WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

Dava, kurum zararı nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, davacı ... Genel Müdürlüğüne ait .... Recoder Cihazı ile adaptörünün kaybı nedeniyle davacı kurumca, oluşan zararın tahsili için açılan alacak davasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiğini, zararın giderilmesinin yasal bakımdan imkansız hale gelmesi nedeniyle alacağın zamanaşımına uğratılması hususunda yapılan inceleme sonucunda, sorumluların da tespiti bakımından .......

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR- Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan aldığı dondurma sertleştirme tünelinin gizli ayıplı olması nedeniyle sözleşmenin feshine, malın ödenen bedelinin faiziyle iadesine, müvekkilinin uğradığı zararın tespiti ile şimdilik 5.000 TL maddi zararın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında 5.000 TL'lik maddi tazminat talebini 1.725.613,65 TL olarak ıslah etmiştir....

Dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 2-Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK.nun 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalılar Okan ile Orhan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Davacı vekili, 20.12.2011 tarihinde davalılardan ...'e ait olup, ...'in idaresindeki, davalı ... şirketine trafik sigortalı xx xxx xx plakalı aracın yaya geçidinden geçmekte olan müvekkiline çarparak ağır şekilde yaralanmasına neden olduğunu bildirerek 1.000,00 TL maddi zararın ve 100.000,00 TL manevi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen alınarak müvekkilerine verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini yükseltmiştir. Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur....

Hukuk Dairesinin 16.06.2014 tarih 2014/8994 Esas 2014/10573 Karar sayılı ilamı ile “Bilirkişi kurulunca davacı bağımsız bölümünde oluşan bu zararın kaynağının ne olduğu, davalı bağımsız bölümün hangi bölümlerinden kaynaklandığı, anayapının ortak yer niteliğindeki kısımlarından kaynaklanıp kaynaklanmadığı araştırılarak zararın ortak yerlerden kaynaklandığının tespiti halinde her bağımsız bölüm malikinin arsa payı oranında sorumlu tutulacağı, aksi takdirde davalı bağımsız bölümünden kaynaklanan zararın yukarıda açıklanan hususlara göre davalının sorumlu olacağı gözetilip, buna göre bir değerlendirme ve hesaplama yapılması gerekirken sadece davacının bağımsız bölümünde oluşan zararın giderme bedeli hesaplanmıştır. Mahkemece, davacının bağımsız bölümünün kiraya verilememesi nedeni ile yoksun kalınan kira bedeli hakkında istem ile manevi tazminat isteminin reddinde bir isabetsizlik yoktur....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki Hazineden satın alınan taşınmazın yapılan kadastro tespiti ile orman vasfıyla yeniden Hazine adına tescili sonucunda uğranılan zararın TMK.nun 1007. maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın zaman aşımı süresi dolduğundan reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, Hazineden satın alınan taşınmazın yapılan kadastro tespiti ile orman vasfıyla yeniden Hazine adına tescili sonucunda uğranılan zararın TMK.nun 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki Hazineden satın alınan taşınmazın yapılan kadastro tespiti ile orman vasfıyla yeniden Hazine adına tescili sonucunda uğranılan zararın TMK.nun 1007. maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın zaman aşımı süresi dolduğundan reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, Hazineden satın alınan taşınmazın yapılan kadastro tespiti ile orman vasfıyla yeniden Hazine adına tescili sonucunda uğranılan zararın TMK.nun 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki Hazineden satın alınan taşınmazın yapılan kadastro tespiti ile orman vasfıyla yeniden Hazine adına tescili sonucunda uğranılan zararın TMK.nun 1007. maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın zaman aşımı süresi dolduğundan reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, Hazineden satın alınan taşınmazın yapılan kadastro tespiti ile orman vasfıyla yeniden Hazine adına tescili sonucunda uğranılan zararın TMK.nun 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir....

Vergi Dairesi Müdürlüğü'nce söz konusu faturalar nedeniyle tahakkuk ettirilen toplam 39.147,09 TL ödendiğinin tespiti yapılmış, 11.807,55 TL vergi zıyaın cezasına ilişkin ihbarname vergi dairesi müdürlüğünce davacı adına düzenlendiğinin tespiti yapılmıştır. Haksız fiillerde tazminat hakkının doğumu için, haksız fiil ile birlikte zararın ortaya çıkması lazım geldiği kuşkusuzdur. Olayımızda haksız fiil fatura düzenleyenin düzenlemiş olduğu faturaların davacıya verip, davacının söz konusu faturaları ticari defterlerine kayıt etmesidir. İhtisas vergi dairesinin tespiti ve cezai müeyyideyi uygulaması ise davacının zararıdır. Faturaların sahte olmadığı ya da vergi dairesi kararına itiraza yönelik ve yahut bir soruşturma dosyası açılmış ise buna ilişkin bir kanıt davalı tarafından dosyaya sunulmamıştır. Ödenen cezaların sorumlusu bilirkişi tarafından incelenen defter kayıtları ve ödeme dekontuna göre davalı olup, haksız fiil nedeniyle uğranılan zararın sorumlusu da davalıdır....

Ancak burada söz konusu olan, kişilerin mülkiyet hakları üzerinde süresi belli olmayan sınırlama şeklindeki idarenin işlem ve eyleminden doğan zararın tazmini olup mülkiyetin bedele çevrilmesi ise idari yargıda açılan tazminat davasının değil, adli yargıda açılacak bedel tespiti ve tescil davasının konusuna girer. Kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davaları, taşınmaz mülkiyetinin bedeli karşılığında kamuya aktarılması yoluyla mülkiyete yapılan fiili müdahaleyi sonlandırmayı hedeflemesiyle, sadece idarenin işlem ve eylemlerinden doğan zararın tazminini sağlayan, mülkiyete ilişkin herhangi bir sonuç doğurmayan idari yargıda açılan tam yargı davalarından farklılaşmaktadır. Mülkiyetin bedele çevrilmesi ise, idari eylem ve işlem nedeniyle doğan bir zarar niteliğinde olmadığından idari yargıda görülen tazminat davasının konusuna girmez....

UYAP Entegrasyonu