tozların zarar verdiği belirlenip bu zararın oranı belirlenemezse 818 Sayılı Borçlar Kanunu 43 ve 44 maddelerine göre uygun bir hakkaniyet indirimi yapılarak tazminata karar verilmesi gerekirken; eksik incelemeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş; hükmün, bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3- Yine, dava dilekçesinde, tespit giderlerinin de davalıdan alınması istenmiştir. ... sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince delil tespiti giderleri de yargılama giderlerinden olduğundan mahkemece kendiliğinden gözetilerek bu konuda da karar verilmesi gerekir....
in asli ve tek kusurlu olduğunun belirtildiği, ceza dosyasının 14/07/2015 tarihinde kesinleştiği, mahkememizce de maddi vakıanın tespiti ve kusur hususunun tespiti açısından ceza mahkemesince alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğunun kabulü ile ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ......
Buna göre; mahkemece yapılacak iş; sigortalı konutta davaya konu su basması olayı nedeniyle binada geri tepmeyi önleyici sistem bulunup bulunmadığının konusunda uzman bilirkişi tarafından tespiti ile geri tepmeyi önleyici sistemin varlığının ya da yokluğunun, zararın oluşmasına ve artmasına etkisinin olup olmadığının, sigortalının müterafık kusurunun olup olmadığının değerlendirilerek, zarar gören eşyaların niteliğine göre seçilecek bilirkişiden gerçek zarar miktarının tespiti yönünden rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar vermek olup, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 26/09/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminde, her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde BK.nun 44.maddesi (6098 S.K. m.58) uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Mahkemece, her ne kadar davalı ...'...
Mahkemece davalının sunduğu emsal lisans sözleşmesine göre talep edebileceği tazminat miktarının tespiti amacıyla bilirkişi raporu alınmış ancak emsal lisans sözleşmesindeki asgari lisans ücretinin yüksek olduğu, davacıyla eşit şartlara sahip olan bir işletme için bu bedelin uygulanabileceği gerekçesiyle Türk Borçlar Kanunu (TBK) hükümleri uyarınca tazminat miktarı takdir edilmiştir. Mahkeme hakimine, TBK 50. maddesi uyarınca, uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleme yetkisi tanınmıştır....
tazminat talepleri, özünde, haksız fiilden kaynaklanan zararların giderilmesinin karşılığını oluşturmakta olduğunu, diğer bir ifade ile tazminat ile amaç aslında zarar nedeniyle bozulan dengeyi tekrar kurmak ve fiilden önceki duruma kavuşulmasını sağlamakta olduğunu, bu bakımdan, tazminat taleplerinde en önemli noktayı zarar miktarının tespiti oluşturmakta olduğunu, bu durumun sebebinin ise, yukarıda da ifade edildiği üzere, tazminat miktarının zarar miktarından fazla olamaması gerektiğini, zarar en genel ifadesi ile kişinin iradesi dışında malvarlığında meydana gelen azalma olduğunu, malvarlığının aktifinin azalmasından kasıt uyuşmazlık konusu olayda olduğu gibi zarar görenin aracının onarımı yapıldığında servise ödenen ücret olduğunu, zararın hesabının ise fark teorisi kullanılmak suretiyle yapılması gerektiğini, buna göre haksız fiil işlenmeseydi malvarlığının içinde bulunacağı durum ile haksız fiil işlendikten sonra malvarlığının içinde bulunduğu durum arasındaki fark zararı ifade...
Dava dilekçesinde, davacıya ait ... plakalı motosikletin ağır hasar görerek pert olduğunu belirterek, zarar tespiti ile belirsiz alacak davası niteliğinde 1.000 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep eden ve 25/10/2024 günü yapılan duruşmanın 1'inci oturumunda maddi tazminat isteminin somutlaştırması yükümlülüğü kapsamında HMK'nin 119/-ğ maddesi uyarınca talep sonucunu bildirmesi için süre verilen davacı vekili, 28/10/2024 günü sunduğu dilekçesiyle aracın eski haline gelmesi veya eski haline gelmeyecekse kazadan önceki bedeline ilişkin zararın talep edildiğini bildirmiş; 21/3/2025 günü yapılan 2'nci oturumunda hazır bulunan davacı vekili de beyanında, kaza nedeniyle kullanılmaz hale gelen araçta, kazadan kaynaklanan zararın tazminini istediklerini bildirmiştir.Dava dilekçesinde HMK'nin 119/-ğ maddesi uyarınca bulunması gereken talep sonucu açık biçimde yer almıyorsa, aynı maddenin 2'nci fıkrası gereğince eksik olması durumunda, hâkim...
Maddesindeki istiap haddinin aşılmasından meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde aracın aşırı yüklü olması haricinde başka bir kusurun belirlenemediği, meydana gelen zararın teminat dışı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kasko sigortası poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir....
ile tahsiline, hileli ve vekalet görevinin kötüye kullanılması sebebiyle uğradığı zararın ... ile yapılan sözlü sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeniyle kurumlarla olan sözleşmelerinin feshi nedeniyle uğradığı zararın tespiti ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ve şirketlerine verilmesini istemiştir....


