Bunun sonucu olarak takip dayanağı belge kambiyo vasfı taşımadığından zaman aşımı süresi on yıla tabi olup, on yıllık zamanaşımı süresi de dolmamıştır. O halde mahkemece, 20.11.2011 keşide tarihli bu çek yönünden istemin reddine karar verilmesi isabetli ise de diğer çekler yönünden 11.03.2014 ile 30.09.2014 tarihleri arasında zamanaşımını kesen bir işlem yapılmadığından, mahkemece, borçlunun zamanaşımı şikayetinin bu çekler yönünden kabulü ile icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup alacaklının karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile kararın yeniden bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Alacaklının karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile Dairemizin 28/12/2017 tarih, 2016/25178 Esas - 2017/16438 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 25/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi. .........
O halde; Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgulara göre, yukarıda sözü edilen 2013/46-57 sayılı icranın geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra, karara karşı alacaklının 7 gün içinde genel mahkemelerde dava açıp açmadığının araştırılması alacaklı tarafından genel mahkemelerde İİK'nun 33/a-2. maddesi uyarınca açılan bir davanın olmaması halinde alacağın zamanaşımına uğradığı hususunun kesin hüküm teşkil edeceği ve icranın geri bırakılması kararının, takibin iptaline ilişkin sonuçları doğuracağı ve icra dosyasındaki mevcut hacizlerin kalkacağı, alacaklı tarafından açılmış böyle bir dava varsa sonucunun istihkak davasında bekletici mesele yapılacağı, dava sonuna kadar icra takibinin duracağı davanın kazanılması halinde duran icra takibine devam edileceği davanın kaybedilmesi halinde ise dosyadaki hacizlerin kalkacağının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir....
Mezkur ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan suç için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zaman aşımının aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olacağı, zaman aşımını kesen son işlem olan sanığın mahkeme huzurunda savunmasının alındığı 27.04.2010 tarihinden, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklandığı 23.11.2021 tarihine kadar geçen 11 yıl 6 ay 26 günden, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 09.06.2011 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlenen suçun suç tarihi olan 04.06.2013 tarihleri arasında geçen 1 yıl 11 ay 25 günlük durma süresi de çıkarıldığında 9 yıl 7 ay 1 gün geçmiş olduğu cihetle, 8 yıllık olağan zaman aşımı süresinin dolmuş olduğu dikkate alındığında, dava zaman aşımının dolması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun...
Borçlu mehil vesikasında yazılı süre içinde, Yargıtay'dan icranın geri bırakılması kararı alınmazsa veya icranın geri bırakılması kararı alınıp da hükmün onanması halinde, yatırılan teminat para ise alacaklının talebi üzerine başkaca bir işleme gerek kalmadan alacaklıya ödenir, mal ve hak ise malın niteliğine göre icra müdürlüğünce paraya çevrilir....
Borçlu mehil vesikasında yazılı süre içinde, Yargıtay'dan icranın geri bırakılması kararı alınmazsa veya icranın geri bırakılması kararı alınıp da hükmün onanması halinde, yatırılan teminat para ise alacaklının talebi üzerine başkaca bir işleme gerek kalmadan alacaklıya ödenir, mal ve hak ise malın niteliğine göre icra müdürlüğünce paraya çevrilir....
İcra Mahkemesinin 04.02.2020 Tarih, 2019/281 Esas 2020/136 Karar sayılı ilamı ile icranın geri bırakılması talebi red edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 12.04.2021 tarih 2020/2282 Esas 2021/10027 Karar sayılı ilamı ile davacının istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, İİK'nın 33-a/1 maddesi gereğince zaman aşımı nedeni ile icranın geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 16.12.2021 tarih 2021/5018 Esas 2021/11528 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir. Bu durumda, mahkemece davacı alacaklı tarafından İİK'nun 33a/2 maddesi uyarınca açılmış bir dava bulunup bulunmadığı araştırılarak dava açılmış ise sonucunun beklenmesi, açılmamış olması halinde davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Davalı ... vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile hükmün bozulması gerekir. VI....
İİK 33/a "Alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra, zamanaşımının vaki olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açabilir. Aksi takdirde icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm teşkil eder." Şeklindedir. Somut uyuşmazlıkta ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas,... karar sayılı 31/05/2024 tarihli ilamı ile icranın geri bırakılmasına karar verildiği, İİK 71/ son maddesine göre alacaklı tarafından zamanaşımın gerçekleşmediği iddiası ile dava açılmadığı taktirde zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması kararının kesin hüküm teşkil edeceği, somut olayda da, icranın geri bırakılması kararının borcun zamanaşımına uğraması nedeniyle verildiği, davalı alacaklı tarafından yasal sürede zamanaşımının vaki olmadığına dair dava açılmadığı, söz konusu kararın kesin hüküm haline geldiği anlaşılmıştır....
DAVALI/ALACAKLI : (iflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına dair Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanığa yüklenen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre, sanığın lehine olan 765 sayılı TCK’nin 102/4. ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü zaman aşımı sürelerinin öngörüldüğü, 5271 sayılı CMK'nin 231/8. maddesinin son cümlesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından sonra denetim süresi içerisinde dava zaman aşımının durduğu gözetilerek, suç tarihi olan 27/05/2005 tarihi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 07/01/2011 tarihi arasındaki süre ve denetim süresi içinde işlenen suçun suç tarihi olan 27/12/2012 tarihi ile açıklanan hükmün temyiz inceleme tarihi arasındaki arasındaki sürenin 5271 sayılı CMK'nin 231/8. maddenin son cümlesi gereği birleştirilmesi durumunda, yargılamaya konu suç...
İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/167 esas sayılı dosyasında icranın geri bırakılması davası açıldığı, Mahkemece icra dosyasında yapılan en son işlem ile dosyanın yenilendiği tarih arasında üç yıl geçtiğinden zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına dair hükmün, davalı vekili olan sanığın yokluğunda verilen hükmün tebliğ edilmesine rağmen taraflarca temyiz edilmemesi üzerine 28.10.2011 tarihinde kesinleştiği, Sanık tarafından icra takibinin alacaklısı olan katılanın vekili sıfatıyla 19.07.2012 tarihinde borçlu aleyhine Aydın 2. İcra Müdürlüğünün 2012/9612 esas sayılı dosyasında “İcranın geri bırakılması sebebiyle temel ilişkiye dayalı alacak talebi” açıklaması ile söz konusu bonoya dayanarak ilamsız takip yoluyla icra takibi başlatıldığı, borçlunun borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu somut olayda, sanığın Aydın 2....


