WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

aşımının gerçekleştiği gözetilerek zaman aşımı sebebiyle davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesine istinaden sanık hakkındaki davanın 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2 maddeleri uyarınca zaman aşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 15.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Takibin kesinleşmesinden önce zamanaşımı itirazı İİK'nun 168/3. maddesine göre beş günlük süreye tabi ise de, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığına ilişkin şikayet ise İİK'nun 170/b maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanun'un 71/2 ve 33/a maddesi gereğince herhangi bir süreye tabi olmayıp iddianın yerinde olduğunun belirlenmesi halinde icranın geri bırakılmasına karar verilir. Somut olayda; örnek 10 nolu ödeme emri borçluya 03.11.2011 tarihinde tebliğ edilmiştir. Borçlunun 16.12.2015 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvuruda, icra takibinin kesinleşmesinden sonraki dönemde zamanaşımının gerçekleşmesi nedeni ile icranın geri bırakılmasını talep etmiş olup, İİK'nun 71. maddesi uyarınca zamanaşımı itirazı süreye bağlı olmaksızın yapılabilir. Mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle istemin süre aşımı nedeniyle reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....

Sanığa yüklenen görevi kötüye kullanma suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde gösterilen 7 yıl 6 aylık asli ve ilaveli zaman aşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi olan 10.01.2002 tarihinden itibaren hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle durma süreleri de nazara alındığında hükümden önce bu sürelerin dolduğu gözetilmeden yazılı biçimde mahkumiyet kararı verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zaman aşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 10.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....

gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca bu suçtan görülen kamu davasının zaman aşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 06.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....

uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve ... sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının zaman aşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 07.05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak Hüküm : 765 sayılı TCK’nın; 313/1, 59/2, 40 maddeleri gereğince mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararın kesinleştiği tarih ile sanığın denetim süresi içinde yeni suç işlediği tarih arasında zaman aşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede; Sanığa yükletilen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre, suç tarihinde yürürlükte olan ve dava zaman aşımı yönünden 5237 sayılı TCK’ya göre sanık lehine hükümler içeren 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık kesintili zaman aşımı süresinin suç tarihi ile karar tarihi arasında gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun...

O halde mahkemece, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken istemin kabulü ile icranın geri bırakılması yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....

D Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunan sanığa hükmün 18/03/2021 tarihinde tefhim edildiği, ancak cezaevinde bulunan suça sürüklenen çocuğa yasa yolu bildiriminde CMK'nin 263. maddesine göre yasa yolu başvurusunun belirtilmemesi nedeniyle, sanığın 28/05/2021 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğa yüklenen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e, 66/2 ve 67. maddeleri gereğince 7 yıl 12 aylık olağanüstü zaman aşımı süresinin öngörüldüğü, 5271 sayılı CMK'nin 231/8. maddesinin son cümlesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından sonra denetim süresi içerisinde dava zaman aşımının durduğu gözetilerek, suç tarihi olan 14/08/2010 tarihi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 07/05/2012 tarihi arasındaki süre ve denetim süresi içinde işlenen suçun suç tarihi olan 23/03/2015 tarihi ile açıklanan...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5187 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Sanıklar hakkında 5187 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan yerel Mahkemece 2013/14 Esas sayılı dosyasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının suçtan zarar gören... ya da velisine tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmediği ve bu nedenle zamanaşımı süresinin durmadığı, sanıklara isnat edilen suçun kanunda öngörülen cezasının üst haddine göre davanın 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67. maddelerinde öngörülen 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zaman aşımı süresine tabi bulunduğu, zamanaşımı süresini son kesen işlemin 03/01/2013 tarihli iddianame olduğu, inceleme tarihi itibarıyla olağan zaman aşımı süresinin geçmiş olduğunun anlaşılması, Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu...

Yine aynı Kanunun 135. maddesinde; "Müruru zaman katedilmiş olunca kat'ıdan itibaren yeni bir müddet cereyan etmeye başlar." düzenlemesine yer verilmiştir. Takip dosyasında alacaklı tarafından 31/10/2002 tarihinde borçluların doğrudan gelir destekleme bedellerinin haczinin talep edildiği, 04/02/2003 tarihinde taşınmazına ilişkin olarak kıymet takdiri yapıldığı, bu tarihlerden 09/12/2011 tarihli yenileme emrinin gönderilmesi ve haciz talebine kadar icra takibinin 10 yıldan fazla işlemsiz bırakılmadığı, dolayısıyla takipte zamanaşımının gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, istemin kabulü ile icranın geri bırakılması yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....

UYAP Entegrasyonu