WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

Kanunun 8/1. maddeleri gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının zaman aşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 06.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....

maddelerine uyan nitelikli hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen 7 yıl 12 aylık uzatılmış dava zaman aşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 08.04.2013 tarihinden denetim tarihinde işlenerek hükmün açıklanmasına sebep olan suçun işlendiği 08.01.2014 tarihi arasında durduğu da nazara alındığında, suç tarihi olan 17.02.2012 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ...’in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca zaman aşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 24.03.2022 tarihinde oy...

İcra Hukuk Mahkemesinin ... sayılı dosyası ile dava açtığını, bu davada icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, yerel mahkeme kararını istinaf kanun yoluna akabinde Yargıtay Temyiz kanun yoluna başvuru sonucunda herhangi bir sonuç elde edemediklerini, İcranın Geri Bırakılması kararının temyiz incelemesi sonucunda 23.10.2019 tarihli Onama kararı ile 14.11.2019 tarihinde E-tebligat Yoluyla tebliğ edildiğini, bunun üzerine İİK md 33/A-2 '' Alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra, zamanaşımının vakı olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açabilir. Aksi takdirde icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm teşkil eder" hükmü gereğince işbu davayı açtıklarını, icra takibine konu alacağın çek olduğunu, her ne kadar icra hukuk mahkemesince icranın geri bırakılmasına karar verilmişse de alacağın zamanaşımına uğramadığını, davanın kabulü ile Konya . İcra Müdürlüğü'nün ......

Ceza Dairesince, “18/07/2012 tarihli karar ile suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmasına ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş olup, hükmün 06/09/2012 tarihinde kesinleşmesinden sonra 11/11/2013 tarihinde yeni suç işlediği ve bu suçtan mahkumiyetinin kesinleştiği, suça sürüklenen çocuğa atılı suçun 5237 sayılı TCK nun 141/1. maddesinde düzenlenen açıktan hırsızlık suçunu oluşturduğu, cezanın türü ve üst sınırına göre S.S.Ç'nin suç tarihinde 15 yaşından küçük olması da göz önüne alındığında 4 yıllık asli dava zaman aşımının duran zaman aşımı süresi çıkartılarak dava aşımını en son kesen nedenin suça sürüklenen çocuğun savunmasının alınması olduğu ve suça sürüklenen çocuğun savunmasının alındığı 14/06/2012 tarihine göre dava zaman aşımı süresinin istinafa konu karar tarihi itibariyle geçmiş bulunması nedeniyle CMK 223/8 maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesine” karar verildiği belirtilmiş ise de; dosyanın içerisinde...

Somut olayda, ..., ... ve ...’... 26.11.2008 tarihinde dosya borcuna icra kefili oldukları, dava tarihi itibari ile de asıl borçludan bağımsız olarak kefil oldukları miktar kadar takip borcundan sorumlu olan icra kefilleri yönünden İİK’nun 39. maddesinde öngörülen on yıllık zaman zamanaşımı süresinin dolmadığı açıktır. Öte yandan, mülga 6762 sayılı TTK'nun 726. maddesinde, çek için düzenlenen zamanaşımı süresi 6 ay olup, asıl borçlu yönünden zamanaşımı dolmuş ise de borçlunun talebi icranın geri bırakılması olup, İİK’nun 71. maddesinin atfı ile İİK’nun 33/a maddesi uyarınca da takibin kesinleşmesinden sonra borcun zamanaşımına uğraması durumunda icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken mahkemece takibin iptal edilmesi de yerinde değildir....

ın, İİK'nun 106-110. maddeleri uyarınca süresinde satış istenilmediği gerekçesi ile haczin kaldırılması istemiyle ilgili olarak İcra Hukuk Mahkemesi'nin 25.03.2015 tarih, 2015/360 E.-2015/268 K. sayılı ilamı ile verilen karar, borçlunun zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması isteminin incelenmesine engel değildir. O halde, mahkemece, borçlunun zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması isteminin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/01/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Ceza Dairesinin 03.02.2014 tarihli ve 2013/23474 Esas, 2014/2417 sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zaman aşımının duracağı ve zaman aşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, Dosya kapsamına göre; kayden 15.11.1999 doğumlu olan ve suçun işlendiği 20.08.2014 tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesinde öngürülen cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu aynı Kanun’un 66/1-e ve 66/2. maddeleri uyarınca asli zaman aşımı süresinin 4 yıl, olağanüstü zaman aşımı süresinin ise 6 yıl olduğu, Suça sürüklenen çocuğun 16.12.2014 tarihinde sorgusu yapılarak zaman aşımı süresinin kesildiği, 4 yıllık olağan zaman aşımı süresinin sorgu tarihinden itibaren yeniden işlemeye...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sarkıntılık HÜKÜM : Mahkumiyet İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: 28.01.2010 tarihli karar ile sanık hakkında sarkıntılık suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile üç yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair verilen kararın 31.05.2010 tarihinde kesinleşmesinden sonra denetim süresi içerisinde 10.10.2012 günü işlenen kasıtlı suçtan verilen mahkumiyet kararınında kesinleştiği, buna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 31.05.2010 ile ikinci suçun işlendiği 10.10.2012 arasında dava zaman aşımı süresinin 2 yıl 4 ay 9 gün süreyle durduğu, sanığın işlediği suçla ilgili 765 sayılı TCK'nın 421/2. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4, 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave dava zaman aşımına tabi olup, duran sürenin de eklenmesinden sonra suç tarihi olan 12.03.2004 ile karar tarihi...

Bu durumda takibe konu senet kambiyo senedi vasfını taşımamakta olup, mahkemece bu senet yönünden verilen icranın geri bırakılması kararı doğru olmamıştır. Yine 6762 sayılı TTK.'nun 688/6. maddesi gereğince bonoda lehtarın ad ve soyadının yazılı olması zorunludur. Lehtar, gerçek veya tüzel kişi olarak bonoda gösterilmez ise dayanak belge bono olarak kabul edilemeyeceğinden, bu belge nedeniyle borçlu hakkında kambiyo senetlerine özgü yolla takip yapılması mümkün değildir. Somut olayda, takip dayanağı 2.400 TL bedelli, 15.04.2006 tanzim, 15.05.2006 vade tarihli bonoda Lehtarın bulunmadığı görülmektedir. Bu durumda; takibe konu edilen senet kambiyo senedi vasfını taşımamakta olup, mahkemece bu senet yönünden verilen icranın geri bırakılması kararı doğru olmamıştır. Öte yandan TTK.nun 690. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken aynı Kanun'un 615/3. maddesi gereğince, bononun vade tarihinin, düzenlenme gününden muayyen bir müddet sonraya ait bulunması zorunludur....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜMLER : Hükmün açıklanması sureti ile mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanık hakkında kurulan hükümlerin 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakıldığı, bu kararların 06.01.2012 tarihinde kesinleşmesi ile zaman aşımının durduğu ve sanığın denetim süresi içerisinde 18.03.2013 tarihinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle, bu tarih itibariyle duran zaman aşımının tekrar işlemeye başladığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle zaman aşımının "1 yıl 2 ay 12 gün" süre ile durduğu ancak; sanığa yüklenen suçların gerektirdiği cezaların türü ve üst hadlerine göre, suç tarihi olan 21.01.2006 tarihi ile temyiz inceleme tarihi arasında 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67. maddelerinde öngörülen "12 yıllık" olağanüstü zaman aşımı süresinin gerçekleşmiş olduğunun anlaşılması, Bozmayı gerektirmiş...

UYAP Entegrasyonu