"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Vakfın Dağılması, Malvarlığının Tespiti ve Başka Vakfa Devri Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan ... ile ilgili davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili dava dilekçesinde, 31.12.2012 tarihi itibariyle aktif toplamı 374,80 TL olan davalı vakfın yönetim kurulu tarafından işletmenin kapatıldığı, yeteri kadar malvarlığının bulunmadığı, genel giderleri dahi ödeyemediği,vakfın amacını gerçekleştirme imkanı kalmadığını belirtilerek, davalı vakfın kendiliğinden sona erdiğinin tespiti ile mahkeme sicilinden silinmesi ve malvarlığının başka bir vakfa devrine karar verilmesini istemiş; davalı vakıf temsilcisi ise, son mevzuat değişikliği ile üniversite bünyesinde vakıf olarak çalışma imkanı kalmadığını, vakfın dağılmasını talep etmiş; mahkemece, ...'...
Davacı vekili, 15.12.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile müvekkilinin üyeliğinin taşınmazın satış tarihi itibariyle sona erdiğinin tespiti talebinin yerinde görülmemesi halinde müvekkilinin istifaya ilişkin 25.04.2013 tarihli ihtarnamesinin davalı kooperatife tebliğ tarihi itibariyle üyeliğinin sona erdiğinin tespitini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 14. ve kooperatif anasözleşmesinin 17. madde hükümleri çerçevesinde kooperatif üyeliğinin devri için üyeliği devreden ve devralan arasında düzenlenmiş devir sözleşmesinin bulunması ve birlikte her ikisinin kooperatif tüzel kişiliğine başvurması gerektiği, davacı üyenin bağımsız bölümünü davalı ...'e devrettiği, ancak her ikisinin kooperatif üyeliğinin devri konusunda bir sözleşme düzenlemedikleri ve davalı ...'...
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davacının, el çektirme kararının verildiği 14.07.2021 tarihinde Şube Yönetim Kurulu yedek üyesi olup anılan tarihte davalı Sendika Ana Tüzüğü'nün 31 inci maddesi kapsamında Şube Yönetim Kurulu üyeleri arasında olan davacının 6356 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesinden yararlanmasına engel bir durum bulunmadığı, davacının 6356 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesinde düzenlenen işyeri sendika temsilciliğinin güvencesi hükümlerinden faydalanması gerektiği, davalı vekilinin, davacının sendika üyeliğinin sona ermesi sebebi ile yedek yönetim kurulu üyeliği sıfatının da kendiliğinden sona ereceği ve davacının açılan davada hukuki yararının bulunmadığı noktasındaki istinaf itirazının yerinde bulunmadığı, öte yandan davacı tayin ile başka bir işkolunda olan bir işyerine gönderildiğinden işkolu değişikliği nedeniyle üyeliğinin düştüğünü öğrendiği, davacının üyeliğinin bu işlemler yapılmasaydı devam etmesi...
Mahkememizce tüm deliller toplandıktan sonra dosya bilirkişiye tevdi olunmuş, bilirkişi 11/05/2021 tarihli raporunda; Kooperatif yönetim kurulu karar defteri, ortaklar pay defteri, hazirun cetvelleri ve tüm dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde; davacının ortaklık sıfatının tespit edilemediği bildirilmiştir. Dava, davalı kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamına ve hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporuna göre; davacı 02/02/2019 ve 20/04/2019 tarihinde davalı ...'dan iki hisse alarak davalı kooperatif üyesi olduğunu ve iki adet hissesinin haksız olarak iptal edildiğini ileri sürerek kooperatif üyeliğinin tespiti talebiyle eldeki davayı açmıştır....
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 14.03.2007 tarihinde kooperatif üyeliğine kabul edilen davacıların murisinin, 27.07.2007 tarihli yönetim kurulu kararı ile sermaye katılım bedeli, aidat ve arsa bedeli olarak hiç bir bedel ödemediği gerekçesi ile üyeliğinin iptaline ve 13.04.2008 tarihli genel kurulda da ortaklık kaydının silinmesine karar verilmiş ise de, bu tarihten önce 26.08.2007 tarihinde davacıların murisi öldüğünden ölen kişi hakkında genel kurulca verilen ihraç kararının geçersiz olduğu, bu nedenle ihraç kararına göre değerlendirme yapılamayacağı, yönetim kurulu kararı tebliğ edilmediğinden ölüm tarihine kadar muris üyeliğinin devam ettiği, ölümle ortaklık sıfatı sona erdiğinden, davacıların murisinin ortaklık payından doğan alacağının tasfiye usulüne göre hesaplandığı, davacıların murisinin davalı kooperatiften 19.265,25 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile bu miktarın 15.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal...
