"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Manisa İcra MahkemesiTARİHİ : 06/12/2005NUMARASI : 2005/77-555 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : İİK'nun 33. ve devamı maddelerine göre ilamlı takipte icra emrine itiraz (icranın geri bırakılması talebi) ilamlı icra takibini (kendiliğinden) durdurmaz.İlamlı icra takibi ancak İcra Mahkemesinin vereceği icranın geri bırakılması kararı ile durur.Bu durumda borçlunun itiraz (icranın geri bırakılmasını talep) etmesine rağmen icra dosyasına ödeme yapmış olması itirazının esasının incelenmesine engel değildir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Manisa İcra MahkemesiTARİHİ : 06/12/2005NUMARASI : 2005/75-554 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : İİK'nun 33. ve devamı maddelerine göre ilamlı takipte icra emrine itiraz (icranın geri bırakılması talebi) ilamlı icra takibini (kendiliğinden) durdurmaz.İlamlı icra takibi ancak İcra Mahkemesinin vereceği icranın geri bırakılması kararı ile durur.Bu durumda borçlunun itiraz (icranın geri bırakılmasını talep) etmesine rağmen icra dosyasına ödeme yapmış olması itirazının esasının incelenmesine engel değildir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Manisa İcra MahkemesiTARİHİ : 06/12/2005NUMARASI : 2005/79-556 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : İİK'nun 33. ve devamı maddelerine göre ilamlı takipte icra emrine itiraz (icranın geri bırakılması talebi) ilamlı icra takibini (kendiliğinden) durdurmaz.İlamlı icra takibi ancak İcra Mahkemesinin vereceği icranın geri bırakılması kararı ile durur.Bu durumda borçlunun itiraz (icranın geri bırakılmasını talep) etmesine rağmen icra dosyasına ödeme yapmış olması itirazının esasının incelenmesine engel değildir....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak ve katılmak Hüküm : 03.03.2009 tarih ve 2008/250 esas, 2009/82 karar sayılı hükmün açıklanmasına, TCK'nın 313/1, 40, 647 sayılı Kanunun 4. maddeleri gereğince mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık hakkında 13.10.2011 suç tarihli eylemiyle ilgili olarak mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 24.03.2009 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içinde 13.08.2009 tarihinde işlediği 5607 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün kesinleşmesi ve ihbar üzerine, hükmün açıklandığı, CMK'nın 231/8-c maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararın kesinleştiği tarih ile sanığın denetim süresi içinde yeni suç işlediği tarih arasında zaman aşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede; Sanığa yükletilen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre, suç tarihinde yürürlükte olan ve dava zaman aşımı...
Mezkur ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, sanığın eylemlerine uyan suçlar için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zaman aşımının aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olacağı, zaman aşımını kesen son işlem olan sanığın mahkeme huzurundaki savunmasının alındığı 16.02.2010 tarihinden, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklandığı 14.04.2021 tarihine kadar geçen süreden, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 24.02.2010 tarihi ile denetim süresi içerisindeki kasıtlı suçun işlendiği 03.08.2010 tarihi arasında geçen durma süresi mahsup edildiğinde, geriye kalan 10 yıl 8 ay 18 günlük süre boyunca zaman aşımı süresi işlemek suretiyle 8 yıllık asli dava zaman aşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, zaman aşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararların bozulması lüzumunun...
Mezkur ihbarnamede; Somut olayda, sanığın eylemine uyan basit yaralama suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zaman aşımı süresinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, olağanüstü zaman aşımı süresinin ise 12 yıl olduğu nazara alındığında, zaman aşımını kesen son işlem olan sanığın mahkeme huzurunda savunmasının alındığı 25.07.2008 tarihinden, hükmün açıklandığı 19.10.2021 tarihine kadar geçen 13 yıl 2 ay 24 günlük süreden, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 17.12.2009 tarihi ile denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 22.02.2010 tarihi arasında geçen 2 ay 5 günlük durma süresi çıkarıldığında, bakiye kalan 13 yıl 19 günlük sürede 8 yıllık olağan zaman aşımı süresinin tamamlandığı; yine suçun işlendiği 11.01.2007 tarihinden kararın verildiği 19.10.2021 tarihine kadar geçen süreden durma süresi mahsup edildiğinde geriye kalan 14 yıl 7 ay 3 günlük sürede 12 yıllık olağanüstü zaman aşımı süresinin...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;Alacaklı tarafından borçlu aleyhine 3 adet çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibinde, borçlunun takibin kesinleşmesinden sonra çeklerde zamanaşımının dolması nedeniyle İİK.nun 71 ve 33-a maddeleri uyarınca icranın geri bırakılması ve hacizlerin kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece istemin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.İİK.nun 33/a-2. maddesi uyarınca; “Alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra, zamanaşımının vaki...
Ancak; A- 4733 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik incelemede, Sanık hakkında 4733 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının katılan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu’na tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmediği ve bu nedenle zaman aşımı süresinin durmadığı, sanığa isnat edilen suçun kanunda öngörülen cezasının üst haddine göre davanın 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e ve 67. maddelerinde öngörülen 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zaman aşımı süresine tabi bulunduğu, zaman aşımı süresini son kesen işlemin sanığın 28/05/2009 tarihli savunması olduğu, inceleme tarihi itibarıyla olağan zaman aşımı süresinin geçmiş olduğunun anlaşılması, Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden...
maddeleri uyarınca mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 21.04.2009 tarihinde kesinleştiği, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içinde 17.12.2009 tarihinde işlediği yeni suçtan dolayı kurulan hükmün kesinleştiğinin ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklandığı, CMK'nın 231/8-c maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile yeni işlenen suçun tarihi arasında zaman aşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede; Suça sürüklenen çocuğa yükletilen suçların gerektirdiği cezaların türü ve üst hadlerine göre, TCK'nın 66/1-2 ve 67/3. maddelerinde öngörülen kesintili zaman aşımı süresinin suç tarihi ile inceleme tarihi arasında gerçekleştiği anlaşılmakla hükümlerin CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,aynı Kanunun 322. maddesine istinaden suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davalarının zaman aşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 15.10.2018 tarihinde oybirliğiyle...
Dava zaman aşımı süresinin dolmamış olması, olumsuz bir yargılama (dava) şartı olup, dava zaman aşımı süresinin dolması halinde Devletin yargılama hakkı düşer. Somut olayda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 11/10/2013 tarihinden, denetim süresinde işlenerek hükmün açıklanmasına sebep olan suçun işlendiği 19/08/2015 tarihleri arasında gerçekleşen durma süresi ile son olarak açıklanan 11/05/2016 tarihinde verilen mahkûmiyet hükmü de dahil olmak üzere kesme sebepleri de dikkate alındığında, aynı zamanda uzatılmış dava zaman aşımı süresi de dolmuştur. Elbette hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı itiraz üzerine mercii tarafından kaldırılmışsa, bu karara herhangi bir sonuç bağlanamaz. Örneğin; yoklukta verilmesi, tebligat, itiraz ve nihayet itiraz merciinin kaldırma kararı arasında geçen sürede dava zaman aşımı süresinin durduğu kabul edilemez. Ancak, verilen bir mahkûmiyet hükmü hatalı da olsa dava zaman aşımını süresini keser....


