Tic Anonim Şirketi aleyhine açtığı davanının REDDİNE, Davacının davalı ... aleyhine açtığı maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 3.273,00-TL alacağın dava tarihi olan 11/11/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... iletişimden alınarak davacıya verilmesine, Davacının manevi tazminat talebinin REDDİNE karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir . 1-Mahkemece, delil tespiti dosyasında yeralan bilirkişi raporuna dayanılarak (yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmaksızın) karar verildiği; delil tespit dosyasında yeralan bilirkişi raporuna davalılar tarafından itiraz edildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK.nun 400-406.maddeleri gereğince, delil tespitinde, "Taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da tanık ifadelerinin alınması gibi işlemlerin yapılmasını talep edebilir...
Tarafların olaydaki kusur durumlarının tespiti yönünden iki rapor alınmış, ancak raporlar arasındaki çelişki giderilmeden tazminat hesabı bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden tazminat hesabı yaptırılması ve yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.01.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Köyü 41 parsel no'lu taşınmazında bulunan mercimek bitkisini dolu yağışı riskine karşı sigortalattığını ve bitkinin aşırı dolu yağışından zarar görmesi nedeniyle 24/05/2013 tarihinde İl Tarım Müdürlüğü'ne başvuruda bulunması sonucu bitkinin dolu ve aşırı yağış sonucu zarara uğradığının tutanakla tespit edildiğini, davalının zararı karşılamaması nedeniyle delil tespiti yaptırıldığını ve yapılan keşif sonucu dolu ile üründe meydana gelen zarar arasında illiyet bağının bulunduğu ve meydana gelen zararın 7.483,00 TL olduğunun saptandığını ve dolu sonucu meydana gelen zararın teminat kapsamında olduğunu ileri sürerek, 7.483,00 TL'nin tespit tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir....
Manevi zararın tespiti istemine ilişkin olarak; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01.03.2006 tarih ve 2006/2-14 E, 2006/26 K. sayılı kararında ifade edildiği üzere manevi tazminat, zarar görenin kişilik değerlerinde bedensel bütünlüğünün iradesi dışında ihlali hallerinde meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir. Zarar görene tanınmış olan manevi tazminat hakkı kişinin sosyal, fiziksel ve duygusal kişilik değerlerinin saldırıya uğraması durumunda öngörülen bir tazminat türüdür. Amacı ise kişinin, hukuka aykırı olan eylemden dolayı bozulan manevi dengesinin eski haline dönüşmesi, kişinin duygusal olarak tatmin edilmesi, zarar vereni bir daha böyle bir eylemde bulunmaktan alıkoyması gibi olguları karşıladığı bir gerçektir. Manevi tazminat, kişinin çekmiş olduğu fiziksel ve manevi acıları dindirmeyi, hafifletmeyi amaçlar. Bu tazminat bizzat yaşanan acı ve elemin karşılığıdır....
Ancak burada söz konusu olan, kişilerin mülkiyet hakları üzerinde süresi belli olmayan sınırlama şeklindeki idarenin işlem ve eyleminden doğan zararın tazmini olup mülkiyetin bedele çevrilmesi ise idari yargıda açılan tazminat davasının değil, adli yargıda açılacak bedel tespiti ve tescil davasının konusuna girer. Kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davaları, taşınmaz mülkiyetinin bedeli karşılığında kamuya aktarılması yoluyla mülkiyete yapılan fiili müdahaleyi sonlandırmayı hedeflemesiyle, sadece idarenin işlem ve eylemlerinden doğan zararın tazminini sağlayan, mülkiyete ilişkin herhangi bir sonuç doğurmayan idari yargıda açılan tam yargı davalarından farklılaşmaktadır. Mülkiyetin bedele çevrilmesi ise, idari eylem ve işlem nedeniyle doğan bir zarar niteliğinde olmadığından idari yargıda görülen tazminat davasının konusuna girmez....
ARAÇ MAHRUMİYET ZARARININ TAKDİR VE TESPİTİ 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 105 ] 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 42 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içnde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: Davacı vekili, davalılardan U.......Ltd. Şti'ne ait Haydar'ın sevk ve idaresindeki 34..........3137 plakalı aracıyla müvekkiline ait 34.......7078 plakalı aracına çarptığını belirterek hasar, değer kaybı, araç mahrumiyeti ve KDV toplamı olarak 3.500.000.000 TL'sı tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalı U......Ltd. Şti. vekili kusur oranı ve hasar miktarına itiraz ederek zararın sigorta şirketince karşılandığını, bakiye zararın ispatlanması halinde davanın kasko sigorta şirketi R.....Sigorta A.Ş.'...
Borçlar Kanununun 50 ve 51. maddelerine göre birden fazla kişinin bir zararın oluşumuna sebebiyet vermeleri ile muhtelif sebeplerden dolayı aynı zarardan birden fazla kişinin sorumlu tutulmalarını gerektirir durumlarda, zarar verenlerden her birinden zararın tazminini talep hakkı vardır. Teselsüle dayalı davalarda, kurum sigortalı ya da hak sahiplerine yaptığı ... sigorta yardımlarının tümünün tazminini, bütün sorumlulardan birlikte veya her birinden ayrı ayrı ya da sadece birinden istemek hakkına sahiptir. Tazmin sorumlularından her biri, Kuruma karşı zararın tamamından müteselsilen, fakat birbirlerine karşı kendi kusurları oranında sorumludur. Mahkemece, iş kazası neticesinde sorumluların yargılandığı ... ......
Şti. aleyhine 14.06.2011 tarihinde iş kazası ve iş göremezlik geliri bağlanması gerektiğinin tespiti istemiyle açılan davada iş kazası tespiti talebinin davacının hukuki menfaati olmadığından reddine, iş göremezlik geliri bağlanması gerektiğinin tespiti talebi konusuz kaldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21....
Bir başka ifadeyle, tazminat miktarı hiçbir zaman gerçek zararı aşmamalıdır. Yerleşmiş Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere; meyveli ağaçların yaşamına son verilmesinden doğan zararın, bunların kaim değerinin tespiti suretiyle takdiri gerekmektedir. Bir ağacın kaim değerini bulmak için uygulanması gereken yöntem ise, ağaçların bulunduğu yerin ağaçlı değeri ile ağaçsız değeri arasındaki farkın tespiti ile bu farkın o yerde bulunan ağaç sayısına bölünmesi suretiyle gerçeğe en yakın zararın belirlenmesidir....
tazmininin istenildiği, davacı vekili tarafından süresi içerisinde UYAP üzerinden dosyaya sunulan ancak karşı tarafa tebliğ edilmeyen ve fiziki olarak dosyaya eklenmeyen savunmaya cevap dilekçesinde ise davalı idarenin hukuka aykırı işlemi nedeniyle maddi zarara uğranıldığı, oluşan maddi zararların karşılanması için dava açıldığı, uğranılan zararın tespiti için dosyanın bilirkişiye gönderilmesi gerektiği şeklinde beyanda bulunulduğu, yine davacı vekili tarafından 28/06/2017 tarihinde UYAP üzerinden sunulan dilekçe ile muhtelif belgelerin sunularak şirketin uğradığı maddi zararın bilirkişi marifetiyle tespiti gerektiği şeklinde beyanda bulunulduğu, davacının istinaf ve temyiz dilekçelerinde ise talep edilen zararın lisansın iptaline ilişkin işlemden ve bu işlemin iptaline ilişkin Mahkeme kararının uygulanmamasından kaynaklandığı yönünde beyanlarda bulunularak dosyanın bilirkişiye gönderilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır....


