WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

Bu haliyle, tespit dosyasında taş ocağından yayılan tozların bitki ve ürünlere zarar verme olasılığının yüksek olduğu tespitinin yapılmış olması karşısında 06/05/2015 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak taş ocağı faaliyetinin durdurulmuş olması nedeniyle zararın tespiti yapılamadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Şu durumda, tespit tarihi itibariyle davaya konu taşınmazda taş ocağından çıkan tozlar nedeniyle zeytin ağaçlarının etkilendiği ve verim kaybı meydana geldiği açık olduğundan, mahkemece mahallinde yeniden keşif yapılarak taş ocağı faaliyetlerinin zeytin ağaçlarının gelişimine ve ürün verimine etkisi ve neden olduğu zararın tespiti yapılarak hüküm altına alınması gerekir. Eksik inceleme ile verilen kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 24/01/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....

(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi Esas No:2020/1653 Karar No: 2022/1412) Haksız fiile dayanan tazminat isteminde zamanaşımının işlemeye başlayacağı tarih, zararın ve zarar sorumlusunun öğrenildiği andır. Zararın öğrenilmesi kavramıyla kastedilen ise, haksız fiil nedeniyle oluşan bedensel zararın kapsamının öğrenilmesi olup, bu bedensel zararın sebep olacağı maluliyet oranının belirlendiği tarihin, zararın öğrenilmesi kavramına bir etkisi yoktur. Bedensel zararın (yaralanmanın) gerçekleşmesi ve bu yaralanmayla ilgili tedavinin tamamlanması ile zararın kapsamının belli olduğu kabul edilmelidir. (Yargıtay 4. HD 2021/4765 Esas 2021/7355 Karar) Yargıtay 17....

Sözleşme devam ederken haklı sebepler nedeniyle akdin feshedildiğinin ve bununla birlikte borçlu olunmadığının tespiti ve zararın tahsiline ilişkin dava, kira akdinin feshi nedeniyle açıldığından ve kiracı tarafından sözleşmenin başından beri geçersiz olduğu da ileri sürülmediğinden uyuşmazlığın, HUMK'nun 8. maddesine göre Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HUMK.’nun 25. ve 26. maddeleri gereğince Kadıköy 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 01.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Sözleşme devam ederken haklı sebepler nedeniyle akdin feshedildiğinin ve bununla birlikte borçlu olunmadığının tespiti ve zararın tahsiline ilişkin dava, kira akdinin feshi nedeniyle açıldığından ve kiracı tarafından sözleşmenin başından beri geçersiz olduğu da ileri sürülmediğinden uyuşmazlığın HUMK'nun 8. maddesine göre Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HUMK.’nun 25. ve 26. maddeleri gereğince Kadıköy 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 01.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Sözleşme devam ederken haklı sebepler nedeniyle akdin feshedildiğinin ve bununla birlikte borçlu olunmadığının tespiti ve zararın tahsiline ilişkin dava, kira akdinin feshi nedeniyle açıldığından ve kiracı tarafından sözleşmenin başından beri geçersiz olduğu da ileri sürülmediğinden uyuşmazlığın, HUMK'nun 8. maddesine göre Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HUMK.’nun 25. ve 26. maddeleri gereğince Kadıköy 5.Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 01.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Somut olayda; Davacının poliçe kapsamında talep edebileceği zarar miktarının tespiti bakımından alınan 28.10.2015 tarihli mali müşavir, meteoroloji ve inşaat mühendisi bilirkişi heyeti raporu hükme esas alınmıştır. Söz konusu raporda; meydana gelen zararın hesaplanma şekline yönelik herhangi bir ifade yer almadığı, eksper raporunda belirlenen tazminattan davalı tarafın kusuru oranında sorumlu olduğu ifade edilmekle 4950,00 TL zarar belirlenmiş, mahkemece hükme esas alınmıştır. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm verilemez....

Kabule göre; Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir....

Mahkemece, sızıntının ilk oluştuğu ve arızaya ilk müdahale edildiği tarih ile arızanın nihai olarak giderildiği tarihin ve bu tarihler arasında zararın seyri gözetilerek, dava konusu zararın tüm kapsamı itibariyle oluştuğu tarihin tespiti, zararın davalı kooperatife haber verilip verilmediği, verilmiş ise zararın hangi aşamasında haber verildiği, davalı kooperatifin zararın giderimi için girişimde bulunup bulunmadığı, bu girişimlerin olumlu sonuç doğurup doğurmadığı, arızanın niteliğine ve kapsamına göre tespiti için gereken makul sürenin ne olduğu, arızanın teknik olarak hangi tarihte ve nasıl tespit edilebileceği ve nihai olarak giderilebileceği hususlarında konusunda uzman bir bilirkişi yada bilirkişi kurulundan denetime elverişli bir rapor alınması, davacının tanıkları da dinlendikten sonra, davalı kooperatifin zararın meydana gelmesinde müterafik kusuru bulunup bulunmadığı belirlenerek oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, zararın artmasına davalının neden...

Maddesinin 1. ve 2. fıkrasında " Zarar görenin, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğu; uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hakimin, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleyeceği" düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun yaptırımı, haksız fiil sonucunda meydana gelen zararın tazminidir. Kural olarak, meydana gelen zararın tamamının tazmin edilmesi gereklidir. Haksız fiillerden kaynaklanan zararlara ilişkin tazminat taleplerinde, davacı hem zarara uğradığını hem de uğradığı zararın miktarını ispatlamakla yükümlüdür. Ancak kimi hallerde zarar miktarının tam olarak tespiti ve dolayısıyla ispatı mümkün olmayabilir. Kanun koyucu da tam olarak bu sebepledir ki, uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkimin, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirlemesi gerektiğini hükme bağlamıştır....

Şöyle ki; Dairemizin 12.09.2017 tarih 2016/7476 E. - 2017/11791 K. sayılı ilamı ile; meyveli ağaçların yaşamına son verilmesinden doğan zararın, bunların kaim değerinin tespiti suretiyle takdiri gerektiği, bir ağacın kaim değerini bulmak için uygulanması gereken yöntemin, ağaçların bulunduğu yerin ağaçlı değeri ile ağaçsız değeri arasındaki farkın tespiti ile bu farkın o yerde bulunan ağaç sayısına bölünmesi suretiyle gerçeğe en yakın zararın belirlenmesi olduğu, mahkemece; yukarıda açıklandığı şekilde bilirkişi raporu alınması gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılama sırasında yeniden alınan bilirkişi raporu incelendiğinde; bilirkişi tarafından Dairemizin bozma ilamına belirtilen formüle uygun şekilde ağaçların bulunduğu yerin ağaçlı değeri ile ağaçsız değeri arasındaki farkın tespiti edildiği, sonrasında bu farkın o yerde bulunan ağaç sayısına bölünmesi suretiyle zararın hesaplandığı anlaşılmaktadır....

UYAP Entegrasyonu