---istifa ihtarının davalıya tebliğ edildiği 05.01.2015 tarihi itibari ile davalı kooperatifteki üyeliğinin sonlandığının tespitine yönelik açıldığı, davalı kooperatife gönderdiği istifaya ilişkin ihtarname ile üyeliğinin sonlandığını iddia eden ve üyelikten istifası işleme alınmadığı için üyelikten istifasının tespitini talep eden, davalıya karşı aynı nedenlerle ---Karar sayılı dosyasından dava açan -----hakkında da ihtarnamenin davalı kooperatife tebliğ tarihi itibari ile üyeliğinin sonlandığına dair karar verilmiş ve bu karar 20.06.2013 tarihinde kesinleştiği, yine davalı kooperatife karşı aynı sebeplerle --- sayılı dosyasından açılan davada verilen üyeliğin istifa ile sonlandığına ilişkin karar da -----tarihinde kesinleştiği, açıklanan nedenlerle, müvekkilinin davalı kooperatifle olan--- ilişkisinin 05.01.2015 tarihi itibari ile sona erdiğinin hüküm altına alınmasını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin de davalıya yükletilmesine, karar verilmesini karar verilmesini talep etmiştir...
AŞ’de, şirket tüzelkişiliği olarak yönetim Kurulu üyeliğinin bulunup bulunmadığı, var ise tarihleri araştırılmalı, davacının da, ... Dış Tic. AŞ.’de Yönetim Kurulu üyeliğinin bulunup bulunmadığı hususu araştırılmalı ve bulunması halinde davacının da ödeme emirlerinin dönemi de dikkate alınarak sorumlu olabileceği hususu dikkate alınmalıdır. Davacının ... Dış Tic. A.Ş.’de yönetim Kurulu üyeliğinin bulunmaması halinde ise, temsil yetkisi irdelenmeli ve temsile yetkili olduğu dönemler dikkate alınarak, yetkisinin kapsamı belirlenmeli ve üst düzey yönetici konumunun bulunup bulunmadığı hususu irdelendikten sonra bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Derneğin Kendiliğinden Sona Erdiğinin Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı derneğin TMK'nin 87-5 fıkrası gereğince olağan genel kurul toplantısının iki kez üst üste yapılmadığından kendiliğinden sona erdiğinin tespitini istemiş; mahkemece, kanuni süre dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....
tarihinde de vefat ettiğini, söz konusu hastalığından dolayı temyiz kudretini kaybetmiş olan ...’nun yönetim kurulu üyeliğinin kendiliğinden sona erdiğini, dolayısıyla iki kişi kalan yönetim kurulundan dolayı davalı şirketin organsız kaldığını, 17.06.2011 tarihinden itibaren hukuken ve fiilen iki kişi kalan yönetim kurulunun işlemlerinin sürdürdüğünü, davalı şirketin yönetimini ve tüm ticari işlemlerini sahte imza ve belgelere dayalı olarak yapıldığını, hatta noterde düzenlenmiş geniş yetkili vekaletnameyle temyiz kudretini kaybetmiş olan üye adına tam yetkili vekil olarak işlemler yapılarak kendileri lehine kişisel çıkar sağladıklarını, şirketi borçlu hale getirdiklerini, dolayısıyla anılan dönemdeki tüm yönetim kurulu kararlarının yoklukla malul olduğunu ileri sürerek, 12.12.2013 ve 10.04.2014 tarihli genel kurulların toplanmasına ilişkin yönetim kurulu kararlarının, ...’na tek başına ve sonradan ... ile ...’ye temsil ve ilzam yetkisi veren yönetim kurulu kararlarının, 17.06.2011 tarihli...
Başkanlığı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2-Davalı ... ile Tortum Esnaf ve Küçük Sanatkarlar Derneğinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, davacının 1479 sayılı Yasa kapsamında Esnaf ... sigortalılığı'nın 23.01.1997 tarihinde, Erzurum Esnaf Sicil Memurluğu kaydının 23.01.1997 tarihinde, Tortum Esnaf Sanatkarlar Derneği üyeliğinin 23.01.1997 tarihinde sona erdiğinin ve davacının Kuruma başvurduğu 17.07.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile birikmiş aylıklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemine ilişkindir....


